• süpermarketin otoparkında sigara içip ailemi bekliyordum. hemen bitişikte de kebapçı var.
    "pardon bakar mısınız?" diye bir ses duyunca arkamı döndüm haliyle.
    karşımda 30'larında bir adam, kucağında 2-3 yaşındaki kızı, yanında karısı.
    "rahatsız ediyorum kusura bakmayın, bir çorba parası" derken susturdum. zaten kafam bozuktu, hayata küfür ediyordum filan. çıkardım cüzdandan 50 tl verdim direkt.
    teşekkürünü, "allah razı olsun" nidasını da durdurdum. sen sağol dedim sadece.

    dönüp arkalarını kebapçıya gittiler ya la?
    oysa ben marketten alışveriş yaparlar da 3-5 gün idare ederler diye düşünmüştüm.

    sanırım bir adet malım...
  • ilk araba kazamı da yaptım.hayırlı olsun.
  • zevkli denilen şeylerden bile zevk almıyorum.
    günün birinde daha umutlu olabilirim, umarım.
    bazen kelimeleri ses olarak çok garip buluyorum, 'zevk' ne lan.
  • temastan hoslanan bir insan değilim. sevdiklerim dışında insanların dokunmasından tiksinirim ve dokunana sinirlenirim. şaka değil, bu durumu bilen ve saygı gösteren birisinin dediğine göre dokunan insana nefretle bakıyormuşum. nefretten ziyade öfkem tarifsiz oluyor. ve bugün nedense herkesin dokunası tuttu. tek bir kişi daha dokunursa o şansız insan evladı kimse artık kafa göz dalacağım, ellerini de götüne sokacağım.

    yeter amk yeter.
  • uzunca bir süredir neredeyse her gün kızılay'daki muhtelif çiçeklere gidip nergis çıkmış mı diye bakıyorum. henüz daha erken olduğunu biliyorum ama çok özledim. fakat bu iş öyle güzel bir rituel haline geldi ki sanırım nergisin satılmaya başladığını gördüğümde buna üzüleceğim.
  • aynı ve üstelik sonuca hiçbir etkisi olmayan şeylerin birden fazla kez söylenmesine sinirleniyor fakat bin kere, her defasında, bıkmadan, bir manası varmış gibi, durmaksızın... söylenmesine açıkça öfkeleniyorum.

    ama sessizce "hıhım" deyip geçiyorsun çünkü "tamam biliyoruz" dediğinde "sana da hiçbir şey söylenmiyor!" oluyor.

    e söylemeyin? tövbe estağfurullah ya.
  • az önce mesajlarımı ve arşivimi temizliyordum. tee 2010’dan kalma mesajlar var. sil sil bitmiyor, kimi iyi dilekler, kimi akılcı öğütler. arada uçan kaçan badilerim varmış, onları da gördüm. yazık olmuş.
    sadece; normalde de tanıştığım bi arkadaşımın sözlük üzerinden yazdığı, hayat sana hep iyilerini vericek, öyle anlaştık demesi çok koydu. 5 dk durdum düşündüm. düşünürken ağzım gözüm sikildi. şimdi biz senle konuşmuyoruz, sen muhtemelen bunları okuyorsun buradan. ben söyliim o işler hiç de öyle olmadı. sağol, iyi fark ettim sayende.
  • ayy ankaramı ne kadar özlemişim kavuştuk sonunda :)
  • herseyi o kadar hizli tuketmisiz ki.. artik aci bile cekmiyoruz.

    korkularimizi soyledigimizde aslinda birbirimize nasil silahlar verdigimizi farkedemedik. ve bu silahlari her defasinda en basta kullandik. o kadar cok kullandik, birbirimizi o kadar cok yaralayip acilarla basbasa biraktik ki sonuclari artik siradan bir sey gibi geliyor.

    bundan once boyle miydik? boyle duyarsiz, hissiz, dusuncesiz miydik?

    kendi kendimizi bu hale getirdik ve artik sonuclarina bile katlanmaya deger gormuyoruz yasananlari.

    olmaliydik.. olamadik.. canimiz sagolsun..
  • film izleyemiyorum .

    yalnız yaşadığım için evde ses olsun istiyorum bu nedenle gece yatarken muhakkak bir film açarım. onun sesiyle bir süre sonra uyurum.

    sorun şu ki, normal gün saatlerinde de film izleyemez oldum. dikkatimi toplayıp 2 saat film izleyemez hale geldim. son iki senede baştan sona seyredip bitirdiğim 2 film yoktur herhalde.