şükela:  tümü | bugün
  • ekşi itiraf dan türemesi kuvvetle muhtemel olandır. bi nevi isyan mahiyetinde ve minimum kekremsi belki...
  • tasarım olarak itirafın şekl-i yansıması gibi görünse de aslen serzeniş bir türevdir.
    sözlüğe illaki internet vasıtasıyla bağlanmak gibi bir itiraz bence .
  • daha önce bazı arkadaşların düşündüğü fakat sadece tanım girerek teoriden pratiğe geçemeyen süper düşüncedir. usta itiraf aslında bir yayvan, herkesin itiraf edecek bir şeyleri var. tabi çok gizli şeylerini kimse dökemiyor ortaya ama itiraz... işte öyle değil. birkaç tane edeyim, bugün çok içimde kaldı.

    - toplu taşıma araçları. bilhassa metrobüs. amına kodumun şehrinde, sanki bu zavazingo yeni yapıldı. 3 yıldır düzenli olarak, her allah'ın günü okula gitmek için bu siktimin aletini kullanmak zorundayım. yok usta, avcılar-mecidiyeköy veya avcılar-taksim diye bir otobüs türü yok. bahçeşehir- taksim veya beylikdüzü - taksim varken, sırf siyasi rantlar yüzünden daha önce olan çift katlı avcılar - taksim otobüsünü kaldırdı ibb. niye? avcılar chp'nin elinde diye. yazıklar olsun. gel gelelim, bu metrobüs denen bok bu kadar kalabalık değildi. hiç değilse gündüz ; 1-2-3-4 saatleri civarı rahatça binebiliyordunuz hatta oturacak yer bile oluyordu. ya şimdi? sokayım böyle işe be ! iş çıkış saati değil, okula gidiş veya dönüş saati değil (genel anlamda) zira ben okuldan dönüyor oluyorum ve benim gibi dersi bitmiş veya dersi önceden bitmiş de o saate kalmış adamların sayısını toplasan 3-4 etmez. ancak buna rağmen, zincirlikuyu'dan mecidiyeköy'e gelen metrobüs tıka basa dolu. lan bırak oturacak yeri, ayakta duracak yer yok. be amcık, ben avcılar'da ineceğim için biniyorum bu amına kodumun aletine. sen 2-3 durak sonra ineceksin, siktirip gidip otobüse veya minibüse olmadı dolmuşa binsene ! benim öyle bir imkanım olsa bir kere dahi binmem buna. ayrıca zincirlikuyu ilk durak, adi herif ayakta niye duruyorsun? mecidiyeköy zaten kalabalık bir durak. binme metrobüse, 30 saniye sonra yenisi gelecek. ona bin, ayakta durma oturarak git. off ulan daha çok sayarım ben buna da, kısaca artık işin bokunu çıkaran halkımıza kızıyorum ben. bir de metrobüste gelirken yandan vızır vızır geçen araçları görüyorum, o arabadaki tipleri görüyorum... sikeyim böyle adaleti. az binin şu toplu taşıma araçlarına. teyzeler her gün, altın günlerinde. amcalar gezmelerde...

    - arada beğendiğim veya hoşlaştığım bir hatun olabiliyor. facebook'tan gireyim bakayım diyorum profiline. çok güzel kız mesela, bakıyorum fotoğrafına. yorum yapacağım, 500 tane yorum var. beğenmek istiyorum, daha önce 500 defa beğenilmiş. olacak iş değil, hep benim mi bahtsızlığıma gelir bu? beğensem veya yorum yapsam, hatuna o kadar çok bildirim geliyordur ki, ben arada bile gözükmem. itirazım var bu abazan kitleye ! rahat bırakın olm kızları.

    - sosyal paylaşım platformlarındaki denyo kitleye uyuz oluyorum. "fotoğrafımı beğenir misin? durumumu beğenir misin?" türevlerini geçtim, sırf kankasına yaranmak ve onla iyi geçinmek adına, o kızdan hoşlandığı için ona bir göz kırpma babında ne sik paylaşırsa paylaşsınlar hepsi beğenir, hepsi güler bir de yalandan. birader espri anlayışınız bu kadar kıtsa beyninizi sikeyim. bir de üniversite öğrencileri bunlar. bildiğin flash tv hedelerini paylaşıp hala "ayhhh yaçın çaqır yhaa aşskljaljsalksjlkajklsjlkjalk" şeklinde bir şeyler giriyorlar. altta yorumlar "akajlasjdlkjaldsajkjadsl çoq süpermi$h qanqa xd" tarzı yorumlar, 55 kişi beğendi ibareleri. karı "sıçtım şu anda" yazsa abartmıyorum 100 kişi beğenir ve altta da "ilahi cavizdan aşlsklkjlakjasjalk yarıldıq yhaa burda xd xd" yorumları olur. olur bu amına koyim. itirazım var lan size !

    - ingilizce bilmediği halde ingilizce şarkı dinleyenlere biraz tahammülüm var. şarkı alt yapısı hoşuna gider, müziği hoşuna gider. adamın sesi güzeldir, şarkının sözleriyle müziği cuk oturmuştur falan. olabilir bu. lakin zerre ingilizce bilmeyip, yabancılarla iletişime geçenler var. bunlara da itirazım var. ülkemizi yanlış tanıyorlar tribi değil hacı bildiğin taciz noktasına ulaştırıyorlar durumu. yok lan böyle bir şey, bugün 2 tane muhtemelen ingiliz olan biri bayan, biri erkek insan evladı gördüm. bunlar bakınıyorlar etrafına, belli bir yeri arıyorlar. ordan cabbar ceval atakan, 2 türk gencimiz yaklaştı. "are you sex" tandanslı ingilizceleriyle güya çifte yardım ederken, karıyı bir sikmedikleri kaldı. çiftin aradığı yer balık pazarı, arkadaşın tarifi "go go go. go go go." cevap "straight?" ardından arkadaş "yes yes. go go go amına koyim go." heh canım benim işte evrensel anlaşma biçimi.

    daha neler vardı da, bir hışımla 2-3 konuya atlayınca unuttum. zaten o kadar uzun olsa pek kimse okumaz. ben doldukça buraya entryler gireceğim tekrar. çok itirazım var, isyanım var ulan !
  • sevenler ayrıl masın.
  • saçma sapan tabulara kapılıp farklılıkları kabullenemeyen, hazmedemeyen herkese itirazım var.
  • ttnet'in tekel oluşuna acayip itirazım var.
  • freshtival ve one love gibi festivallerde 24 yaş sınırına itirazım var.
  • itirazım var, pazartesi 08:30 dersine.

    not: hocayım ben.
  • burun akıntısı nedir be hey sittiğim insan vücudu.. puuuh!

    davacıyım hakim bey.
  • balık ekmekçide rastladığım, uçları dalgalı şekilde çekilmiş fönü kalıp gibi kafasına oturduğundan saçının peruk olmasından şüphelendiğim. canhıraş balık kızartan kıza "çok yoğunsunuz herhalde" diye laf attıktan sonra, kızın ona " ancak çay içmeye fırsat bulduk" açıklamasına. "tabi tabi çay için. zinde tutar" gibi içtenlikten uzak, öğretmen öğüdü tadında cevap veren kadına itirazım var.