şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ekşi itiraf)
  • ekşi itirafın alternatifi olmaya çalışan başlık. burası çok ıssız kalmış.
  • goruntumden tiksiniyorum baskasi olsam (kadin ya da erkek) hayatta kendime vermezdim.
  • sevdik sevdalandık şarkısında lembalidehehey diye bağıran benim. lombadikodelmondo da bir diğer eserim.
  • az önce kucağımda marshmallow paketleriyle yere düştüm.
  • akraba ortamında dedikodu yapabilecek kadar insan tanımadığım için "sıkıcı" olarak yaftalandım. açıkçası bu durum oldukça kalbimi kırdı. ben istemez miyim şerefsiz ahmet'in karısını boynuzlarken yakalandığını öğrenince ayıplamayı? ahmet'i tanımıyorum ve bu bomba dedikodu konuşulduğunda "ihmit kimdi ihi" diye sormak zorumda kalıyorum. şerefsiz ahmet, annemin kuzeninin oğluymuşsun artık tanıdım seni. sokakta gördüğümde tanıyacak kadar bilgiye sahip olduğumda tiksinç bakışlarla cıkcıklayacağım arslanım. yaktım çıranı.
  • sene 92-93 falan. sscb yıkılalı çok olmamış. rusya'dayım o yıllarda. kuş uçmaz kervam geçmez bir dağ otelinde garsonluk yapıyorum ama sinek avlıyoruz. türkiye berbat halde. bombalar patlıyor. kapalıçarşı'da falan direk siviller hedef alınıyor fakat ben yine de gitmek istiyorum rusya'dan, sefil olmuşum buralarda. paraları da alamıyoruz. alacağız ama para yok, gelen giden yok otele. patron dimitri iyi adam, aç bırakmaz bizi. bir yandan kar kış. her neyse. yine işlerin olmadığı bir sabah bizim komi, ulyanov köyden yapma votka getirmiş onu içiyoruz. ''zırrr,zırrr'' diye bir ses yankılandı geniş koridorlarda. baştan hepimiz irkildik sonra telefon çaldığını anladık. telefon yine çaldı, yine çaldı... herkes birbirine bakıyor kim açacak diye, şaşırdık çünkü uzun zaman sonra ilk defa böyle bir şey oluyor. en sonunda resepsiyonda duran natyashemka diye bir çalışan açtı telefonu. hepimiz natya'nın suratına bakıyoruz. natya ''yok efendim buralarda ayı bulunmaz yanlış aradınız'' gibi bir şeyler dedi. hemen kaptım telefonu ''arkadaşımızın kusuruna bakmayın bu bölgelerde yeni ben hemen rezervasyonunuzu yapıyorum'' gibi bir şeyler söyledim bende. arayanlar almanya'dan zengin kimselerdi. rusya'ya ayı avına geleceklerini söylüyorlardı. cebimize biraz para girecekti en sonunda ama tek sorun buralarda gerçekten ayı bulunmazdı. herkes suratıma bakıyor. neden rezervasyon yaptın diye. patron dimitri , ''ne yaptın sen, biz nereden bulacak ayı'' diyor. kafamda bir şey vardı aslında. ortamı sakinleştirdikten sonra planımı açıklamaya koyuldum. ''buralarda ne meşhurdur ulyanov ?'' diye sordum. ulyanov zaten kafa bir dünya vaziyette. gülerek. ''votka meşhurdur. ne meşhur olacak.'' dedi. ''başka ne meşhurdur ?'' diye sordum. dimitri mevzuya uyandı cevap verdi . ''sirk meşhurdur.'' ben ''sirkte ne vardır.'' diye sordum. ''ayı vardır'' dedi dimitri. ben ve dimitri hemen çalışmalara başladık. dimitri'nin sirk sahibi eski arkadaşı grigori ile buluştuk gözden çıkardığı yaşlı bir ayıyı çok ucuz fiyata kapattık. almanlar iki gün sonra geleceklerdi. bütün otel almanlar için seferber olmuş durumda en güzel odalar hazırlandı. fiyat listeleri yenilendi. ve almanlar otele giriş yaptılar. otel'in aşağısındaki meraya avlağı kurdular. çadırlar ekipmanlar hepsi tam. aradan bir hafta, iki hafta geçti almanlar homurdanmaya başladı hemde para yavaş yavaş suyunu çekti ''vay efendim buralarda ayı yokta,sizi dava edicez vs. vs.'' her neyse ben ortamı biraz yatıştırdıktan sonra dimitri'nin odasına gittim.''patron tam sırası salalım şu hayvanı artık yoksa bu almanlar bizi linç edecek'' dimitiri'den işareti aldıktan sonra almanlar avlak alanındayken ayıyı ulyanov'la saldık. fakat gözden kaçırdığımız biri vardı. her gün bu saatlerde bisiklet sürmekte olan natyashemka'nın teyzesi miesha teyze. bu yaşla kadın bütün olan bitenden bihaber bisikletini sürmekteyken ayıyı görünce bisiklet bir tarafa miesha teyze bir tarafa savruldu, almanlarda bu sırada ayıyı kolluyor, bütün namlular çevrilmiş, iki hafta sonra ayı bulmuşlar. işte o sırada yaşlı ayı sakin tavırlarla miesha teyzenin bisikletine bindi ve sürmeye başladı, ufukta kayboldu. daha da haber alamadık. sonra almanlar pılını pırtını toplayıp gittiler. çoğu delirme noktasına gelmiş diye duymuştuk. ilginç günlerdi vesselam.
  • bu entry de dahil olmak uzere "tasitma talebi" ilettim ey sozluk.