şükela:  tümü | bugün
  • okur yazar olmak.
    ben daha üstün meziyet gerektiriyor sanıyordum.
  • son donem icin, kadin olmak.
  • ilk 10 girdiyi yazip çaylak statüsüne kavustuktan sonra, asli yazar "seçimi" için 61000. küsur bekleme sirasinda oldugumu ögrendim. merak ettim bu "asli yazarlarin" neler döktürdüklerine bir baktim. bazilarinin ne dandik seyler yazdigina, bazilarinin da ne seviyesiz basliklar açtigina tanik oldum. açilan basliklardaki imla hatalari da cabasi.
    ülen iyi ki "kriterler" böyle. yoksa benim bekleme sirasi herhalde 610000. filan olacakti. kizdim, kirildim, derhun oldum bu ise...
  • ekşi sözlükte yazar olma kriteri biraz zor. fakat moderatör olan insanlar, bir yazarın çapını daha ilk on entry ile anlayabilirler. yorumda en önemli unsur içerik olmalıdır. içeriği olmayan çaylak yazar, isterse 1000 entry girsin boştur. çok kalite girilen 10 yorum çaylak olan yazarın normal yazarlığa geçmesi lazımdır. fakat yazan yazar, ve yazıların yüksek kalibrede olması lazım .
  • toplu yazar alımıyla aslında olmadığı anlaşılmış kriterdir.

    (bkz: 8284 kadın yazardan hiçbirinin düzgün yazmaması)
  • erkekseniz,beklemek ve sabır çekmektir.kadınsanız kadınlar gününden bir kaç gün önce başvurmanız kafidir.
  • şimdiye kadar olamadığıma göre kriter mriter yoktur.

    edit: mriter belki olabilir. emin değilim.
  • kadın olmak; bir kriter olmasa da bir avantaj oluyor sanırım.

    kadınlar siyasete atılmak istediğinde, örneğin bir ev hanımı bir kadın siyasetçi gördüğünde; "aman canım ne işi var evinde otursaymış." diyebilir.

    erkek bir siyasetçi; "kadınsın sen edebini bil, sus." diyebilir. sanırım bunu diyen bülent arınç'tı.

    kadın çalışmak istediğinde, sosyal çevresi "çocuğu anne büyütür, otur evinde." diyebilir. bunu sanatçılar bile söyleyebilir.

    bu örneklerden hareketle; siyaset ve iş dünyasında kadınlara yönelik pozitif ayrımcılığı anlıyorum ve destekliyorum. güzel olan her şeyde bir kadın dokunuşu olduğunu peşinen kabul ediyorum.

    ama, ekşi sözlükte yazar olmak istediğinizde, kimse size "sen kadınsın, ne işin var sözlükte, yazmak filan ne iş. orospuluk mu ediyorsun?" demez. demesi de saçma olur. hem sosyal çevreniz sizin yazar olduğunuzu da bilmez. yani yazar olma noktasında kadınların dezavantajlı bir durumu olmadığı gibi; bu yönde bir pozitif ayrımcılığa da ihtiyacı yoktur. bu zaten, suistimal edilmesi çok olası bir yöntemdir. (bkz: erkek çaylağın sözlüğe kadın olarak kaydolması)

    ekşi sözlük'te, kriterlere uygun aklı başında 10 entry girdikten sonra, yazarlığın onaylanması için beklemek gerekir. bunun erkek ya da kadın olmakla bir ilgisi olmamalı. kadınlara bu yönde yapılacak bir pozitif ayrımcılığın; derinlerde yatan; kadınlara yönelik bir zayıflık algısı olduğunu düşünüyorum.

    kadınlarımız, bu kriterleri sağlayabilecek ve yazar olmak için sabredecek kadar güçlüdür.

    bu sebeple bu pozitif ayrımcılığın kadınlara ince bir hakaret olduğunu düşünüyor ve sözlük yazarı olma noktasındaki pozitif ayrımcılığı desteklemiyorum.