şükela:  tümü | bugün
  • uzun zamandır hakkında araştırma yaptığım ailevi/tarihsel bir konuyla ilgili girilen entry'nin kaynağını merak edip de soramamam en büyük nedendir. bayağı sardı ama, kapıldık gidiyoruz.. hayırlısıyla bir de onaylansaydı şu yazarlık!
  • (bkz: yalnızlık)
  • yalnızlık.
  • kimine komik gelecek belki ama benim nedenim sıfatı degişken bir kadın. toplumsal bakışla eski sevgilim, bana göreyse hala sevgilim, en yakın arkadaşım, sırdaşım.

    daha ilişkimize başlamadan evvel anlamıştım bir gün mutlaka terk edileceğimi. bunu bile bile ben o kadını hayatımın her yerine koydum. dünümde zaten vardı, bugünümde de vardı, tuttum bir de geleceğimin en ortasına koydum o kadını.

    onun dışındaki her şeyimi ihmal ettim. evim, ailem, arkadaşlarım, dostlarım... aldığım nefes onun içindi. şu an hiçbir şeyden pişman değilim. terk edilişimden aylar sonra bile pişman değilim. her şeye mantıklı bir cevap bularak kendimi avutabiliyorum fakat cevabını bulamadığım tek bir soru var. sonunu bile bile neden yaptın bunları, neden izin verdin be adam?

    gelelim sadede sözlük. ekşi sözlükte yazar olmak istiyorum evet. çünkü bahsi geçen kadın sıkı bir ekşi sözlük takipçisi. ben de öyleyim. sadece okurdum fakat ona karşı bir şeyler hissetmeye başladıktan sonra bana meyledeceğini hatta duygularıma karşılık vereceğini ve hatta bir gün beni terk edeceğini anlamıştım. benimse ona karşı hislerimin değismeyeceğini bildiğimden hemen başvurumu yaptım. o beni terk ettikten sonra belki ekşi sözlükte gezinirken benim bir entrymle karşılaşacaktı. yazarın ben olduğumu bilmeden içinde kendini bulacaktı. benim beynimin içinde hissedecekti kendini. hissettikçe yüreği eğilip bükülecekti, kim bilir? belki bunların tümünün etkisiyle bana geri dönmek isteyecekti. korktuğum şeyin başıma gelmesine yine ben vesile olacaktım. terk edildikten sonra sefil, perişan, sayko bir adam olan bana hala deli gibi sevdiğim kadın geri dönünce ne yapacaktım? bana yaptıklarının hesabını mı soracaktım yoksa hepsine birer sünger çekip ona olan sevgimi dışa mı vuracaktım?

    sahi şu an yazar olmak ümidiyle beklerken ben ne yapacaktım sözlük?

    akıl başa devşirilince gelen edit: mekan, zaman değişti ve hissizleşme belirtileri başladı sözlük. mutlu muyum? gong. hissizim.
  • başıma bir rezalet gelir ise yazmak icin
  • canımın insan yüzü görmek istemediği, kendimi yarım kalmış bir proje, bazen de gerçekleşmiş bir felaket olarak tanımladığım bir dönemde 20 yaşında saplandım buraya. batağa demiycem bak buraya. sonra kaliverdim. 6 yıldır buradayım.

    akşam 5'ten sonra buralarda bulunmama geleneğim vardı son 3 yıldır. şimdi durup dururken ufacık bir anı bozdurdu bu geleneği bana. güzel insanlar tanıtan, güzel fikirler yansıtan buralara bir baktım da eskilerden kimse kalmamış. çok yazarla tanıştım burada. ıçimin çürük zamanlarından olsa gerek. kimiyle o ilk entryden sonra hemen tanıştım. bu yazar gerçek mi diye. kimisiyle korktum tanışamadım, eziklerimi çiziklerimi fark eder diye. kimisini, duygusal hezeyanlarına ortak olup daha da dibe batırdım, kimisinin öğretmen olmasindan mütevellit şımarıklığımla kendimi uslandırdım. kimisi hala beddua ile anar beni o yüzdendir ki keşke sadece yazılarını okumakla kalsaydım diye pişmanlığını güderim hala.

    a bu arada, hey sen ! sen hariç tabi ki modernhayatinklisesi :)

    badilerden baktımda hemen hiç biri yok artık buaralarda. içimdeki avam kadını güldüren zaman zaman hüzünlendiren yazıları duruyor bir kaçının. sadece yazılar ama. bazen roman karakteri gibi dusunuyorum hepsini. eyaletleri gezmişiz gibi. biriyle nantes'den cholet'ye dogru giden bir arabanin icinde kayip ruhlarimizin peşine düşmüşüz mesela. vs. vs.

    hiç bir seyin, hic bir anının teminati mumkun degil. sanki sadece bunun icin yasayip ölecegiz. hayvan gibi. her an avlanmaya musait yasamanin o dayanilmaz sancisi iste. neyse demem o ki, umarım ölmemişlerdir. :) şaka be.

    ha bu arada, gece şarap içmek yasaklanmalı. kedi guruldamayı bırakmalı. yazarlar hep yazmalı vesselam.
  • yazmak ayrı bir rahatlama biçimidir. lakin yazarken de sıçar gibi yazmamak lazım. bazıları rahatlayacağım derken her başlığa sadece bkz verip geçiyor. öyle olmuyor işte yazarlık.

    biraz tanım, biraz espiri olduğu olduğu zaman tadından yenmiyor ama. işte o ara çizgiyi bulmak lazım.
  • ailemiz, işimiz, hayatımız genel olarak herşey fazlasıyla ciddi iken(içki masasında bile politika konuşursa insanın arkadaşları) en azından içimizdeki çocuğu hafif şakacı bir dille dile getirmek biraz da zaman geçirmek amaçlı yapılan yazarlıktır.

    asla ve asla ülke durumu ve siyaset konuşmak değildir ayrıca.