şükela:  tümü | bugün
  • benim asıl merak ettiğim artık fb ülker yok, sadece fenerbahçe var. bu gıcık ve dombili arkadaşlar yenildiklerinde ülker de diyemeyecekler artık. napacak bu arkadaşlar :( bi el atalım, bi çözüm bulalım.

    çok üzücü gerçekten.

    ama en çok güldüğüm başlık kesinlikle basketbolcu karşılaştırmaları. hayır yani, 20 yıl aralıkla oynamış oyuncuların kıyaslamaları bi yere kadar da, pozisyonu aynı olmayan adamları bile kıyaslıyorlar.

    ha bir de bu gıcıklar, ekseriyetle lebron seviyorlar sanki. arada bi kaç kobeci de gözüme çarptı ama.
  • (bkz: yav he he)
  • en çok onlara soracaksınız lan hayvan herifler.*

    şaka bir yana en azından sevdikleri spor dalı ile alakalı olarak belirli bir birikime sahip insanlar. benim de içinde olduğum futbol fanatikleri gibi tek maçlık yaşamıyor adamlar, tarihini biliyorlar. kendim için futbol fanatiği desem de basketbolla alakalı bilgim daha fazladır hatta aslında bu gıcıklardan biriyimdir ama insan gibi uyarırım, ibnelik yapmam ulu orta.

    ha bu arada spanulis değil spanoulis onu düzeltelim. ayrıca basketbol'un 4 pozisyonunu birden ustaca oynayan bir adam ile sadece 1 numara (zaman zaman 2 numara) oynayan bir adamı karşılaştırmak mı?? bilemiyorum yani :/ *
  • tipik türk insanı inlemesi.

    bilgiden de bilenden de nefret eder.
  • yan sekmelerinde nba.com ve maçkolik açık vaziyette hazır ola geçerek kutsiyet atfettikleri oyunculara laf edilmesini bekleyen sik kırıkları. basketbola hakimiz zannederler; halbuki tek yaptıkları sabah akşam istatistik paylaşmaktır. yani tamam, basketbolda istatistikler futbola nazaran çok daha fazla şey anlatır da, e be amına soktuğumun bebesi biz de şu sitelere girip bakmayı biliyoz. senin havan kime? ne sikime tanrı parçacığı triplerine giriyon?

    avrupa basketbolunda oyun kurucuların allahı jasikevicius, peygamberi de diamantidis'tir. spanoulis'in de, teodosic'in de götüne koyim. alın istatistik kasın şimdi. ama önce bi elinizi yıkayın lan, şu entry'i okuduğunuz aralıkta iki paket doritosu bi litre kolayla birlikte höpürdettiniz. pis herifler.
  • bakın kendi fikirlerini eleştirenlere gıcık kapan bu başlık sahibi arkadaş, benim nickaltıma girerek ne yazmış:
    -------
    basketbol hakkında, neredeyse %100 olarak, ne düşünüyorsam tam tersini söyleyen yazar. troll'lük mü yapıyor anlamadım ama, hiçbir dediğine katılmıyorum adamın lan. her entry'sini "ya bsg" diye bitiriyorum.
    #53763082 04.08.2015 15:03elbian···
    ---------
    adam tek tek entry bazında uğraşmamış..direk yüzde 100 diyor...
    bu arada birisinin fikirlerinin tam tersini düşünüyor olmak durumunda sadece 2 ihtimal vardır.
    ya zıt olunan kişi gerizekalıdır...ya da....hahahahha..neyse ağzımızın tadı kaçmasın..ama bişeylerin fikrin adabını öğrenmeden insanlara öğretmeye çalışmak hoş değil, keser sap döner böyle!
  • nasıl olmayım amk lisemi mahveden piçleri nasıl sevebilirim.onların yüzünden vatikan'a gidip papaz olmayı düşünüyom amk
  • bana olan hırsını bir türlü alamadığı için başlık açarak yırtınan tipi 2 sene önce mosmor ettiğim entryleri geri koyayım. eksik kalmasınlar.

    **

    oha ben. o gıcık benim lan. yine gıcık bir şekilde aklısıra eleştirilerinize tek tek cevap vereyim. eleştirilere cevaplarım yazarına yönelik değil yalnız, genel olarak cevaplıyorum. durum nitelemişsiniz, duruma cevap olarak yazıyorum, üzerinize alınmadan okursunuz.

    1) "koşulsuz itaat istiyor bu gıcıklar. en ufak yorum yapma hakkımız yok."

    yorum yapmaya herkesin hakkı var. ama sen daha takip etmeye başlayalı 6 ay bile olmadığını belirten şeyleri konuyu futbol zannedip üzerinde diretir ve saçmalamaya kasarsan evet yorum yapma hakkın yok. ya da şöyle düzelteyim, yorum yapıp ayar yemeden kurtulma gibi bir hakkın yok. nba playoffs 2015 olsun, eurobasket 2015 olsun, sırf laf altında kaldı diye yaptığı siktiriboktan yorumu deli sikmişçesine gibi savunup, mesajdan ana avrat yardıran adam bir zahmet yorum yapmasın zaten ya. yapacaksa da ardından yiyeceği lafı önceden bilsin, ona göre konuşsun.

    ben çok biliyorum, siz bir sikim bilmiyorsunuz tavrı değil bu. hayatta insanların genelinden iyi olduğunuz bir alan elbette vardır, o alanda daha yeni yeni başlamış tiplerin yorumlarına da sen bu bahsettiğin basketbol gıcığı gibi bakıyorsundur ama farkında değilsindir. buna dunning-kruger etkisi diye zıplayanlar elbette olacaktır ama düşün ki fizikçisin ve iki adet siyaset öğrencisinin bence kuantum şöyle, yok öyle değil bence kuantum böyle demelerine tanık oluyorsun. heh, o iki insana saçmaladıkları yerleri söylersen o basketbol gıcığı o an sensin işte.

    2) "ha bir de "futbol taraftarı yazmasın şuraya ya pfff" derler. niye la? adamlar harbi kimse yazmasın istiyorlar lan. "burası benim güvenli alanım, lütfen girmeyin :(" ahadhadh sikik ya. futbol seven basket de sevemez mi? bir sporu seviyoruz diye tarih boyunca tüm atılan basketlere, tüm düzenlenen turnuvalara hakim mi olmamız gerekiyor işsiz pezevenk?"

    herhangi bir şeye hakim olman gerekmiyor. o istatistikler olmadan boş konuşmuş oluyorsun sadece. alıntıladığım adam yaptı diye demiyorum, bambaşka ve basketbola gayet ilgili olduğunu düşündüğüm bir arkadaş geçen playofflar boyunca lebron james'in andre iguodala'dan iyi 3 sayı attığını düşünüyordu mesela. dediği zaten acayip işkembe-i kübradan bir iddia, merak edip istatistiklere açıp bakınca james'in daha iyi atmadığını görüyorsun, gelip düzeltiyorsun. ne oldun, basketbol gıcığı. doğrusunu söylemek suç yani.

    3) "ama en çok güldüğüm başlık kesinlikle basketbolcu karşılaştırmaları. hayır yani, 20 yıl aralıkla oynamış oyuncuların kıyaslamaları bi yere kadar da, pozisyonu aynı olmayan adamları bile kıyaslıyorlar."

    bu gıcık değil, cahilin tanımı. basketbol gıcığı diye bildiğiniz insanlar böyle cahillere ayar olduğunuz süslü cümlelerle bunlar kıyaslanır mı diye girer. benim dahili olduğum bir örnekler için şu başlıklar incelenebilir.

    (bkz: ray allen)
    (bkz: manu ginobili)

    4) "eline basket topu versen karpuzlama potaya atacak, ama asla katılmadığı bir yorum duymak istemiyor."

    burası sözlük olduğu için bilmeden etmeden insanların ardından atıp tutmak kolay. ya konuştuğun adam efes altyapısı görmüş, basketbol takımı bulunan herhangi bir yerde takımda bulunmuş ya da kaptanlığını yapmış, genç milli olmuş biriyse. illa bu kadar extreme olması da gerekmiyor, diyelim ki 7 yaşından beri çeşitli yerlerde bu sporun eğitimini görmüş, lise ve üniversitede takımda yer almış, 10-15 yıldır nba takip eden bir adam olsa. bu özellikler o adamın görüşünü doğru ya da yanlış değiştirebilir mi? değiştirmez bence. ha ama saygını kazandığı için gıcık demezsin ona, biliyor dersin. tam zıttı örnekler de var, kaan kural'ın basketbol kariyeri 0 mesela. 0'dan kastım lisede, üniversitede arkadaşlarıyla eğlencesine oynadığı kadar yani. ha ama burada yazarlık yapsa senin için o bir basketbol gıcığı.

    5) "şu entry'i okuduğunuz aralıkta iki paket doritosu bi litre kolayla birlikte höpürdettiniz."

    yok lan valla yemiyorum. cips hiç sevmem, kola da içmem.

    6) "katılmıyorsan yanlış düşünüyorsun de geç, ne bu illa itaat beklemek?"

    o basketbol gıcığı yanlış düşünüyorsun deyip geçemeyeceği kadar bu spora ilgili olduğu için sana göre gıcık. adam sana ne düşünüyorsa argümanını gösteriyor, buna göre bunu düşünüyorum diyor ve senden mantıklı karşı argüman bekliyor. ha sen argüman diye futbol başlıklarından kalma bazı orospuçocuklarının blablabla diye entry girmekten ötesini yapmaktan aciz olduğun için "futbol taraftarı yazmasın şuraya ya pfff" diyor sana. ben bu entry'nin tamamına bile cevap olarak öyle bir sikkafalılık yapılacağını düşünüyorum ya, neyse. ne kadar göt kalkıklığı olursa olsun, kendi özelimden örnek vereceğim. pek badisi madisi olan bir adam değilim, o yüzden şu entry'nin üzerine 50 tane yazar atlayıp adam haklı beyler demez ama takip eden birileri varsa nba playoffs 2015'e dair ne diyorsam çıktı, hatta yine aynı playoffların final serisinde de ne diyorsam noktasına virgülüne kadar yaşandı. çok alakalı olmadığım avrupa basketbolunun turnuvası eurobasket 2015'te bile ne diyorsam aynen çıktı. eurobasket'e dair en ironik örnek melih mahmutoğlu diye bir adamın varlığından bu turnuvayla haberdar olmama rağmen sadece iki hareketinden bu seviyelerin basketbolcusu değil, hatta iyi basketbolcu bile değil dedim diye tüm fenerliler sözlükte çıngar çıkardı. turnuva ilerleyip türkiye elendiğinde ise tarafsız olan tiplerin hepsi haklısın diyordu bana, fenevliler ise o güzel entrylerini alıp gitmişlerdi.

    7) "bu gıcıklar okulun ve dersanenin en itici en yalnız insanlarıydı. büyüdüler ve sözlükte yazar olunca itilip kakılmanın intikamını alıyorlar."

    yok lan, lisede gayet popüler bir adamdım. üniversitede de benzer şekilde devam etti. sözlüğe ilk kez yazar olduğum tarih 2005, o zaman da böyle gıcıktım. o yüzden sürekli sözlükten atıp duruyorlar zaten. entrylerimin çoğu 2015 tarihli ama niyeyse hep geçmiş referanslı oluyor o yüzden. orduspor ve hector cuper başlıklarında deli mi sikti de 2 sene sonra bunları yazmış diyeceğiniz entrylerim var mesela.

    8) "cahilmiş, amk loser'ları. senin bildiğin kadar benim unuttuğum var."

    (bkz: kezban)

    sadece basketboldan anlıyormuşum gibi bir hava oluştuysa düzelteyim, futbolda da en az basketbol kadar gıcığım. futbolun basketboldan gözümdeki tek eksiği lisanslı bir kariyerimin olmaması. yoksa futbolu basketboldan bir seyirci olarak çok daha fazla takip ediyorum, dolayısıyla sağda solda gıcık entrylerimi bulmak mümkün ama o konuya dair ses çıkan kafa sayısı basketbolun 1000 katı olduğu için pek dikkat çekmiyorum. ayrıca yıllardır bu ülkede var olan gerçeği ayıp deyip söylememek olmaz, futbolun lisanslı oyuncusu bile çoğu zaman eğitimsiz olduğu için yaptığı sporu kendi pozisyonundan ibaret bileni çok oluyor. televizyondaki futbol yorumcularına bile kepçe kepçe saydıran biri olarak ben lisanslı futbol oynadım diyen adama pek saygı duymazdım heralde. basketbolu lisanslı oynamış bir adamın diğer pozisyonlardan ve oyunun genel kurgusundan bihaber olması imkansız. aklınıza gelecek en işe yaramaz ve aptal pivot da bu söylediklerime dahildir.

    sağda solda bolca ayar ve istatistik içeren futbol entrylerim için de bir ara böyle bir başlık açın bence. onları da bir bir açıklarız, taş attık da kolumuz mu yoruldu?

    (bkz: ekşi sözlük'teki futbol gıcıkları) **

    konuyla alakalı olarak türkiye'de bulunabilecek belki de en büyük gıcıklardan kaan kural'ın bir yazısından alıntı yapmak isterim. amaç başlığı açana gıcıklık yapmak olsun.

    "basketbol detaylı bir spor... kuralları detaylı. oyunun analizi detaylı... her şeyi detay... bunu yaşamadan, uzun süre takip etmeden yorum yapmak zor. bugün futbolu hayatında bilmeyen bir amazon yerlisi gelse 10 dakikada futbolla ilgili söyleyecek birkaç şeyi olur. basit çünkü futbol… ofsaytı çıkar. 10 dakika izlesen bütün kuralları, olan biteni anlarsın. ha belki bu yalınlığı yorumlamak daha zordur. ona bir şey diyemem. ancak basketbol yalın değil, tersine detay üstüne detay var. bu da bilgi birikimi ister. temel fark bu... ama ben hep söylüyorum. futbol daha çok bağımsız değişkenlerin oyunudur, basketbol ise bağımlı değişkenlerin. mesela bana hiç izlemediğim bir maçın istatistik kağıdını verin ben üç aşağı, beş yukarı ne olduğunu söyleyebilirim size. basketbol büyük oranda rakamlara dökülebilir. ama futbolun istatistik kağıdını gidin mehmet demirkol’a verin “maçı izlemeden ne diyebilirim ki” olacaktır muhtemelen yanıtı. basketbolda bir takım 25, diğeri 5 top kaybetmişse, diğer alanlarda dengeleyecek abartılı unsurlar yoksa 25 top kaybeden maçı da kaybeder. futbolda istersen 10 kat top kaybet. sonucu etkileyeceği kesin olamaz."

    eee, ne diyorduk, bazı orospu çocuklarının hede hödö.
  • zaman kavramındaki atlama nedeniyle saçma olacak ama bir yukarıda yazdığım entry'e cevaben malum yazarın kaleminden sayısız küfür, hakaret yazılmıştı, cevabını da diğer entry gibi virgülüne dokunmadan koyayım. soğuk bir ekim akşamındayız, sene 2015. başkanlık daha gelmemiş, sözde darbe daha yapılmamıştı.

    ****

    "kaan kural ile bir şeyi konuşursan, sana güzel güzel anlatır."
    "kaan kural'ın da sürekli yerli yersiz konuşması sinir bozuyor."

    5 paragrafta kendi kendini morartan adamlarla eğlenen gıcıklardır bunlar. ifadelere bak şimdi, "amın oğulları", "götveren", "gıcık ibneler", "sikik". adamla taşak geçiyorsun, cevaben ancak "bazı orospu çocukları hede hödö" dersin diyorum, insan utanır şöyle küfür etmeye. neyse ben bir şey demiyorum. dur istatistik vereyim, maçkolik.com'dan baktım. 2 tane kendi kalene atmışın kanka.

    "topu versem eline bomba diye karakola götürürsün."
    "gel oynayak dersin karpuzlama atar topu gavat."

    şu lafları muhtemelen karşıma koysalar top diye oynayacağım bir adamdan duydum. "başlığım debe'ye girdi, haklıyım." diyenden ne zekası bekliyorsam artık. akp de %50 alıyor hacı, o da haklı bence.

    düzgün basketbol yorumcusu olarak resneli geyik reklamı yapılmış. lan ben bu nick'i nerden hatırlıyorum dedim, bak kim çıktı?
    (bkz: resneli geyik/@berserkrgangr) *

    yaptığı bir kaç taktiksel yorumu eleştirince tek kelime edemeyen, neden edemediği sorulunca da "ben hayatımda bu kadar düzeysiz tartışmadım." diye ağlayan elemana "süper yazıyor." diyor eleman. e tabi, davul dengi dengine demişler. ha bu arada bak bakalım entry'lere, hiç o ulaşabileceğin istatistiklerden var mı acaba? senin süper yazan çocuk dediklerime süper sus pus kalmıştı.
  • eğer takım sporu izliyorsaniz ilgi alanınıza zorunlu olarak fanatikler, romantikler, gönül bağı kuranlar, faşistler ve küfürbazlar girer. bu işin doğasında var. takım tutulur oyuncu tutulur ve objektif olunmaz.

    yalnız iğnenin koptugu yer şu: basketbolda bir takım sporu için oyuncu karşılaştırmalarını aşırı abartıyoruz. takım sporunda takımın değerini hiçe sayıyoruz. bu noktada mantık yerle bir oluyor. bu sene nba'de bu net görülüyor:

    -lebron fanları bütün sene cavaliers oyuncularına çöp diyorlardı, halbuki lebron onlar olmadan 1'e karşı 5 falan oynamıyordu. takımın tamamen önüne geçen bir yere koyuluyordu lebron
    -lebron haterları finaller gelip karşıda çok daha güçlü bir takım olunca mağlubiyeti yalnızca lebron'un üstüne yüklüyorlardı; halbuki lebron gene aynı şekilde 1'e karşı 5 oynamıyordu. gene takımın tamamen önüne geçen bir yere koyuluyordu lebron

    ilginç değil mi birbirine zıt iki grubun aynı saçma düşünce tarzıyla yürümesi. bunun çözümü yok. takım sporunun doğasında olan fanatizm takımın öneminin unutulmasına sebep oluyor.

    yazıyı adorno gibi bitireyim: takım sporu takım düşmanlığıdır.