şükela:  tümü | bugün
  • gerceklesmesini cani gonulden istedigim bir cesit paylasimdir. paylasim diye tabir ettim zira eksi sozluk ne bir sosyal yardimlasma ve dayanisma vakfi'dir ne de bu bir sosyal sorumluluk projesidir((bkz: #10785194) ve daha ilimlisi icin (bkz: #7439998)). bana gore bu bir paylasimdir ve birbirini destekleyen bir yapi uzerine kuruludur. konuyu biraz acmak ve detaylandirmak gerekirse:

    10 yildir buralarda olan biri olarak, sozluk'un o ilk zamanlarda az olan yazar sayisinin artmaya baslamasi ile ve reklam aliminin baslamasi ile ortaya cikan, fantastik olarak degerlendirdigim (ara: sozluk* gelir*) sozluk yazarlarinin reklam gelirinden pay almasi yaklasiminin hem devasa yazar sayisi hem de adam yapmis kardesim mantigiyla bile savusturulabilecegi gun gibi geliyor. tabi bu yaklasim o kadar da mesnetsiz degil, zira burada sozluk marka degerine fikirleri ile hizmet ediyor yazarlar ve hicbir fikir karsiliksiz kalmamakta gunumuz dunyasinda, bir nevi emektir buradaki sey de. ha tabi ki karsiligini cesitli sekillerde aldigimiz da soylenebilir, arkadasliklar kuruluyor, popularite saglanip ego oksaniyor, is iliskileri gelistiriliyor, vs.(erkek ya da kadin kaldirmaktan bahsetmiyorum bile*). yine de artan ve arttirilan sozluk marka degeri, bir onceki sozluk yas gunu zirvesinde malumumuz girisimler, bu seneki zirvede olusan hilton seviyeleri yine ve her daim insanlarin ureten bizsek tuketen de biz olmaliyiz(bkz: #18307726) havasina girmesini saglamistir/saglayacaktir. bu yaklasimin uygulanabilirliginin mumkun olmamasi gerceginden ve fakat temelindeki cekirdek fikrin hakliligindan yola cikarak eksi sozluk'un gelirinin belirli bir kisminin sozluk yazari ogrencilere aylik burs olarak dagitilmasi fikrinin tartisilmasini istiyorum(daha fazla uzatabilirdim evet).

    bastan soyleyeyim edit:ogrenci degilim. ogrenciler, onlar bizim gelecegimiz. pardon, geyik bir yana birakilmali artik. universitede okumanin sinirsiz ihtiyac, kisitli kaynak ile ozdeslestigi yasayip gordugumuz bir gercekti, hala oyle oldugunu dusunuyorum. cogu zaman cepte metelik olmadan gezilir, gezmenin bile zorlastigi donemlerde eve kapanilir, enerjinin korunumu saglansin diye. o donemlerde ayda ekstradan gelecek 50-100 tl bile cok degerli olur. sozluk'te cok fazla ogrenci var*. buraya hem ziyaret sayisi ile hem de fikren cok ciddi katkilari var bu insanlarin. sozluk gelirlerinin bir kisminin duzenli olarak bu insanlarla paylasilmasi hem ogrenci arkadaslara katki saglayacaktir, hem de bir sekilde gundeme gelen sozluk gelirlerine goz dikme yaklasimi da yumusak bir sekilde bertaraf edilecektir.

    tabi ki ayrica sozluk'e cesitli sekillerde de katkisi olacaktir bu eylemin, egitim bagisi olarak vergi kolayligi saglayacaktir, medyatik bir ses getireceginden sozluk'un bir sekilde reklami olacaktir, bu sayede artan marka degeri daha cok ve degerli reklam kazandiracaktir sozluk'e, tum yazarlarin az ya da cok icini rahatlatacaktir, vs. vs.

    uygulama noktasinda ise tabi ki cok fazla beyin firtinasi ihtiyaci olmakla birlikte, ornegin her ay sozluk'un elde ettigi net gelirin %20'si 7-8 ay boyunca 100 ogrenci yazar'a esit bir sekilde dagitilabilir. sozluk'un gelirlerinin her ay ayni olmamasi ise geri kalan 4-5 ayda yine belirli bir yuzdenin biriktirilerek buffer icin kullanilmasi bir cozum olabilir. bu sekilde bir burs dagitiminin bankalarca yapilmasinin mumkun oldugunu gayri resmi gorustugum bankalarin ifadelerinden anladim(ki kendileri icin de iyi bir reklam olacaktir), bir ihtimal otomatik talimat da verilebilirmis.

    kimlere odenecegi ve hangi hallerde bu burslarin kaybedilecegi ise yine fikirlere acik olmakla birlikte; ust uste 2 sene alinabilir, ozel sirketlerin ya da vakiflarin yaptigi gibi, geliri yoktur seklinde sgk belgesi ibrazi, baska kurum ve kuruluslardan alinan burs miktarlari gibi kistaslar degerlendirilebilir. yurtta mi kaliniyor yoksa ailesi ile birlikte mi yasiyor, ozel universitede mi yoksa devlet universitesinde mi okuyor, kadin mi erkek mi(pozitif ayrimcilik ihtimali belki) gibi bilgilerin agirliklandirilmasi ile kurulacak bir algoritma ile bir siralama yapilabilir ve ortaya cikan skora gore bir siralama yapilabilir, yilda 2 kez bilgi guncellemesi yapilabilir(praetorlerin moderatorlerin ve ssg'nin birinci dereceden akrabalari basvuramaz, tirs).

    bunun yaratacagi is yuku konusunda ise gerek algoritma gerekse evrak yuku anlaminda cesitli asamalarda elimi tasin altina koyuyorum ve koyabilecek insanlar taniyorum, yardimci olacak insanlar da cikar fikriyatindayim. suistimal konusunda ise en buyuk dayanagim sourlines degil tabi ki ama bir sourlines var. insanlarin haksizlik yapmayacagina ve adaletten yana olacaklari en buyuk dayanagim. is yukunu azaltacak onemli bir faktor de bu olabilir, 5000 adet ogrenci yazar vardir, 2500 tanesi aktif yazardir, 1000 tanesinin ihtiyaci vardir, 500 tanesi usengec degildir ve basvurur, 400 tanesinin evraklari tam gelir, 100 tanesi hak kazanir. bu yaklasimla is yuku de 500*5=2500 tane evragin kontroludur, yardimsever sozluk yazari miktarina gore de is yuku oldukca azaltilabilir.

    sonuc olarak, bu bir yardim kampanyasi degildir, sosyal sorumluluk projesi degildir, 5 aralık dünya gönüllüler günü hic degildir. bir paylasimdir, bir guzelliktir, uygulanabilirse tabi.*

    edit: notepad'in karakter donusturmesi ile olan uyumsuzluktan kaynakli entry yamulmasi sorunu duzeltildi. ozur.
  • gerçekleşmesi gayet imkanlı ve hatta olması gereken paylaşım.
  • ihtiyacı olan insanların doğru tespit edilmesinin ardından, hatıra ormanı, kitap kampanyaları vb. projelerden alnının akıyla çıkmış olan ekşi sözlük'ün gerektiği ölçüde sözlük dışı yardım kuruluşlarını da bünyesine katarak yine layığıyla bir şeyler yapacağından eminim. devlete laf eder gibi olmasın ama, ellerimiz titreye titreye ödediğimiz öğrenim kredisi hedelerini düşününce, durumu buna uygun olmayacak kişileri bile bile mağdur etmemek adına elden ne gelirse bir şeyler yapılabilir. işe girdiğimde, allahıma kitabıma ne gerekiyorsa yaparım.

    ps: işsize para sıvamak kolay demeyin, küserim.

    edit: şimdi dario ile laflarken aklıma geldi bi fikir. ek$ibition'da teşhir bölümüne biraz daha cesur ve patlıcanless eserler göndersin kampanya gönüllüsü güzel hatun ablalar. bunlar için silver - gold - premium - full - full+full gibi üyelikler satılsın. o paralar da bizim yardıma muhtaç arkadaşlarımıza gitsin. haa o arkadaşlar burs paralarını, ek$ibition'a full+full üye olmaya harcarlarsa yine küserim.
  • sonuna kadar desteklediğim faaliyettir; kendi adıma kendi çapımda cüzi bir katkı ile de olsa katılmaya hazırım.
  • cok kiyak bir hareket olacaktir. reklam gelirlerinin artmasiyla sozlugun issiz yazarlara issizlik maasi baglamasi, evlenen suser ciftlere birer ceyrek altinla katkida bulunmasi, cocugu olanlar icin cocuk yardimi saglamasi gibi guzel paylasimlar, acilimlar da yapilabilir. ayrica her sene acilacak bir yarismayla cesitli bilimsel projelere destek verilebilir. soyle 20-25 bine ucuzundan bir anket yapilabiliyor, fatura almasak biraz da pazarlik filan 15-20 bine cikar. ssg icin para mi allasen? hem dusunsenize makalenin sonunda "the research reported here was supported by grant no. 8949/ 156 from eksisozluk" diye bir ibare fiyakali olmaz mi a dostlar? hem reklam olur filan...?
  • güzel fikir aslında. yazarların 10000'i öğrenci olsa ssg'yi forbes'ten silebiliriz.

    (bkz: başlığı silin yazanı uçurun)
  • zaman ve emek harcayarak bilgilerimi, tecrübelerimi, yorum ve görüşlerimi paylaştığım bir ortam ekşi sözlük. bunun karşılığında da şimdiye dek bir kuruş para almadığım gibi, bunun bana herhangi bir katkısı da olmadı. zirveye de gitmedim, hatun da kaldıramadım maalesef ekşi sözlük yazarı titrimi kullanarak. gerçi herhangi bir karşılık da beklemedim şimdiye dek, ama bunun bana bir karşılığı olsa hiç fena olmazdı. (aydınlattığım milyonlarca zihni hesaba katmadım.)

    istanbul'da üniversite öğrencisiyken ayda yaklaşık 500 milyon (o zaman milyon vardı) para ile geçinebiliyordum. doğrusu bir öğrenciye kıyasla biraz ferah yaşadığım söylenebilir ama bu parayla zaruri ihtiyaçlarımın bile çoğunu karşılayamıyordum. insanlıktan çıktığım bir yurtta kalıyordum, akşam yemeklerini mutfağında farelerin cirit attığı bir kantinde yiyordum, giyim konusunda tasarruflu davranıyordum, almam gereken kitapların çoğunu almıyordum, dışarda en fazla ayda bir eğlenceye çıkıyordum, okula çoğu zaman yürüyerek gidiyordum, ve tabii okuldan yürüyerek dönüyordum, ayda en fazla bir, bilemedin iki kez sinemaya gidiyordum. tabii öğrencilere yapılan indirimlerin bana epey faydası vardı ama yine de çoğu zaman öğrencilerin "yolunacak kaz" olarak görülmesinin de bana çokça zararı olmuştu.

    ekşi sözlük yalnızca bir "kutsal bilgi kaynağı" olmaktan öte aynı zamanda bir de kültürü temsil ediyor; fikirlerin özgürce paylaşımı, ayrımcılığın ortadan kalkması, olabildiğince sosyal olma, sanata ve spora eğilim kanımca bu kültürün parçaları. yine bence öğrencilerden de bu kültüre dahil olmalarını beklemek oldukça normal bir durum. oysa öğrencilerin bu kültüre dahil olabilmesi için ortadan kaldırmaları gereken bazı engeller var; bunun başında da öğrenci bütçesinin küçüklüğü geliyor. şunu açıkça söyleyebilirim ki şu anki gelirimin yarısını öğrenciyken edinebilseydim şimdikinden iki kat bilgili ve başarılı olurdum. 3 liralık 5 tane kağıt almak yerine 20 tane sıradan kağıt alıp öyle çalışıyordum ben; ki bütçem ortalamanın üstündeyken.

    velhasıl; benim ekşi sözlüğe yapığım katkı bir kaç öğrencinin cebine 3-5 kuruş katkı olarak girerse kendimi şanslı insanlardan sayarım. üç-dört bin kişi çılgınlar gibi eğlenecek diye hilton'un konferans merkezi tutulacağına zirve parkta, sahilde yapılsın ama iki-üç yüz öğrenciye ufak da olsa katkı yapılsın. böylece hem ekşi sözlük kültürünü beslemiş olacağız, hem de ekşi sözlüğün/ülkenin/dünyanın geleceğine katkıda bulunmuş olacağız. "ekşi sözlük bursu" ile okuyan öğrencinin okuldaki karizması da buna ek.

    güzel bir şey, umarım olur.
  • vatana millete faydası büyük olur.

    nurcuların (bkz: abi evleri) gibi biz ekşicilerinde suser evleri olur. özellikle trollere burs verilir. yedirilir içirilir doğru yol buldurulur. malumunuz ssg hoca efendimizin okyanus ötesiyle arası gayet iyi. ssg oralardan bize kasetler yollar. suser evlerinde izlenir, izletilir bu kasetler. mod.'lar, karması yüksek olanlar falan sohbete gelir her hafta. en iyi öğrenciler şükela yağmuruna tutulur.

    fakat tabi bir takım kurallar da olmalı. mesela top sakal, uzun saç veya küpe'den en az biri olmayanlar hoş karşılanmaz. çaylaklığa dönenin bursu kesilir. uçurululan'lar dövülür. vs... vs...

    uzun lafın kısası. çağdaş, yararlı bir etkinlik olur.
  • öğrencilik zamanında hem okuyup hem çalışmış birisi olarak, biz de zamanında bu yollardan geçtik siz de geçin zihniyetinin tam tersine ihtiyacı olan kişileri azıcık da olsa rahatlatabilecek olduğunun farkında olduğumdan desteklediğim olay.