şükela:  tümü | bugün
  • sözlüğü takip etmeye başlamam otisabi rumuzlu yazarın entrylerine bir yerlerde denk gelmemle başlar, hastasıydım(hastasıyım da hala yazdıklarının yalan yok) sırf benim gibi, sözlüte reyting kaynağı yazarları takip etmeye başlayarak yazar onlan yüzlercesi vardır eminim. buraya kadar her şey gayet saf ve eğlenceli. sonrasında sözlük giderek popülaritesini artırdı, bir medya gücüne dönüştü, reklamlar da akmaya, elham şükür, ssg efendiye cukkalar inmeye, başladı(insin gözümüz yok) sözlüğün iricene bir avukat ortağı falan da oldu ama ssg hep ssg olarak kalmaya devam etti. beleşçilik hat safhadaydı aynı hızla devam etti. sözlükle enterasan şekilde bir bağ kuran genç ve yetenekli insanları beleşe saatlerce moderasyon işinde çalıştırdı(ne para verecekti, onlara moderasyon lutfetmişti, kıçlarını kırıp otursunlardı). otisabi gibi yetenekli, yaratıcı, üretken onlarca yazara kendisine kazandırdıkları para için de "telif melif aga" dedi(yani en son öyleydi) şimdi de görüyoruz ki bunlar işin suyunu çıkarmışlar, senelerdir şakirtlere, polis devletine, yazara(borçlu olduğu tek kişi) haber bile vermeye zahmet etmeden "al abi as kes yapıyorlarmış". sonra da yine iricene, toraman bir avukat (herhalde bu başka bi iri bilmiyorum) facebookta orda burda yok efendim hiçbir internet 2.0 sitesi bunu yapmak zorunda değilmiş, pratik değilmiş zaten bıy deyip tipik samimiyetsiz, demagojik, klişe avukat ağzıyla bıybıy ediyor. paraları cebe indirirken iyiydi, 2.0 porsiyon iskenderler falan pratikti mına koyim, bi template yazamanız kastı değil mi? nasıl olsa beleşe yaptırıyorsunuz, verin iki tane geek bebeye yazdırsınlarsınlar. ssg artık kod mod işlerine de bulaşmıyorsa. "seni moderatör, sözlüğümün kadını yapıcam" desin, vaatlerle kandırsın bebeleri kralını yazacak beleş elemanı anına bulur. artık utanmıyorsunuz da, yazık be. ssg dediğiniz, kıçını yaladığınız adam ahanda budur bilmeyenler görsün, artık yalakalığın bokunu çıkarmasınlar zira ben böyle bi ezikleme görmedim. (bkz: #17329551)

    ne selam versin sana sinan akçıl be? sen selam verilecek ne yaptın şimdiye kadar? git bi aynaya bak sen gördüğünden mutluysan gel yüzüme tükür. iri avukat'a da iki çift laf edecektim de şimdi gene samimiyetsiz samimiyetsiz, duruştan yoksun, law&order lakırdısı yapar, burda sinirim bozulur diye yazmayayım. tanım yaparak formata uydurma kısmına gelmiş bulunuyoruz sayın yazarlar, görmeyen kalmasın. otisabi gibi muhteşem bir yeteneğe, "senin hala bu ssg, iri avukat ve tonlarcası gibi, uzak durulası adamlarla falan ne işin var be oğlum, nefret ettim artık senden bunu bil" dememe sebebiyet veren, ekşi sözlüğü gözümde bitiren talihsiz durum. bunu da verin lan polise, neme lazım ellerinde bulunsun. aşağıya bi iki bkz. attım, içinde belki seksi resimler de vardır bi bakın isterseniz lan boş geçmeyin, iskender falan yerken falan iyi gider, sizin boğazınıza düğüm olmaz rahat olun internet 2.0'cılar.

    (bkz: haysiyet)
    (bkz: onur)
    (bkz: vefa)
    (bkz: omurga)
    (bkz: samimiyet)

    bonus olarak (bkz: fişleme)
  • internet dünyasında tepkilere neden olan olay. ülkemizin en büyük sinema sitelerinden filmlerim.com'da konuyu kapağa taşıyarak olayla ilgili bir kınama mesajı yayınladı.

    mesajda" adnan oktar gibi sürekli dini propaganda yapan bir şahsiyetin dini duyguları rencide ettikleri gerekçesiyle yazarlar hakkında şikayette bulunması ve bunun ciddiye alınması traji-komik bir uygulamadır ve gelinen noktanın göstergesidir.

    biz, tüm baskılara, ekonomik kısıtlara rağmen, tıpkı eşkisözlük gibi, internet üzerinde bağımsız yayıncılık yapmayı sürdürme gayreti içinde olan bir portal olarak eskisözlük yazarı arkadaşlarımıza ve eskisözlük’e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve bu tip baskı ve kısıtlamalar olmadan özgürce yayın hayatımızı sürdürme gayreti içinde olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz." ifadelerine yer verildi. ilgili kınama mesajı buradan okunabilir.
  • (bkz: çok ayıp)
  • polis istediyse bilgiler verilecektir. direnişe geçecek halleri yok. fakat olay baskının daniskasıdır." ileri demokrasi, hayaldi gerçek oldu" lafları işte böyle girer göztümüze.
  • fikir özgürlüğü ise ileri demokrasi ise o zaman zoruna gitmeyecek kardeş. bu herkes için her ideolojik düşünce sahibi toplum, insan için geçerli. tabi ben yarı demokrat birisi olduğumdan bu söyleyeceğim önerme beni bağlamaz. bu kelimeyi ağzından çıkaranlar önce anlamını benimsemeleri lazım. inancı yoksa laf eder eder buna kim ne yapabilecek. ona bakarsanız günlük hayatta ''allah kitap'' söven yığınla adam var. onları da alsınlar içeri eğer olay harbi ise. bunlar gereksiz sindirme politikalarıdır. zira kendi kanımca zıt görüşe de yapılacak eleştiri belli bir seviye içerirse ortalık göt olmaz. tabi isteyen sövede bilir sonuçta ileri demokrasi olduğundan. bilemiyorum artık banane amına koyim sövün gari. eğer ileri demokrasi böyle bir şeyse ulu önder mustafa kemal atatürk’ e dil uzatan (kibar küfür edeceğim) pipi kafalı arkadaşlar neden savcılığa çağırılmıyor diye adama sorarlar sonra. öte yandan herkes televizyonları izliyor, gazete okuyordur. bu kadar tahammülsüzlük tutuklamaları, sindirmelerinin olduğu bir zamanda yaşıyoruz. böyle bir çarka karşı koymaya ne ssg’ nin ne de başka bir kişi/kurumun totosu yeter. la bugün bile annem bana oğlum msnden falan yazdıklarına dikkat et izliyorlardır gibi bir sözle geliyorsa, insanların içinde bulunduğu toplumsal korku ne boyutlara doğru gidiyor siz hesap edin. olayın ciddiyet boyutuna gelince de bana sorarsanız bir şey olacağına pek fazla ihtimal vermiyorum. en fazla kulak çeker, ''sindirmeye'' çalışırlar. sonra fikir sahibi olmayan bir koyun olarak geri salınır.

    bu olayla bu entryimi daha fazla gönülden istiyorum.

    (bkz: #24024543)
  • http://haber.sol.org.tr/…deye-cagrildi-haberi-43772 buradaki habere göre doğru olmayan olaydır. ki öyle olduğuna inanmak istiyorum. ayrıca olayın adnan oktar ile ilgisini diğer gazetelerin yazmaması ya da fazla üzerinde durmaması, asıl olayı sanki ekşi sözlük'ün yazar bilgilerini vermekten ibaret görmesi midemi bulandırmıştır. nedir bu, kim kimden korkmaktadır? şimdi ben burada adnan oktar inandığı varlık olan allahtan önce kulları cezalandırmaya çalışarak, kendi inançlarına zıt düşerek allaha şirk koşmaktadır diye bir yorumda bulunsam beni de mi polisler alıp götürecek? milliyet adamın adını başlık içinde koca puntolarla verseydi, bu nasıl bir anlayıştır anlamında bir haber yazsaydı gazeteleri mi kapanacaktı? hımmm dur ya korktum şimdi, koskoca gazete çekinip yazmadığına göre ben tek başıma bir hiçim. susayım en iyisi. sevgiler saygılar.
  • mecburiyettir. savcılık tarafından istendikten sonra yapılacak bir şey yoktur. ama yazara haber bile verilmemesi genel olarak sözlük ahalisinin şikayetleri arasında olan sözlüğün ticarileşmesi bu bağlamda ssgnin de burjuvalaşıp başladığı yerden uzaklaşması gibi suçlamaların pek de haksız olmadığını düşündürmüştür.
  • doğru mu yanlış mı, vermeli mi vermemeli mi, etik mi değil mi baya bir şey yazılmış, o yüzden aynı şeyleri tekrarlamaya gerek yok. ama ülkenin gidişatı açısından tedirginlik verdiği kesin. önümüzdeki süreç çok belirleyici olacak. acaba bu soruşturmalar daha da derinleşerek mesela siyasi konularla ilgili atıyorum "örgüt propagandası yapmak" şeklinde genişletilecek mi, yoksa bir gözdağı verme/sindirme girişimi olarak mı kalacak? gönlüm ikinci seçenekten yana ama ülkenin şartlarını düşündüğümde maalesef bu çok iyimser bi bakış açısıymış gibi geliyor. umarım aklıma gelen başıma gelmez yoksa çok can sıkıcı günler geçirebiliriz.
  • ekşi sözlük'ün polise yazar bilgilerini vermesi başlığında incelenen konunun doğru tanımlaması.

    bir çok yorum yapıldı, şahsi görüş ve yorumlarımı belirtmeden, sadece durum tespiti yapmaya çalışacağım. ciddiye alınır, akıl kırıntısı içeren tüm eleştirileri cevaplayacağım, eksik varsa sonradan ekleme de yaparım.

    1. ekşi sözlük polise yazar bilgilerini veriyor mu? polise bilgi vermiyorsa kime veriyor, niye veriyor?
    ekşi sözlük hiçbir zaman polise doğrudan yazar bilgileri vermedi zira polisin doğrudan bu bilgileri talep yetkisi bulunmamakta ancak savcılık şikayet halinde, şikayeti soruşturmaya değer görürse, doğrudan kendisi veya kendisine bağlı kolluk kuvveti olan polis veya duruma göre jandarma aracılığıyla bu bigileri bizden talep edebilir. burada talep polis veya jandarma aracılığıyla iletilmekle beraber bir savclık talebidir ve bu talebi yerine getirmemek suçtur. bu nedenle tarafımıza yasalarda bu bilgileri edinmeye hakkı olduğu belirtilmiş makamlarca usulüne uygun ve yazılı olarak yapılmış tüm resmi talepleri karşılamaktayız. ekşi sözlük kurulduğundan bu yana bu şekilde çalışmaktadır, çalışmak zorundadır. bu kanuni bir zorunluluktur.

    2. ekşi sözlük hangi bilgileri paylaşmakta?
    ekşi sözlük ve diğer tüm yer sağlayıcılar 5651 sayılı kanun ve ilgili yönetmelik gereği her daim yazarların son 6 aylık ip bilgilerini saklamakla yükümlüdür. bu nedenle tüm yazarların son 6 aylık ip bilgileri(ip ve bağlantı saati) saklanmakta, yetkili resmi merci talebi halinde iletilmektedir. bu da kanuni bir zorunluluk olup, aksi durum cezayı gerektirdiğinden ip bilgilerini tutmamak gibi bir şansımız bulunmamaktadır.

    3. peki yazarlara neden haber verilmiyor, bu yapılan etik mi?
    etik olup olmamasından daha önemlisi, yazarlara haber vermiyor olmamız bir kanuni yükümlülük. haber vermemek zorundayız. cmk 157 gereğince soruşturma(yani ip bilgilerinin istendiği aşama) gizlidir ve tck 285. maddesi bu gizliliği ihlal edenlerin cezalandırılacağını açıkça belirtmektedir. bu konuda kapsamlı bir yazıya bu adreslerden ulaşabilirsiniz, ikisi de aynı yazıya ilişkin linklerdir. 245-247. sayfalarda ilgili konuların yorumunu bulabilirsiniz, ayrıca bu geniş bir yorum olup, 247. sayfadaki 6. no.lu dipnotu okursanız avukat ve şüphelinin dahi bu gizliliğe uyması şeklinde ciddi görüşler olduğunu görebilirsiniz.

    http://auhf.ankara.edu.tr/…-59-02-okuyucu-ergun.pdf
    http://dergiler.ankara.edu.tr/…er/38/1505/16593.pdf

    4. yurt dışından yayın yapsa böyle bir zorunluluğu olmaz mıydı?
    olurdu tabi ki. öncelikle ekşi sözlük yurt dışında yerleşik yabancı bir şirket olarak faaliyet gösterseydi dahi adli merciler uluslararası adli yardım yolunu kullanarak yabancı adli merciler aracılığyla bizden bu bilgileri biraz daha geç olsa da elde edebileceklerdi zira çoğu ülkede ip bilgilerini saklama yükümlülüğü bulunmakta. kaldı ki yeni imzalanan ve tbmm tarafından yeni dönemde onaylanacak olan siber suç sözleşmesi gereğince bu tür bilgilerin talep eden tarafa ulaştırılmasını kolaylaştıracak bir mekanizma da oluşturuluyor. onu geçtim, microsoft, facebook, vimeo ve benzeri bir çok site bu ülke kanunlarına tabi olmadıkları halde yargı mercilerinin taleplerini karşılamak üzere özel birimler oluşturdular ve paylaşmaktalar talep halinde bilgilerinizi. muhtemelen ekşi sözlük de bu gibi bir birim kurmak zorunda kalacaktır yurtdışında ikamet etse, faaliyetlerinde sorun yaşamamak için. bir suçun araştırılması maksadıyla yapılan savcılık talebinin karşılanmaması yönündeki tavrı nedeniyle yurda ayak basar basmaz gözaltına alınmak, tutuklanmak da söz konusu olabilir.

    5. savcılık bilgileri neden istiyor?
    işte asıl sorun bu ama yazarlar bu bilgilerin neden istendiğine değil de, bilgileri vermek zorunda olan ekşi sözlük'ün neden verdiğine takılıyorlar. bir suç işlendiyse failin tespiti için savcı her türlü araştırmayı yapar, her bilgiyi ister, bazıları hakim kararına tabidir ama genelde hakimler de savcı taleplerini incelemeden onaylarlar, o yüzden savcı ne isterse olur.(kendi telefonunu dinlettiren hakim) bu kadar. gsm operatöründen hangi gün kime mesaj attığınızı da öğrenir, bankada kaç paranız olduğunu da. hatta cep telefonunuz açıksa o an nerede olduğunuz bilgisini dahi öğrenir. temel sorun bu bilgilerin neden istendiğidir. yıllardır anlattığım üzere, savcılık bir şikayet geldiğinde şikayet hakkında takipsizlik kararı verecekse dahi, hiç gerek olmadığı halde şüphelinin tespiti ve ifadesine başvurulması yoluna gider. temel sorun bu. savcı önüne gelen neredeyse her şikayeti bu çarka sokmakta, hem kendi yükünü, hem polisin yükünü arttırmakta, isteyerek veya istemeyerek insanlar üzerinde korku yaratmakta. gündemdeki talebe ilişkin olarak savcıyla iki kere konuşuldu, tümünü değil, sadece suç unsuru olduğuna kanaat getirdiklerini vermek istedik zira yerli, yersiz, mantıklı, mantıksız tüm şikayetlere ilişkin ip bilgilerini istedi savcılık.

    6. sözlük yazarları anonim değil mi?
    resmi mercilerden yasal talep geldiği takdirde anonimiteniz kısmen ortadan kalkmakta. onun dışında hiçkimseyle hiçbir şekilde bilgileriniz paylaşılmamakta.

    7. ekşi sözlük bize hukuki destek verecek mi?
    hayır. bugüne kadar böyle bir uygulamamız olmadı, ileride de olmayacak gibi görünüyor şimdilik, yaparsak da yanlış yaparız. tabi ki istisnaları olabilir. turkcell, msn, facebook gibi sosyalleşme ve/veya iletişim ihtiyacınız üzerinden para kazanan hiçbir kurum, hiçbir zaman bu gibi bir uygulamaya gitmedi, gitmez de. bunun ekşi'den beklenilmesini de mantıklı bulmuyorum.

    8. savcılık entryleri silin demiş, silmediğiniz için ifadeye çağırılmışlar.
    tamamen yanlış. savcılık bir yazının silinmesine ilişkin karar merci değildir. bir yazının hangi durumlarda, kimin kararıyla kaldırılacağı bellidir. savcılık suç duyurusu üzerine ip bilgilerini ister, biz de savcının soruşturmasından haberdar olarak kanunen hukuka aykırı olduğu iddia edilen içerikten haberdar olmuş kişi oluruz. bu nedenle ilgili entryler üzerinde hukuki incelemeyi yapar, bize göre sakıncalıysa sileriz, sakıncalı değilse silmeyiz. bu bizim iç prosedürümüz. yoksa bir entry suç unsuru içeriyorsa zaten suç entry yayınlandığı an oluşmuş olur, entrynin silinmesi işlenmiş suçu ortadan kaldırmaz, durumu hafifletmez. kaldı ki henüz ilgili entrylerin suç unsuru olduğuna dair veya içeriğin çıkarılmasına dair kesinleşmiş karar(veya tedbir kararı) olmadığı müddetçe bizim açımızdan kendimiz sakıncalı görmedikçe kaldırmamız da gerekmemekte. entrylerin silinmesini söylemesine rağmen silinmemiş olması olsa olsa bize sorumluluk yükler, yazarlara değil.

    9. sakıncalı olsa siz zaten siliyorsunuz rahatlığıyla dilediğimi yazıyordum, yazmayayım mı?
    bunu hiçbir zaman yapmayın zira ekşi yazılanların kontrol edilerek yayına alındığı bir site değil. rastladığımızda veya şikayet edildiğinde inceleyip entry silmek sadece riski azaltmak için uyguladığımız bir yöntem. ayrıca biz sakıncalı görmesek de, hakim/savcı sakıncalı görebilir. yargının yorumuyla bizim yorumlarımız örtüşmek zorunda değil. ya da biz sakıncalı entrynizi görmemiş olabiliriz ama ilgilisi görmüş ve şikayet etmiş olabilir.

    soruşturmanın gizliliğine ilişkin ilave açıklamalar için (bkz: #24172786)