şükela:  tümü | bugün
  • "...geçen yaz, bağlarda iki ay boyunca sizi düşünmüştüm. niye böyle yaptım, bilmiyorum. hayatta her şeyin bir sebebi olmalı mı sizce? ya da biz, hayatlarımızla ilgili sebeplere hakim miyiz? bilmiyorum... bilmemek çok güzel bir şey, biliyor musunuz? bilmiyorum, bilmiyorum... çünkü bilmem gerekmiyor... bildiğin şeyleri de artık bir an önce unutmak istiyorum"

    mino'nun siyah gülü/hüsnü arkan
  • ''icimde kendi hayatimi yasamadigim kanaati var. daha samimi olayim ister misiniz? bu yasadigim hayat o kadar benim degil ki her hangi bir saatimde birisi gelip de bana “haydi kalk, siran geldi, kendi kendin ol!” diye bagirsa sanki boyle bir sey mumkunmus gibi inanip kosacagim. bu his bende o kadar kuvvetli...

    her hangi bir kalabalikta kendimden baska herkes olmaga raziyim. ah bir elbise degisir gibi huviyetini degistirebilmek, lalettayin icinde kaybolmak, bir avuc kum icinde, bir kum tanesi olmak ve boyle oldugunu dahi bilmemek. ne bileyim, bir maske, bir numara, bir sicil varakasi, bir manivela, bir cark, bir dugme, her sey olmak, yalniz...''

    ahmet hamdi tanpınar - bir yol
  • ''soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır. ama kısa süre sonra oklarının birbirleri üzerindeki etkilerini görüp yeniden ayrılırlar. ısınma gereksinimi onları bir kez daha bir araya getirdiğinde okları yine kendilerine engel olur ve iki kötü arasında gidip gelirler, ta ki birbirlerine katlanabilecekleri uygun mesafeyi bulana kadar. bunun gibi, insanların hayatlarının boşluğundan ve tekdüzeliğinden kaynaklanan toplum gereksinimi onları bir araya getirir, ama nahoş ve tiksinti verici özellikleri onları bir kez daha birbirinden ayırır.''

    arthur schopenhauer
  • it matters not how strait the gate,
    how charged with punishments the scroll,
    i am the master of my fate,
    i am the captain of my soul.
  • ''kirmizi bir senfoni yazmak istedim, yalniz isikta duyulan.''

    umay umay