şükela:  tümü | bugün
  • bilgi genç haber ajansı etrafında toplanmış bir avuç kişi tarafından iki ayda bir çıkarılan dergi. okuyun,okutturun,takip edin.hem içerik olarak hem de görsel olarak iyi iş çıkarıyorlar. görsel olarak ''little white lies'dan'' sonra gördüğüm en iyi işlerden birisi.

    http://www.eksiyirmidort.net/
  • gençlerin iyi iş çıkardığı dergi. ücretsiz olması da güzel taraflarından birisi. kadıköy ve taksim'deki cafelerde karşınıza çıkabilir. ha bir de yolunuz bilgi üniversitesi kampüslerinden birine düşerse, oralardan da alabilirsiniz.
  • bilgi üniversitesinin medya ve iletişim sistemleri bünyesinde 2006 yılında kurulan ajans.
  • "esra hocam ne yapar acaba" diye düşünürken aklıma gelen dergi.

    öncelikle bilgi üniversitesi bünyesinde kurulmuş bir ajans falan değildi. 2011 yılında okulun "kötü öğrencilerinden" biri olarak "bu bölümün nasıl basılı bir yayını olmaz" diyerek götümü yırtmam sonucunda çıkarttığım kıvılcım sonrası ortaya çıkan bir dergiydi.

    o dönem halil nalçaoğlu yeni dekan olmuş, medya ve iletişim sistemleri bölüm başkanlığı da aslı tunç'tan esra arsan'a geçmişti. önce esra hoca'ya bir dergi çıkartma fikrinden bahsettim, sonra hocanın da tavsiyesiyle öğrencilerin motivasyonunu göstermek için hali hoca'nın yanına gittim.

    hatta halil hoca'dan yemek bursu istemiştim. o da "sen zaten burslu öğrencisin bir şey yapmam zor" minvalinde bir şeyler gevelemişti.

    neyse en sonunda oradan da olumlu tavrı alıp esra hoca'nın da motivasyonunun yüksek olması sayesinde yaktığım kıvılcımı ufak çaplı bir ateşe çevirebildik. son derece kalifiye bir ekip toplamayı başardık.

    eksiyirmidört'ün ilk 3 sayısı herhangi bir öğrenci dergisinin çok ötesinde, incelikle düşünülmüş ve her içerik üzerine uzun süre tartışarak üretilmiştir. buna kefilim; daha sonraki süreçten ise emin değilim. ben 6-7 aylık bir süreç sonrasında dergiyle ilgilenmeyi bıraktım. dergi kampüste ünlüydü; sosyal medyada ilgi çekmeye başlamıştı. dergiye katılmak isteyenlerin sayısı artmıştı. burada da kitle yavaş yavaş bozulmaya başlayacağını belli etti. içerisi dallas olmaya başlamıştı.

    dergiye fazlaca zaman harcayan bir öğrenci olarak en azından iki öğrenci paylaşabileceğimiz bir yemek kartı verilmesini istedim. okuldaki çalışan öğrenci programında öğrenciler haftada 5-10 saat çalışıp yemek kartı ve yol yardımı denebilecek bir para kazanıyordu. ben ve birkaç arkadaşım dergi için çok daha fazla zaman harcıyorduk ve okul buradan fayda sağlıyordu. yol yardımı almasak dahi yemek kartı alalım istedim. zaten çok fazla çalışan 2-3 öğrenci vardı, okul bize bir yemek kartı verebilirdi, vermedi. o dönem anlayamadıkları şey; bu isteğin arkasında durmamak ve buna destek vermemek derginin önüne gelecekte çıkacak olası sorunlara da tepki vermemekti. gece 4'te röportajdan çıkıp evime gittiğimi bilirim; açıkçası epey üzülmüştüm bu tepkisizliğe.

    o dönem nazım hikmet akademisi'ne de girince dergiyi tamamen bıraktım. kapanma konuları vardı ama açıkçası çok da ilgilenmedim.

    sonuç olarak eksiyirmidört bilgi üniversitesi için büyük bir fırsattı. doğru bir modelle hala yaşatılabilir ve bilgi üniversitesi öğrencilerinin sektörde iş bulmasında önemli rol oynayabilirdi. ne yazık ki güç oyunlarının ve halil nalçoğlu'nun kurbanı oldu.