şükela:  tümü | bugün soru sor
  • cok zor kosullarda (ornegin magma sicakliginda, denizin magma'ya yakin kisimlarindaki cok yuksek ve zehir seviyesinde mineralli ortamlarda) yasamini surdurebilen organizmalara verilen ad. bunlar tuhaf yaratiklardir, biyoloji kitaplarinda gordugumuz gibi acayip sicakliklarda yapilari bozulmaz, ayrica yasamak icin illa sivi suya gereksinimleri olmadigindan dolayi bilim adamlarina gore yasamin uzaydan gelebilecegi ihtimaline kanit olabilecek canlilardir. bir benzeri icin icin (bkz: arkea)
  • zor $artlari seven canli turlerine denir. (bkz: d rad)
    (bkz: extreme) (bkz: phile)
  • (bkz: extremophile)
  • birde bunların polyextremophile denen türleri vardır ki sıcak, soğuk ve radyasyon direnci gibi birçok özelliği birarada bulundururlar. özellikle deinococcus radiodurans denen bir tür bakteri 15.000 gy radyasyona -ki 10 gy bir insanı öldürmek için yeterlidir- 100 derecenin üzerinde sıcaklığa ve aşırı basınç şartlarına dayanarak rekorlar kitabına bile girmiştir. araştırmacılar bu yüksek radyasyon direncini bakterinin dna'sını kısa sürede yenileme ve genetik kodunu koruma yeteneğinin sağladığını gördükten sonra bakterinin genetik kodu sayesinde radyoaktif toksiklerin temizlenmesine yarayan bir strain geliştirmeyi başarmışlar ayrıca genetik kodunun tamamı laboratuarda üretilen ilk canlı olması planlanan mycoplasma laboratorium bakterisinin geliştirilmesinde kullanmışlardır. 2003 te ise bir grup abd'li bilimadamı 150 nükleotid çifti boyunca şifreledikleri it s a small world şarkısını dna koduna yerleştirerek aşırı radyoaktif ortamda üremeye bıraktıkları bakterinin yüzüncü nesil torunlarından aynı kodu hiç eksiksiz almayı başarmışlar bununda olası bir nükleer felaket sonrası bilgi aktarımında oldukça işe yarayacağını savunmuşlardır.
  • (bkz: gfaj-1)
  • ekstrem durumlara sapikma hali. ekstremlere sapikan kisi.

    krs: zoofil, nekrofil
  • (bkz: asidofil)
    (bkz: halofil)
    (bkz: barofil)
  • ışık ve besin olmadan yaşayabilen bakteri türüdür. asidik veya bazik ortam üremelerini etkilemez.
  • henuz hak ettikleri degeri gormeseler de, bundan 1.4 milyar yil sonra, chuck norris ile birlikte dunya'yi tamamen ele gecirecekler. o vakit ay'dan dunya'ya baktiginiz zaman, goreceginiz goruntu de soyle olacak:

    http://i.imgur.com/wprynu2.jpg

    en son sibirya bolgesi'ne dusen meteorla birlikte, ''acaba biz de bos bogaz dinozorlar gibi, karsi seride gecen bir meteorun dunya'ya bodoslama dalmasi ile mi yok olacagiz'' diye dusunenler cogalmistir. isin gercegi, bir astreodin carpmasina gerek yok, dunya zaten su an yok olmaya dogru ilerliyor. milyonlarca yildir malkovich dongusu icindeyiz. sicagiyla unlu california'da bulunan mamut fosili ve sibirya'da bulunan mamut fosili, milyonlarca yil once dunya'da nasil bir ortam oldugunun guzel bir kaniti. malkovic dongusune gore, su an zaten gunes'in etrafinda tam bir hiza ile donmuyoruz. normal sartlarda gunes'e 23.5 derecelik bir aciyla bakarken, zamanla bu aci 22.1 veya 24.2 oluyor. gunes'in etrafinda donerken de, surekli olarak yakinlasip uzaklasarak donuyoruz. tum sartlar olgunlastigi zaman, yani dunya'nin gunes'e olan acisi 24.2 oldugu ve gunes'in etrafinda donerken tam olarak uzaklasitigi zamanlar, teknik olarak buzul cagi'na giriyoruz. insanoglunun bunun onune gecme sansi kesinlikle yok.

    bir meteor felaketini onleme sansimiz var mesela. su an gunes'ten 482 milyon km uzakta, gezegen olmak uzereyken son anda vazgecip kaya yiginina donusen bir astreoid kusagi var. yaklasik olarak 700-800 bin kaya ihtiva ediyor bu kusak. bu, sovyet cephanesi gibi neredeyse sonsuz gibi gorunen astreoid cephanesi, kusaktan siyrilip siyrilip uzayda gezintiye cikiyor. benim bu entry'i bitirmeden kafamiza meteor dusmemis olmasi basli basina bir mucize zaten. insanoglu olarak, bunun farkinda oldugumuz izin, astreoidlere karsi hazirlikliyiz. barack obama'nin siyah kici sahidim olsun ki, washington dc'ye gomcurmek uzere yola cikmis olan bir astreoidin yonunu degistirebilir veya ufak parcalara ayirabiliriz. (bundan yaklasik 65 milyon yil once dunya'ya carpan 9,656 km capindaki meteoru onlememis olmak, tamamen argentinosaurus'un orospu cocuklugudur.)
    olur da engelleyemezsek ve dinozorlari bugun komur olarak kullanmamizi saglayan turden bir meteor carparsa da, dunya epey enteresan bir hal alir. malkovic dongusu'ne gerek kalmadan, ilk etapta carpma merkezinin 100 bin km. yakinindaki tum canlilar buharlasarak yok olur. firtinalarin insanin aklini alacak cinsten tsunamiler yaratmasi ve carpmanin etkisi ile direkt baglantili olarak surekli olarak deprem olmasini gectim, carpmadan sonra olusacak tepkimeyle birlikte yukselen toz bulutlarinin, gunes'in onunu kapatmasi ile en iyimser tahminle 14-16 ay kadar surecek olan karanlik ve kis baslar. bu toz bulutunun etkisi ile birlikte nitrik oksit seviyesinin aniden yukselmesi ile, ozon tabakasi'nin %85-90'i da tamamen yok olur. ozon tabakasi'nin yok olmasi demek, toz bulutu coktugu zaman, ultraviyole isinlarin direkt olarak dunya'ya ulasmasi ve canlilarin yuksek oranda radrasyona maruz kalmasi demek. yine cok iyimser bir tahminle, 14-16 ay sonunda canlilarin sadece %25'i hayatta kalabilir. daha uzun vadede ise, canli yasami, chuck norris haric tamamen yok olur.

    bu kotu bir senaryo. malkovic dongusu ise aslinda bundan daha kotu sonuclari olan bir dongu. cok ekstrem bir durum olmadigi muddetce, su anki tahminlere gore 230 milyon yil sonra yeniden buzul cagi'na girecegiz. 230 milyon yil insan skalasi icin cok uzun ve cok anlamsiz bir periyot oldugu icin insanlar tarafindan ciddiye alinmamasi da gayet normal. ama dunya icin ya da evren icin 230 milyon yil cok kisa bir sure.(sunun surasinda 4.5 milyar yillik dunya'da yasiyoruz. gunes bile orta yaslarinda daha)
    bir sonraki buzul cagi'nin da, bir onceki buzul cagi'ndan daha etkili olacagini da biliyoruz. oyle ki, sadece guney ekvator kusagi'nda ve yesil kuzey kusagi'nda yasam surdurulebilecek. yasamdan kastim da, ekim bicim yapilabilecek alanlar bulunabilecek. dunya'daki insan nufusu her ne kadar buyuk oranda yok olacak olsa da, tum medeniyet yok oldugu zaman, kisitli olan yasam alanlari icin de en temel ic gudumuz devreye girecek ve birbirimizi oldurmeye baslayacagiz.

    bir astreoid carpmadigini ve malkovic dongusu'nun buzul kismini da cok az bir nufusla atlattigimizi varsayarsak, yine kurtulmus olmayacagiz. nasil ki pangea; permiyen, trias, jura, kretase ve gunumuzdeki kitalar olarak milyonlarca yil icinde magma tabakasindaki konseksiyonel hareketlerle bolunup parcalandi ve uzaklastiysa, teorik olarak zaman icinde yeniden birlesecektir. (yine insan skalasi icin cok ucuk gelebilecek tarihler soz konusu olsa da, su an amerika kitasi, avrupa kitasi'ndan her yil 2.5 cm uzaklasmaktadir. bu da, aslinda dunya'nin ne kadar hiperaktif oldugunun guzel bir ornegi.)
    tum karalar bir araya geldiginde ve tamamen okyanuslarla cevrildiginde, okyanus yagmurlari kara parcalarini yok etmeye baslayacak. olusan yeni kitanin yaklasik %75'i collerle kapli olacak -ki bunun anlami canli turlerinin %85'inin cevreye uyum saglayamamasi ve olmesi demek- hayatta kalanlar da dunya'nin isisinin artmasina ve susuzluga alismaya calisacaklari icin, muhtemelen ''ortama ayak uyduran hucrelerimi sikeyim'' diyerek intihar edecekler.(gider kiyilarda sahillerde yasarim diyecek olan eisntein'lar olacaksa, orada da depremler ve volkanik patlamalar olacak, bosa heveslenmeyin)

    okyanuslar da bu felaketten nasiplenecek tabi ki. olusacak yeni pangea, mevcut yanardaglarin yaninda yeni bircok yanardag da olusturacak. yanardag = karbondioksit uretim merkezi oldugu icin, yukselen karbondioksit orani, okyanus suyuna karistigi anda karbonik asiti olusturacak ve okysanus sakinlerinin soylarinin tukenmesine neden olacak. dalli bacaklilar vardir. yaklasik 400 milyon yillik canli turudur bunlar. 300 bin turden sadece 30 tanesi gunumuze kadar gelebilmistir. bunlar ne hoyratliklar, ne hayvanliklar gorseler de yasamlarini bir sekilde idame ettirmeyi basarmislardir. ama yukselen karbondioksit orani ve okyanuslarin artik karbonik asit fabrikasi olmasi, dalli bacaklilarin dahi soyunu tuketecek duzeyde bir tur soykirimi yapacaktir.

    mevcut sartlara ayak uydurabilecek canlilar olacak elbette; hem okyanusta hem de karada. fakat onlar da sartlari bir yere kadar zorlayabilecekler.(misal kaktusler. 800-900 milyon yil sonraki dunya'da bile yasayabilecek donanima sahip olduklari ileri surulur) okyanuslardaki karbonik asit soykirimi, karadaki yetersiz yasam alanlarinin yani sira, depremler ve yanardaglarin da katilimi ile, tum canli yasami 1 milyar yil sonunda tamamen sikip atilacak. ne okyanuslar ne de bir tek yesillik kalacak. dunya'daki ortalama sicaklik 106.4 derece olacak ve chuch norris yasamina biraz bronz tenli olarak devam edecek. hatta su an orta yasli oldugunu belirttigim gunes bile emeklilik icin prim gunu hesaplari yapmaya baslayacak, artik gunes de yaslanacak.

    iste her sey tamamen yok oldugu zaman, ekstremofil'ler ortaya cikacak ve dunya'ya kizil renklerini verecekler. milyarlarca yildir bu anin hayali ile yasayan ve sabirla insanoglu ve diger canlilarin siktir olup gitmesini bekleyen bu tek hucreliler, 400 milyon dunya'nin tek sahibi olacaklar. cinsel devrim yaparak 400 yil boyunca bol bol seks yaparak, 400 yilin sonunda, yaslandikca buyuyen ve dunya'ya yaklasan gunes'in gazabina ugrayacaklar. sicakligin daha da artmasinin sonucu olarak daglar dahi eriyerek, dunya tamamen puruzsuz, howard webb'in kafasi kadar da yuvarlak olacak. temsili olarak: http://i.imgur.com/54yi3xl.jpg

    chuck norris de venus'e dogru yola cikacak...