şükela:  tümü | bugün
  • mülkiyet hakkı'na yöneltilen her türlü haksız saldırıyı önlemek ve bu saldırı başlamışsa son vermek için, malike tanınan bir dava hakkıdır.

    dava, müdahale (el atma) devam ediyor iken açılabilir, müdahalede bulunan kişi bunu kasıtlı yapıyor ise, müdahalesi sona ermiş olsa bile malik tazminat davası açabilir. eğer saldırının tekrarlanması tehlikesi varsa, "saldırının önlenmesi davası" açılır. el atmanın önlenmesi davası, taşınmaz henüz saldırıya uğramadan da malik tarafından açılabilir.
    bu davalara hukukumuzda nadiren rastlanır zira zilyedliği koruyan ve daha seri muhakeme usullerine tabi, üstelik dava içinde tazminat talebinde de bulunulabilecek davalar mevcuttur: (bkz: zilyetlik davaları)

    (bkz: mülkiyet hakkı)
    (bkz: istihkak davası)
  • 1813-1908 yılları arasında yaşamış ünlü alman medeni hukuk profesörü henry elatmann tarafından ortaya atılmıştır. almanya'nın eltmann kasabasında dünyaya gelen profesör, ismini de buradan almaktadır. sanılanın aksine bahsedilen "el atma" değildir. davanın adı bu sebeple birleşik yazılır.

    not: işbu entry sözkonusu dava her okuduğunda bu esprinin akla gelmesi hasebiyle yazıldı.
  • amaç zilyetliği korumak olduğuna göre, özellikle tapulu bir taşınmaza el atma söz konusu ise, çok kolay süren ve sonuçlanan davalardır. davacının o taşınmazın maliki olduğunu ve davalı tarafça el atıldığını ispatlaması yeterlidir. genelde el atma olgusuna tanıklık etmiş en az iki tanık keşifte dinlenilirse ispat yükü yerine getirilmiş olur.
    taşınmaza yahut taşınmaz bölümüne el atan kişi paydaşlardan biri ise paydaşa karşı da bu dava açılabilir, ancak burada şöyle bir ince nokta var. şayet dava açan paydaşın, el atılan taşınmaz bölümü dışında fiili taksim sonucunda tereddütsüz kullandığı bir bölüm varsa, bu durumda el atmanın önlenmesi davası reddedilecektir, zira bu mesele ancak sulh hukuk mahkemesinde açılacak ortaklığın giderilmesi davası ile giderilebilecektir.
    fiili taksim sonucunda davacı paydaşa el atılan bölüm dışında başkaca bir yer birakilmamışsa bu durumda el atılan bölümün fiili taksimle davacıya bırakıldığı hususunun da ispatlanması gerekmektedir.
    şayet elbirligine tabi bir taşınmaz söz konusuysa yine elbirliği maliklerinden her biri el atan diğer paydaş veya üçüncü kişilere karşı payı oranında el atmanın önlenmesi davası açabilecektir.
    çapsız yani tapusuz taşınmaza el atmanın önlenmesi ise çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesine nazaran daha zor niteliktedir, zira burada davacının neye dayanarak el atmanın önlenmesini istediği hususu araştırılmalı, bu bağlamda öncelikle taraf sifatinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. örneğin köylü biri, köye ait tespit harici yola el atmanın önlenmesini isteyebilir, yahut tapusuz bir taşınmaz bölümünün kendisine ait olduğundan bahisle bu talepte bulunabilir. bu nedenle öncelikle davacının el atmaya konu bölüm yönünden hak iddia edebilecek kişilerden olup olmadığının, yani taraf sıfatının bulunup bulunmadığının ön sorun olarak değerlendirilip çözülmesi gerekmektedir.
    el atmanın önlenmesi davaları çok geniş bir uygulama alanına sahip bir dava türü olup, akla geldikçe özellikleri editlenecektir.