şükela:  tümü | bugün
  • hand,foot and mouth disease

    coxsackie virüslerin özellikle grup a,tip 16nin neden olduğu deri ve mukozayı etkileyen veziküler bir hastalıktır.
    10 yas altındaki (özellikle 1-5 yaş) çocuklardı etkiler. inkubasyon periyodu 2-6 gündür.
    virus enfekte hayvanlarla temas sonucu veya inek sütünün icimiyle insana bulasir.
    inkübasyon periodundan sonra hastada ates kırgınlık gibi bulgular görülür. karakteristik lezyonlar ağız el ve ayaktadır. ellerdeki lezyonlar öncelikle parmakların yan ve ön yüzlerinde ,avuc iclerinde görülürler. benzer lezyonlar ayak parmaklarında ve topukta da görülebilir.
    ağızda eritamatoz tabanlı ufak veziküller ve ağrılı ülserler görülür. bu ağız lezyonları 5-10 günde iyileşirken,deri lezyonları ancak 2 haftada iyilesir.
  • şap denir bunun büyük ve küçükbaş hayvanlarda görülenine. türkiye nin en buyuk problemlerinden biridir. aşısı yapılmamış hayvanlara inanılmaz hızlarla bulaşıp, yuksek verim kaybı ve olumlere yol açabilir. dolayısıyla çiftçilerin korkulu ruyasıdır.
  • kolayca soğuk algınlığıyla karıştırılabilir. düşünüldüğünden daha sık görülür. ateş şikayetiyle başvuran çocuk hastada düşünülmelidir. en azından hastanın ellerine bakmak yol göstericidir ve böylece gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmış olunur.
  • dudaklarda gorulen ucuk benzeri lezyon nedeniyle ucukla da karistirilabilecek ates yapan hastalik.
    belirtilerine ek olarak karsilastirmak isterseniz (bkz: http://cdn1.turkishny.com/…azze-eridine-scrad-1.jpg)
  • hastalar tarafından su çiçeğiyle sık karıştırılır. bu hastalığın görülme sıklığı son dönemde arttı. istanbul'da ufak çaplı bir epidemi yaşadığımızı düşünüyorum. en azından kendi hastalarımın yaşadığı kesin.
  • bu hastalik hakkinda cilgin bilgiler, manyak ayirici tani tuyolari vermek isterdim ama tek bildigim eli,ayagi ve agzi tuttugudur.

    edit: cuma gunu dermatoloji finalim var.
  • bulasici bir hastalik. ozellikle okul cocuklarinda goruldugunde cocugun doktordan iyilestigine dair rapor alana kadar evde bakilmasi , hastalik birkac cocukta gorulduyse tum velilere mektup gonderilip bildirilmesi gerekir.
  • adini sanini basimiza gelene kadar duymadigim sendrommus. doktorumuzun demesine gore hastalarin dortte birinde ates de eslik ediyor, bizde olmadi, ama en bolundan istahsizlik, en beterinden kasinti kizimin ellerini, ayaklarini, kollarini mahvetti. yaralar su cicegi ile karistirilabilir ama daha kucuk oluyor, su cicegi govde ve kafa derisinden baslarken bu hastalik govdede nerdeyse hic gorulmezmis, gecmesi icin sadece beklemek gerekli, yapilacak sey yok, semptomlarin hafiflemesi icin antihistaminik surup, losyon vb kullaniliyor,bi de agizdaki yaralara yemek yiyebilsin diye biraz uyusturacak bi ilac kullaniyoruz, midesine uc lokma girdi sonunda. hapsirik, oksuruk, opucuk vs ile bulasirmis, bes yas altinda siddetli gecermis, buyuklere bulasmazmis ya da hafif atlatilirmis.
  • bu gün acil serviste tanısını koyduğumuz hastalık. ilk kez gördüm ; tedavi semptomatik.
  • istanbulun salgını eksik olmaz, haziranda başlayan, artarak devam eden ve halen süren yeni salgınımız bu, öyle bir iki değil binlerce çocuk geçiriyor bu hastalığı, çook büyük kısmı evinde azıcık sıkıntıyla atlatıyor, azıcık bir kısmına serum takılıyor. tedavi yok, yeterli sıvı ver ve bekle durumu. ailelere bunu anlatmak zor ama.
    antihistaminikler de işe yaramaz, o da göz boyamadır. ağızdaki yaralara lidokain benzeri lokal anestetik uygulamak düşünülebilir ama yaralar taaa ebesinin dininde, tonsillerin üzerinde, zor biraz kusturmadan uygulamak o nedenle aslında bu da yemez.
    tedavi gerekmiyor (zaten antibiyotikler işe yaramıyor) ama ebeveynler inatla "bi antibiyotik vermiceniz mi yani?" diyerek günaha davet ediyor. o "yani" aslında çok şey anlatır. o antibiyotiği vermeni istiyorum, vermezsen seni adamdan saymam demektir. o antibiyotiği vermezsen ve işler kötü giderse 3 gün sonra sikerim belanı demektir.
    inadım inat vermiyorum antibiyotik. ama ne yalan diyim fena tırsıyorum, bunlardan biri olur da ilerler ise boku yedim demektir. (antibiyotik versem de ilerler ama en azından elimizden geleni yaptık bahanem olur)