şükela:  tümü | bugün soru sor
  • el bileğinde bilmemkaçyüzmilyon tane kemik parçası bulunduğu için genellikle 8-10 parça olarak kırılan hatta doğrudan ufalanmış olabilen, haliyle toplanması çok zor olan kırık türü. ameliyatı saatler sürmekte, şayet başarılı geçerse aylarca koldan çıkan dört demir telle yaşanmak zorunda kalınmaktadır. kişi ameliyattan sonra birkaç hafta parmaklarını kıpırdatamayabilir, "elimi tekrar kullanabilecek miyim?" "sakat mı kalacağım?", hele sağ el bileği söz konusu ise "bir daha çalışabilecek miyim?", "hiç yazı yazabilecek miyim?" ve "araba kullanabilecek miyim?" gibi sorular içini yer.

    yani el bileğinizi sevin, sayın, koruyun; üstüne düşmeye filan kalkmayın. el bileği candır, onu kırmayın.
  • müthiş bir ağrı ve sızıya sebep olmaktadır. bugüne kadar yaşadığım tek kırık vakasıdır. sentetik alçı ile 3 hafta gibi bir sürede kaynamıştı.
  • ön edit: tamamen benim kırığı anlatıyorum, daha hafif veya daha şiddetli geçirenler mutlaka olmuştur.

    yaklaşık 1 ay önce edinmiş olduğum kırıktır.

    çoğu ekşi sözlük yazarı/okuyucusu gibi ben de ilk fırsatta gelip buraya baktım, nedir, nasıl olur, ne kadar sürer, bileği kırık birisi nasıl yaşar, zorlukları nelerdir, nasıl bir kırıktır, kırılınca neler oluyor, kırılınca yerinde durabiliyor muyuz vs. güzel güzel açıklamalar var, fakat örneklendirme yok. ben bu konuda bilgi vermeye çalışacağım.

    efendim şimdi bunun kırıldığını cidden "çıt" sesinden anlıyoruz. duyulmaz demeyin, gerçekten duyuluyor, asıl moral bozan ve paniğe sokan da o oluyor. kola doğru hafif bir ısı geliyor, ve anında ufak bir ağrı. ne kadar kötü bir kırık olduğuna göre değişir muhtemelen, ama benimki fazla şişme/morarma göstermedi. hatta hiç morarmadı, hafif kızarıklık vardı, biraz da şişti. öyle elin yamuk durması gibi bir durumla da karşılaşmadım. açıp baktığımda herşey normal gözüküyordu, el hareketleri yaptığımda ağrı oluyordu. ağrı da gayet dayanılabilecek bir ağrıydı. ama dediğim gibi, öyle felaket bir kırık değilse.

    ben snowboard yaparken kırdım. yapılan ilk müdahele hemen orada telden bir atel takılmasıydı sabit durması için. hastaneye gittiğimde sadece röntgen çekildi, ve hiçbir düzeltme yapılmadan kolun sadece üst kısmından dümdüz bir alçıya alındı ve 3 hafta kalsın böyle sonra çıkar dendi. yurt dışında oldu bu olaylar.

    türkiye'ye gelince el cerrahisine gittim, tekrar röntgen ve bu sefer bilgisayarlı tomografi çektiler. kırılan kemik radius denen bileğin içe doğru, yani vücüdunuza bakan kısmında kalan kemiği. genelde bu kemik kırılırmış zaten. yüksek enerjili açık el üstüne düşmelerde ve yaşlılarda çok görülürmüş. gözünüzün önüne kemik getirin, bunu iki ucundan bastırın, benimki de aynı o şekil bastırılmış enerjiyle, ve iki taraftan sıkışarak birbirinini içine girerek kırılmış. yani el tarafından omuza doğru sıkıştırılarak kırılma gibi. umarım anlatabildim.

    doktor ameliyat dedi, ben sıcak bakmadım, eğerek bükerek yerine oturtturarak alçıya aldırdım. hani kırılsa yerinizde duramazsınız derler ya, kırılma acısı bu işlemdeki acının %10'udur. yatıyorsunuz, dirsekte 90 derece açı, omuz-dirsek arasından birisi tutuyor, doktor elden tutup çekiyor, büküyor, eğiyor ve siz de anırıyorsunuz.

    alçı günü ağrı oluyor biraz, ağrı kesici veriyorlar, kataflam mı ne öyle bir tane var ya, iyi geliyor o. boyun askılığı verirler, alın, en azından ilk 1 hafta bununla takılın. ilk hafta ne uykunuzdan birşey anlayacaksınız, ne hayatınızdan. oraya koysan olmuyor, buraya koysan olmuyor, her harekette ağrı vuruyor. duş almak işkence, ben alçılı kısmı jelatinle sarıyorum, tek kol yukarıda yıkayabildiğim kadar yıkıyorum.

    ilk haftadan sonra her geçen gün daha iyiye gittiğini hissetmeye başlıyorsunuz. ufak ufak kullanıyorsunuz elinizi zorlamadan. zaten hafif zorlanınca "hop birader" diyor, merak etmeyin. ilk 2 hafta kırığın kayma riski var, kayarsa bu sefer ameliyat olursun dedi benim doktor. zaten 10 günde 1, 2 haftada 1 falan kontrole çağırırlar bu durumu tespit etmek için. kayma riski zaman geçtikçe daha da azalıyor.

    kullandığınız elin bileğini kırmanız şanssızlığın şanssızlığı. yazı yazamazsınız, mouse, klavye kullanamazsınız, erkekseniz 31 konusu başka bir dert, aslında öbür ele geçmek de enteresandı, neyse, uzatmayayım bunu. diğer elinizi baya geliştiriyorsunuz ama, bu güzel bir durum (avuntu).

    1 ay sonrası; elinizi baya baya kullanıyorsunuz, önceden yapamadığınız eylemleri gerçekleştirebiliyorsunuz, hatta ben şimdiden rehabilitasyona başladım kendi çapımda, elimi yumruk yapıyorum, alçı içinde ufak ufak oynatıyorum zorlamadan. doktora dedim böyle böyle yapıyorum diye, yap dedi, alçı çıktığında daha az problem olur. benim kırık için yine; 6 hafta net alçı, işe dönüş için de belki 1 hafta da rehabilitasyon zamanı dedi.

    devam edecek..

    ----------------------

    alçı çıkartıldı bugün. gözlemlediklerim;

    ilk çıktığı anda leş gibi bir kol sizi bekliyor. deri parçaları, kararmış bir kol. çok aşırı olmasa da kötü bir koku.. ilk yaptığım şey lavaboya gidip elimi 3-4 kere yıkamak oldu zaten. nasıl bir mutluluk anlatamam size, tatlı tatlı kaşınıyor falan.

    malum, 1,5 ay dirsekten altı komple alçı ve kırığınıza göre belli bir pozisyonda kalıyor bu süre boyunca. doğal olarak esneklik gidiyor, hamlıyor kolunuz. çıkar çıkmaz bileği hareket ettirmeye çalıştım, kısıtlı hareket vardı. alçı varken yapabildiğim hareketlerle kısıtlı kaldım. yumruğu belli bir noktaya kadar rahatlıkla, o noktadan sonra biraz zorlanarak yapabildim. bilek hareketleri normalin %20-30 u kadar diyebilirim. bunun olması son derece normalmiş. şimdilik 10 gün evde egzersiz hareketleri verdi, sıcak suya sokup ısıtıp hareketleri yapıp buzlu suya koymamı söyledi. buzlu su olayı elin/bileğin şişmemesi için.

    az evvel eve geldim, youtube'a "wrist rehab exercises" yazdım, bir ton şey çıktı. onları kafama göre günde 6-7 kere tekrarlayacağım bileği çok zorlamadan. hatta linkleri de vereyim, uğraşmayın.

    egzersizler: https://www.youtube.com/watch?v=vf4_in7gnro
    anlatmalı manlatmalı: https://www.youtube.com/…tu&list=pl02a214c72d38d203

    ilk videodaki hareketler tamamen bileğin kısıtlı olduğu alanları açmak için. güzel bir video, tam ihtiyacım olan şey.

    gelişmeleri tekrar yazmaya devam edeceğim.

    ----------------------

    alçı çıktıktan 1 ay sonra;

    dayanamayıp alçı çıktıktan 4-5 gün sonra fizik tedaviye başladım ne olur ne olmaz diye. sonuç olarak onlar daha iyi biliyor bu işi bizlerden. kesinlikte tavsiye ediyorum, gidin. 10 seans gittim ben, 5 bile olsa gidin, çok farkediyor. sizin kıyamadığınız, acıyor dediğiniz bileği limitlere kadar zorlayarak açıyorlar. kendiniz evde yapsanız yine açarsınız ama sonunda 5-10 derecelik kayıp olabilir hareketlerde, bu da tatsız birşey sonuç olarak.

    şu anda bileğim eskisine oranla %95 hareket kabiliyetine sahip diyebilirim. 1 haftadır motora da binmeye başladım. çok zorlamadığım sürece ağrı-sızı olmuyor, ama ağır bir iş yaparken "buradayım" diyor yine. sanırım bu da en az 6 ay-1 sene kadar devam eder.

    daha ekleme yapmayı düşünmüyorum bu entrye, umarım okumak zorunda kalmazsınız, okursanız da umarım içinizdeki korkuyu, merakı az biraz giderebilir. geçmiş olsun.
  • amerikan futbolu antrenmanı sırasında elimin arkadaşımın kaskına çarpması sonucu yaşadığım kırık türü.
  • en sık, spor sırasında el üzerine düşme nedeniyle ve aşırı ekstansiyon hareketi ile gerçekleşir. el bileğindeki 8 kemikçikten en sık skafoid kemik kırılır. amma ve lakin skafoidin kırılması röntgen filmi ile her zaman yakalanamaz. teşhis etmek için tomografi çekmek gerekir.

    (bkz: tus bilgisi formatında entry girmek)

    bu nedenle el bileği üstüne düştünüz, röntgen çektiler birşey yok dediler, saatler içinde bilek ağrınız ve şişliğiniz arttıysa, doğru tomografi çekmeye.

    vakitlice teşhis edilemezse, kırılmış kemikler el bileğinde zamanla kalıcı hasara ve dayanılmaz ağrılara yol açacaktır. çözüm için artrodez denen ve bilek ekleminizin dondurmak zorunda kalındığı sıkıntılı bir işlemden başka çözüm bulunmamaktadır.