şükela:  tümü | bugün
  • az kalsın dahil olacağım projeydi. selçuk üniversitesi dilek sabancı devlet konservatuarı tiyatro anasanat dalı 2012 mezunuyum. hayata tutunabilmek ve sevdiğim mesleği gerçekleştirirken geçinebilmek için çok emek verdim. bilen bilir. tiyatro oyunculuğu yaparken geçinebilmek zordur, hayatını garantiye alman gerekir, ailenin durumu iyi değilse tiyatro, dizi, sinema projelerine dahil olmayı beklerken finansal anlamda sıkıntı yaşarsın. bu işlere dahil olsan da garantisi ve kalıcılığı olmadığı için kendini güvensiz hissedersin. işte ben de bu kaygıyla bir kolejde kadrolu olarak drama öğretmenliği yapmaya başladım. ilk önce tepkiliydim. bildiğim, sevdiğim işimi yaparak para kazanamadığım için... ama ne kadar keyifli bir iş olduğunu yaptıkça anlayacaktım. velhasıl sahneye çıkma tutkusu kolay yok olabilecek birşey değildir. eğitmenliğin yanında oyunculuk yapabilmenin yollarını ararsın. fakat şöyle bir ikilemde kalırsın. para kazanamadığım yapmayı en iyi becerdiğim, eğitimini aldığım bir iş(sanat) ortamında çalışmak mı? yoksa para kazandığım ama içimde hep ukte kalan başka bir iş olmasına rağmen hayatıma garantici bir şekilde devam etmemi sağlayan bir iş ortamında mı çalışmak? bakarsın eğitmenlik de tatmin etmeye başlar seni ama eksiksindir. istediğin sahneye çıkmaktır. fakat buna vakit bulamazsın. çünkü senin faturalarını ödemeni sağlayan iş tam zamanlıdır. tüm zamanını alır. para kazandırmayan ama yapmak istediğin işe vakit ayırmana izin vermez. sen mecburen yaşamak için gerekli olanları tercih edersin, ayakta kalabilmeyi... izin günlerindesindir. aynı zamanda mutlu bir yuva kurma hazırlıklarında vardır. tam bu sırada sana bir teklif gelir. bir sinema filminde yardımcı oyunculuk işi. senaryoyu bile okumadan kabul edersin. düğün hazırlıklarını, o okul dönemi boyunca beklediğin tatilini yarım bırakır çağırdıkları yere koşarsın. sebep? yüzüm tanınsın. bir sinema filminde görünmek demek, başka bir proje demek...(belki) tanınırsan eğer. iyi sinema filmlerinde oynama fırsatı doğar (menajerinin seni projelere sunabilme şansını arttırırsın). eğer tanınırsan seni farkederler ve tiyatrolarına dahil ederler. ünlü görmek için özel tiyatrolara gelir insanlar çünkü... sen bilet satan oyuncu olursun. çünkü insanlar ünlü göremediği tiyatrolara gitmeyi artık tercih etmiyor(çok az bir kitle olan bilinçli tiyatro izleyicisini tenzi ediyorum). artık malum çoğunluk belirliyor kaderimizi malesef... işte bu heveslerle herşeyini erteler işi kabul edersin. senden kostüm isterler, bakarsın istedikeleri şey gardrobunda yoktur alırsın, evini tarif edersin set çalışanı yolları bilmez, tarif ettiğin yolu anlamaz. taksi parası verir şoförün bildiği yere gidersin, sırf set ekibi seni beklemesin diye. sonra şoför senin evinin önünden geçer sete gitmek için ses edemezsin, etsen de çok geçtir artık. gider o kadar oyunculuk tekniği öğrenmene rağmen sırf manken ve güzel diye oyunculuğa başlayıp sonradan oyunculuk eğitimi alıp setlerde senden daha tecrübeli olma şansı yakalamış bir kadının yancısı rolünü oynamaya hazırlanırsın. verdikleri rol karakter değildir, rol değildir hatta konu mankenisindir. kimse seni sette önemsemez, giydiğin kostüm sana yakışmış mı bakmaz bile. oyunculuk özgüven gerektirir. sette geçirdiğin yarım saatte özgüven kalmış mı? ara ki bulasın... (hani projeydi? olay kişiselleşti) habire esas kızın(mankenin) ne giydiğiyle, ne sürdüğüyle ilgilenilir. kimse sette seni takmaz. lan dersin içinden ben bu konuma düşmek için mi okudum? keşke dersin tatilimi bırakıp gelmeseydim... sonra yine kendini telkin edersin. "hadi kızım düşürme gardını,bırak, gururunu bir kenara at, bu bir fırsat hadi" dersin. aç bilaç sette saatlerce beklemene rağmen çekersin sahneyi. akşama darbe olur. hoppaaa kim yapar darbeyi? fetö cüler kim bunlar? banane onlardan. ben mi yerleştirdim orduya, kamuya onları? yerleştirenlere, göz yumanlara ben mi oy verdim? hayır! ama yine beni etkiledi. ertesi sabah da kalan sahnem çekilecekken ülkenin karışık durumundan dolayı set ertelendi. benimle anlaşırken 17 temmuz da çekimlerini bitirmeyi planlayan film şirketi, benimle ay sonuna kadar müsait olduğumu bilerek anlaşan çok bilindik bir film şirketi set tarihini benim müsait olmayacağımı belirttiğim nikah tarihim olan 6 ağustos'a erteledi. neden benim müsait olduğumu belirttiğim 1-2-5-7-8 ağs. değil de nikah tarihim olan 6 ağustos'a ertelendi? bu davranışla emek hiçe sayılmıştır. maddi, manevi zararım hiçe sayılmıştır. istense bana uygun bir tarihte kalan sahnelerim çekilecekken, benim yerime menajerimden başka oyuncu istenmiştir. şimdi soruyorum sıfırdan, çekilmiş bir sahneyi çekmek mi daha kolay yoksa set tarihini projeye dahil olan oyuncunun uygun tarihlerine göre ayarlamak mı daha kolay? kolaylığını geçtim hangisi daha etik??? benim mağduriyetim nasıl karşılanacak. bu sadece benim değil, birçok oyuncunun başına geliyor. düştüğüm mağduriyetin hesabının sorulmasını istiyorum. kim soracak? aidatlarını ödemek zor geldiği için dahil olamadığım oyuncu sendikası mı?
  • tipik yurdum şairlerinin şiirlerinde geçebilecek sıfat tamlaması.
  • 9 eylül'de vizyona girecek olan film..
  • fragmanı hımpsslatmış film
  • 98 dakikalık vakit kaybı film. gideceğimiz esas filmin saatini kaçırınca, kadronun sağlamlığına güvenip gittik. film kocaman bir hayal kırıklığı. senaryonun basitliği, gereksiz uzatılmış sahneler, güldürmeyen saçma sapan espriler, begüm kütük'ün rol yapamaması, emre karayel'in abartılı oyunculuğu derken filmi bitirdik. çok büyük bir beklentimiz yoktu, bu kadrodan biraz güldürmelik, biraz da vakit geçirmelik film çıksa yeterliydi. fakat hiç biri yoktu. ceren moray'a ayrı bir parentez açmak gerek. doğal oyunculuğuyla filmin tek izlenir yanı oydu.
  • geçen hafta bir filmden önce fragmanını gördük, bu hafta gösterime girince gittik gördük güldük geldik. fragman dışında da komik sahneler vardı. ben gayet güldüm. evet emre karayel 1 kadın 1 erkek'in devamı gibi hissetiriyor biraz ama o ceren moray harbi iyi oyuncu hacılar. tamam belki dünyanın en zayıf kadını olabilir ama bi deri bi kemik suratıyla o mimikler ifadeler falan oluyo yani.
  • bayram münasebetiyle vakit geçsin diye bugün izlediğim film. spoiler vermeyeceğim ama sonlarına doğru ağladım biraz. insanın aşık olası geliyor filmi izleyince.
  • eğlenceli ama basit bir senaryoya sahip film. beklentiyi çok yükseltmemekte fayda var. sonlarına doğru beni de duygulandirmadi değil.
  • ilk yarısı güldürmeli, ikinci yarısı hüzünlü ve duygusal geçen film. hoş film. yalnız sonunu yeterince iyi bağlayamamışlar. sanki filmi kısa kesmişler gibi. sonunu daha iyi yazmaları gerekti diye düşünüyorum.

    ayrıca filmde şafak sezer ve oya başar ın kısa rolleri mevcut.