şükela:  tümü | bugün
20 entry daha
  • 909 yılında tunus'ta kurulan fatımi devleti, hep doğuya doğru genişleme eğiliminde olur. fatımiler nihayet 969 yılında mısır'ı da alırlar ve başkentlerini kahire'ye taşırlar. hemen ertesi yıl, dördüncü fatımi halifesi el-muiz'in emriyle şehirde bir cami yapımına başlanır. iki yıllık inşa sürecinin ardından, 972 yılında cami tamamlanır.

    aradan birkaç yıl geçtikten sonra, fatımiler bu camiyi (o günkü manası ile) üniversiteye çevirmeye karar verirler. el-ezher üniversitesi bu şekilde ortaya çıkar ve 975 yılında faaliyete geçer. ilgili kurum için "ezher" kelimesinin seçilmiş olması da şaşırtıcı değildir. zira, ezher, lakabı "zehra" olan fatıma'ya atıfta bulunur - ki baştan fatımi ismi de zaten fatıma'ya bir atıftır. (fatimi halifeler ise, "setr devresi"nden sonra yeniden ortaya çıkan imamlardır - ya da en azından meşruiyetlerini buna dayandırırlar.)

    fatımiler, (tıpkı muasırları abbasiler gibi) bilimsel çalışmalara büyük önem verdiklerinden, el-ezher'i, fıkıh, mantık, felsefe, astronomi gibi bir dizi branşta çalışmaların yapıldığı bir merkez haline getirirler. bağdat'a olduğu gibi, kahire'ye de civar bölgelerden alimler gelmeye başlar. kitaplar yazılır, çevrilir. ortaya büyük bir kütüphane çıkar.

    el-ezher'in bu ilk ömrü takriben iki asır sürer. zira, 1169 yılında eyyübiler kahire'yi ele geçirirler. bu noktadan sonra, el-ezher sünni bir öğretim kurumuna dönüşür. daha da kötüsü, şii kaynaklar, eyyübilerin el-ezher kütüphanesindeki fatımi dönemine ait eserleri ortadan kaldırdıklarını naklederler.

    kudüs'ü fethettikleri için sünni dünyada sadece övgü ile anılan eyyübilere bir de bu açıdan bakmak, dengeyi koruma adına iyi olabilir.

    ana tema:
    (bkz: islam /@derinsular)
6 entry daha