şükela:  tümü | bugün
  • iletişim yayınlarından "yaratan" adıyla çıkmış jorge luis borges kitabı. borges'in şiirlerinden ve boş boş otururken aklına gelip karaladığını düşündüğüm birer sayfalık yazılarından oluşuyor. bu kitaptan "en kişisel kitabım" şeklinde bahsetmiş borges ki katılmamak elde değil. ilk defa okuyacaklara değil ama borges'i tanıyıp zihninin çalışma şeklini daha ayrıntılı incelemek isteyenlerin okumasını tavsiye edebilirim.
  • (bkz: #24744566)

    il nome della rosa'da borges'in adı ve körlüğüne atıfta bulunulurken bu arada bu kitapta yer alan sarı bir gül adıyla çevrilmiş bir kısa öyküde de şöyle bir kısım geçmekte:

    "işte kutsal esin o anda geliyor. marino gülü görüyor, tıpkı adem'in cennette bir gül görmüş olabileceği gibi, ve sonsuzluğun söyledikleri değil gülün ta kendisi olduğunu hissediyor. düşünüyor ki gülün adını anabiliriz ya da anıştırabiliriz ama onu anlatamayız..." **

    kitapta yer alan yazıların hepsi bir çevirmen, şiirlerin de bir kısmı yine aynı çevirmen, çoğu ise başka bir çevirmen tarafından çevrilince kitapta çok usulca hissedilen bir çok seslilik olmuş fakat şahsen düz yazılardan çok şiirlerden keyif aldım sanırım, bu da benim için şaşırtıcı bir durumdu.

    "claudius, bir akşamda kral, düşlerin kralı,
    kendisinin bir düş olduğunu duyumsamadı
    bir oyuncunun sessiz bir sanatla, sahne üstünde
    onun alçaklığını oynayıp yansıttığı o güne değin."

    ***

    "ansızın aydınlandı akşam
    çünkü serpeleyen yağmur indi artık.
    inmekte ya da indi. yağmur
    hiç kuşkusuz geçmişte olan bir şey.

    yağmurun indiğini duyan anımsamıştır
    bahtın açıldığı o zamanı
    ona gül adında bir çiçek göstererek
    ve gül kızılının garip rengini.

    camları buğuyla perdeleyen o yağmur
    yitik kırlarda sevinç uyandıracak
    çardağında kara üzümlerle

    artık var olmayan o avluda. ıslak akşam vakti
    bana sesi getiriyor, sevdiğim özlediğim sesi,
    dönüp gelen babamın sesi; meğer ölmemiş."

    ***
  • ben borges'in yazdığı her şeyi çok severim, bazılarını sadece borges yazmış diye severim hatta ama şiirlerini hiç okumadım. çünkü bence çeviri imgeyi de anlamı da düşürüyor şiirde. ama bu kitapta bir yazı var, everything and nothing diye. sanki çok güzel bir şiir okumuşum o şiiri de borges yazmış gibi. bilmem anlatabiliyor muyum?

    "tanrı gürleyerek şöyle yanıtlıyor: "ben de ben değilim sevgili shakespeare, ben de dünyayı senin yapıtını hayal ettiğin gibi hayal ettim, düşlerimde seni de biçimlendirdim, ve sen de benim gibi birçok kişisin ve hiç kimsesin""