şükela:  tümü | bugün
  • filipinler'de tatil beldesi.
    el nido gezi notları
  • masmavi lagoonlarda yuzebileceginiz, issiz adalarda uc bes gun konaklamali survivorvari tekne turlari yapip (ben ordayken israil survivor cekimleri burada yapiliyordu) dunyanin en iyi plajlarindan secilmis nacpan beach'te agziniz kulaklarinizda buz gibi biranizi yudumlarken dunyanin dort bir yanindan muhtesem arkadaslar edinebileceginiz dunya uzerindeki cennet. eger yolunuz filipinlere duserse napip edip bu kucuk kasabayi ve cevresindeki inanilmaz takim adalari ziyaret ediniz. kelimeler ve fotograflar anlatmaya yetmiyor cunku.
  • acayip nemli, ozellikle yagmur falan yagdiysa ya da yagacaksa nemden nefes almayi guclestirecek kadar garip bir iklimi olan adaciklar toplulugu. (bkz: sicak degil de nem nem)
    tamam doga falan muthis de, bir kere kesinlikle temiz degil. gecelik 30-40 euro verdiginiz otellerde banyoda suyun akmamasi, carsaflarda leke olmasi falan cok olagan. ada halki boyle seylere pek takilmiyor*.
    musluk falan luks, legende bulasik yikandigini cok gordum. iste bunlari ust uste koyup yemekleri falan nasil hazirladiklarini hayal edince, benim gibi sadece meyveyle beslenebilirsiniz. meyveler muthis ama. ananas, papaya, muz ve sari karpuz.
    genel gecim kaynagi turizm olsa da, adanin kuzeyindeki sahil ve selalere giderken, okuzle cift suren ciftciler, zayifliktan olecek gibi duran inekler falan gordum. ada halkinin karakterine biraz sonra deginecegim ama ineklerin ve ozellikle kopeklerin zayifligi zaten bir seyler anlatiyor. abartmiyorum, adalar, sahiller acliktan olmek uzere olan kopeklerle dolu. bizde olsa, restorandan biseyden artik falan ne bulursa insanlar o kopekleri beslerdi. en kotu uyutulur falan o sekilde aci cekmelerine izin verilmezdi.
    olumsuz baslayip, guzelliklere deginmeden olmaz. doga muthis, tek kelimeyle muthis. adalar, sakli goller, sahiller, renk renk baliklar, bembeyaz kumlar, palmiyeler, hele o suyun rengi.. masmavi, tertemiz.
    dedigim gibi adanin gecim kaynagi turizm, her yerde tur duzenleyen yerliler dolu. yoldan falan cevirip size tur satmaya calisiyorlar. genel turlar 1000 peso (20 euro civari) ama yuksek soyluyorlar, pazarlik etmek lazim. ben viewdeck diye bir otelde kaldim ve otel sahibinin ayarladigi iki tura katildim. a ve c. turlar a-b-c-d seklinde. a'ya genelde adaya gelen herkes gidiyor, big lagoon, small lagoon gibi en meshur yerler bu turda. birkac da hayal gibi sahil var. sonra en cok tercih edilen c hep sahil, daha az kalabalik ve eglenceli. uc farkli acayip guzel yerde snorkeling yapip baliklari, deniz yildizlarini, sansliysaniz deniz kaplumbagalarini izleyebiliyorsunuz. bunu demisken belirteyim, eger meraklisiysaniz iyi bir sualti kamerasiyla gidin. meraklisi degilseniz de bulun bi kamera, cok cok guzel cunku. basta mercanlar, dalgalar, kayalar falan korksam da sonunda snorkeling benim en sevdigim aktivite oldu. bir ara "yurumekten cok yuzdum, yemek yemekten cok snorkeling yaptim" diye espri yapiyordum. b ve d daha az terci edilse de snake island, cadlao lagoon gibi acayip guzel yerler var bu turlarda da. acayip yorucu oluyor ama vakit olursa hepsine gidilebilir. ben snake island'i goremesem de sonraki gun turk dalgiclarla katildigim turda cadlao lagoon'a gitme firsatim oldu, gercekten cok guzel.
    efenim turk dalgic demisken azicik reklam da yapalim, eger dalis vs. ilginizi cekiyorsa sinan isimli balikesirli bir beyefendi dream divers diye dalis okulu mu merkezi mi denir artik bilemedim bir dukkan acmis, gidin kendisini gorun. mekan calvan beach resort'a yakin, kendisinin deyimiyle adada kime sorsaniz gosterir. eger onumuzdeki aylarda giderseniz, annesi tahire hanim'la da tanisma firsati bulursunuz ki, kendisi tanidigim en hanimefendi insanlardan biri, ilgi alanlari sualti fotografciligindan, game of thrones'a cok genis, alisilmisin disinda bir anne profili. ayrica diger turk dalis ogretmeni ceyhun'a da selam soylersiniz. "naber coskun gorunumlu ceyhun" diyin, o anlar*.
    yagmur yagarsa turlar iptal oluyor, ama adada yapacak bir suru sey var. bir kere selaler var, nacpan var, ben cok begenmesem de milletin piyasa yapmaya gittigi las cabanas sahili var. las cabanas kasabaya cok yakin, o yuzden kalabalik ve insaat dolu. gidecekseniz bir aksamustu ya da sabah erken iki saat gidip gorebilirsiniz. ama aksamustu gidin, cunku millet orda gunbatiminin hastasi. guzel yani, ben de begendim. nacpan, ulasimi biraz daha guc, ama cok cok daha guzel bir sahil. adanin genel ulasim araci olan tricycle'lar 1000 peso civarina, once yol uzerindeki selaler, sonra nacpan seklinde tum gun sizi gezdirebiliyor. biraz garip bir sistem, siz orda yuzerken, adam tricycle'in icinde yatiyor, ya da diger yerli tricycle soforleriyle takiliyor falan.
    neyse sahil, deniz orda muthis. o terkedilmis adada olma hissini insanlardan biraz uzaklasip sahilin ucuna yuruyerek yasayabiliyorsunuz. gerci orda yasayan yerlilerden bana coconut satmaya calisan aileden, baba elinde coconut'i kestigi palaya benzer seyle, "husband?" diye sorunca, korkuyla sahili isaret edip, hizli hizli coconut'i ictikten sonra arkama bakmadan uzaklastim ama*, o sonsuz sahilde yalniz olma hissi guzeldi sonuc olarak.
    bilen bilir, benim hep hayalimdir bulutlu bir gunde bembeyaz kumlu sahilde yatip kitap okumak, onu gerceklestirmis oldum.
    selaler ayri guzel. biri her turistin gittigi selale, ona kesin gidersiniz zaten de, digeri bucalalacow mu ne oyle bir sey, o da cok guzel, ona da gitmek lazim. yarim saatlik yuruyusten sonra ulasabiliyorsunuz bu selalere, ki bence en guzel kisimlardan biriydi. nem ve tirmanistan dolayi biraz zorlu olsa da, adanin bitki ortusunu, yerlisini, inegini yakindan gorup inceleme firsatiniz oluyor. zaten sonucta ulasinca selalerde yuzulebiliyor da, o acidan deger. bir de 2 saat yuruyusten sonra ulasilan bir selale varmis ama benim rehber usendi, oraya gidemedim*. selale cok farkli degildi muhtemelen de hike biraz icimde kaldi. dedigim gibi orman, agaclar en az deniz kadar guzel. eger selale bana kalsin, tek tadini cikarayim diyorsaniz biraz erken kalkip 9-10 gibi gidin, turistlerin cogu aksamdan icip ettigi icin o kadar erken gelemiyor, bombos oluyor. yeri gelmisken, parti falan seviyorsaniz boracay'a gidin, el nido'da ne isiniz var diyecegim ama el nido'da da kendi capinda partiler, eglenceler oluyor.
    bir de canopy walk var, yarim saat kadar suren bir tirmanistan sonra adaya yukardan bakma firsatiniz oluyor. onceden cok daha yuksek bir kayaya tirmaniliyormus ama bir turist dusup komalik olduktan sonra o yasaklanmis. simdiki guvenli, iplerle bagliyorlar, kask falan veriyorlar. iste filipinler'de ne kadar guvenli olabilirse. bence degisik, guzel bir aktivite. bir sabah turdan once yapilabilir. 8'de basliyor.
    simdi gelelim benim acimdan en can sikici kismina. adaya ulasim biraz sikintili. direk ucak var manila ve cebu'dan ama biraz pahali. ya da benim gibi yanlis tarihe alirsaniz bileti.. isler cok sacma bir durum alabiliyor. kendinizi bir aksamustu kalacak yeriniz olmadan, adadan nasil ayrilacaginizi bilmeden, peso'lariniz bitmis, para ceviremez halde soverken bulabiliyorsunuz. diger alternatif minivan ile bes saatlik, acayip yorucu bir yolculuktan sonra puerto princessa'ya gidip ordan manila veya cebu'ya ucak bulmak. ucuslar kesinlikle gecikiyor, oyle bes on dakika degil en az bir saat gecikiyor. eger sonra connecting flight'iniz varsa, bunu goz onunde bulundurun, yoksa cok cok cok stresli oluyor. bas bas bagiriyorsunuz ama kimsenin umrunda degil. calisanlar, yerliler o kadar alismis ki bu duruma.. diger bir konu da internet cok yavas adada, 95'ten kalma gibi bilgisayarla, kohne bir internet kafede yeni ucus alana kadar omrumden omur gitti.
    peso'nuz yoksa -bakin paraniz demiyorum, peso'nuz, euro falan umurlarinda degil ada halkinin ve money exchange buyuk problem, ozellikle belli bir saatten sonra- ada halki cok kabalasabiliyor. o yardimsever, agzindan sir-ma'm dusmeyen kavruk insanlarin bir anda umursamayan gercek yuzunu goruyorsunuz. e tabi ne bekliyordun diyeceksiniz de, benim o durumdaki caresizligimi dusununce daha anlayisli bir tutum bekliyordum sanirim, en azindan havaalani personelinden. gercekten tek umurlarinda olan sizin onlara vereceginiz peso, bu kadar. gitmeden once her seyi cok iyi planlayin, kendinizi o paragoz insanlarin insafina birakmayin. gulen eden, kibar hallerine de guvenmeyin. hatta paranizi da buyuk sehirlerden ya da havalanlarindan birinde cevirip gidin. cok cevirmeyin, ben otel haric 150 euro ile 6 gun turlara gidip, en luks yerlerde yiyip icerek mis gibi yasadim.
    sonuc olarak benim icin acayip bir macera oldu. daha yasadiklarimin yarisini yazmadim. ishal olmam, tur sirasinda regl olmam, kan kokusunu alip beni her yere takip eden kucuk beyaz balik surusu ve benim yusuf yusuf hallerim, secret lagoon'a girmeye calisirken ayak parmagimi kayalarin arasina sikistirip incitmem, bacaklarimda curukler, mercan kesikleri falan.. yani bunlar hep olagan seyler adada. dusununce harbiden ustteki arkadasin da dedigi gibi tam bir survivor. sahilde yatayim tarzi bir tatil istiyorsaniz, bu o degil. oyle de yapilabilir tabi ama guzelliklerin cogunu kacirirsiniz.