şükela:  tümü | bugün
  • tembel bu insanlar...buranın insanı tembel..evet hijyen yok pıs kokan insanların yeri
  • üsteki yazarın, kimin çükünü kaldırmak için götünü yaladığını merak ettiğim şehirdir.
  • kabul edelim artık. bu şehirde gerçek anlamda ortam diyebileceğimiz bir yer yok.

    aşırı derece de sıkıcı bir şehir.

    kültürü desen o da yok.

    buraya geri geldiğime o kadar pişmanım da işte el mahkum...
  • 4 sene yaşayıp 2007’de ayrıldığım, bir sonraki işimde “doğuya bir daha gitmem batıda hangi şehir derseniz gidebilirim” şartını koyduğum, bekara ev vermeyen, dedikodunun kralının döndüğü, antisosyal bir şehir işte ne bekliyorsun.

    (bkz: vali olarak bile yaşanmayacak şehirler)
  • ne kadar çok sevsem de harput'ta yer alan binlerce yıllık tarihi eserlere sprey boyalarla aşkını kazımış,salak saçma figürler çizmiş beyinsizleride bünyesinde barındıran memleketim.yaklaşık 100 yıl öncesine ait fotograflarda yer alan harput'a ait mahallelerden eser kalmamış.kısacası memleketim el birliğiyle tarihine sahip çıkamamış.
    tarihi cimşit hamamı bir lokantanın sınırları içinde kalmış.dikkatli bakmayınca hamamın girişi belli olmuyor daha doğrusu hamam olduğu bile belli olmuyor,silüeti yok edilmiş.bu ne hadsizliktir?
  • diyarbakırlılar, bingöllüler, tuncelililer ve hatrı sayılır miktarda ki suriyeliler tarafında işgal edilmekte olan canım memleketim.

    eskiler bilir bir adam elazığlıyım dendi mi ondan asla referans sorulmazmış. elazığlıyım dediğiniz anda kimse size başka hiçbir şey sormadan emanet edilmesi en kritik görev ya da emanet neyse sorgusuz sualsiz size verilir. bu büyük bir sorumluluktur. atalarımızın dedelerimizin adamlıklarıyla ün saldıkları bir emaneti sırtlanmanın ağırlığının farkında olmaktır gakgoş olmak.

    fakat ilk satırda saydığım kesimlerin şehrin kültürel dokusuna yaptığı onarılamaz sebeplerden ötürü birçok yabancı elazığa geldiklerinde yanlış izlenimler edinebiliyorlar.

    ayrıca elazığ insanı okumayı seven bir millettir yerlileri hep okuyup büyük şehirlere gittikleri için malesef artık elazığ'da yerli elazığlı bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bir şey.
  • mikro-milliyetçiliğin had safhada olduğu şehir. 21. yüzyıldayız, memleket güzellemelerine fazla da kafa yormamak lazım. ortalama bir anadolu şehri sonuçta, övmek ya da yermek odukça gereksiz. *
  • (bkz: hayallerde yaşıyor bazı ibneler)

    tabi arkadaş kesin öyledir, elazığlıyım dendi mi referans sorulmazmış. hatta tsk’da halen geçerliymiş. kaynak boşaltım organım.

    birinin buna inanması kötü, gerçekten böyle bir şeyin olma ihtimali daha da kötü. o senin dediğin zamanında ağar’ın adamlarına uygulanan torpildir.
  • nüfusu yüzde 70'leri aşacak şekilde kürt (zaza) olan türk milliyetçisi şehir.
  • 18 ay askerliğimin, 15 ayını geçirdiğim güzel il. doğunun paris’i derlerdi inanmazdım.

    şehre ilk indiğimde yemek yediğim lokanta asker olduğum için ücret almamıştı.

    kovanağzı, kovancılar, arıcak, ağın kısmına ilerlediğiniz zaman işin rengi biraz değişiyor ama “maden” ve “mavi göl” tarafında güzel bir gün batımı yaşıyorsunuz.

    sevdiğim bir il bir daha gitme fırsatım olsa yine giderim.

    edit: “ harput” burdan bahsetmeyi unuttum, burada tam anlamı ile bir tarih yatar gidilesi gezilesi bir yer. bölgede (bkz: arap baba) türbesi bulunur ki gözlerinize inanamazsınız. türbeye girdiğiniz de ( çok dar ve küçük bir kapıdan eğilerek girersiniz) erkeklerin meftaya bakmasına izin verilir fakat kadınlar bakamaz. ve rivayet odur ki türbeyi ziyaret eden ölmeden önce bir kez daha mutlaka ziyarette bulunur.