şükela:  tümü | bugün
15 entry daha
  • eski türkçe elçe sözcüğünden gelip, kökte el ile ilintili olmalı. bakındım da, arapça köklü çıkmadığına şaşırdım. evet el ile ilgili, eski türkçe köklü. yalnız bu el il gibi de. yani devlet, barış anlamında el. elçi elden yapım ekiyle devlet adamı anlamını verecek sekilde kurulmuş. nişanyan bulmuş, uygurca maniheist metinlerde "tarkan tigitler ilçi bilgeler" deniyormuş ki yaklaşık çevirisi "beyler prensler devlet adamları vezirler" olsun.

    gene nişanyan nüansa ve ayrıntıya giriyor. elçi, sefir anlamındaki elçin/ilçin için moğolcadan gelme olasılığı sunuyor. türkiye türkçesi için beklenen, uygun olan form ilci iken arkaik formla ilçin denmesi devlet katında tutuculuk işareti veya moğolca alıntı belirtisi olabilirmiş. elçinin moğolca varyant olduğundan emin.

    ayrıca (tanrısal) haberci, ulak, elçi anlamından türeyen melek için (bkz: melek/@ibisile).

    [(...) ninovalılar yahudi değildir. tanrı'nın sözünü taşıyan öbür elçilerden değişik olarak yunus'un kendi halkına değil, yabancılara seslenmesi istenmiştir. (...)
    "kalk, ninova'ya git," der tanrı yunus'a. ninova doğudadır. yunus hemen batıya, tarşis'e gider (tartessus, ispanya'nın en ucunda). kaçmakla kalmaz, bilinen dünyanın en ucuna kadar gider.] paul auster - the invention of solitude

    (bkz: görücü), dünürcü, kıhya
3 entry daha