şükela:  tümü | bugün
  • eski bursa barosu başkanı ve eski dsp milletvekili ali arabacı'nın kızı, şeker insan... arabacı evlenmeden önceki soyadıydı. şimdikini hatırlamam an itibarıyla mümkün olamadı.
  • osmanlı arşivlerinin durumunu/ dumurunu, mezar taşı odaklı osmanlıca tartışmalarının başlamasından çok evvel, @elcinarabaci kullanıcı adıyla twitter adresinden bildirmeye başlamış olan tarihçi. "başbakanlık osmanlı arşivi kağıthane deresi yatağına toki tarafından inşa edilmiştir. arşivin önündeki otoyoldan dere akıyor şu an" yazdığı twit'i 2 haziran 2014 tarihlidir misal. arşivlerin ahvali üzerine düzenli ve içerden bilgi için takip edilmesinde fayda var.
  • 19. yy'da bursa'da sanayileşme çalışan emek tarihçisi. doktorasını georgetown üniversitesi'nde yapmaktadır ama halihazırda bir takım talihsizlikler silsilesi yüzünden türkiye semalarında arz-ı endam etmektedir.

    bunun haricinde, bursalı, muhacir, hamarat, gurme şef ve osmanlı arşivlerinin yılmaz fedaisi.
  • kendilerini mukaddes osmanlının kadirşinas torunları olarak tanıtan birtakım eblehler, osmanlı arşivlerinin dere yatağına taşınıp, eski arşiv binasının otel yapılmasına kılıf ararken; bu arkadaş osmanlı arşivinin nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını münasip lisanla izahata çalışmaktadır.
  • hakkında ninesinin taaa evlenmeden önceki zamanlardan kalma bir entry girildiğinden, orada da zaten kendisinden çok babası hakkında bilgiler bulunduğundan yakınan kişi, haklıdır. sosyal medyada bu tanımı görünce "o ilk entry'yi giren kesin benimdir" diye düşünüp açtım, haklı çıktım. üstelik kendisini babası üzerinden tanımladığımı görüp cidden hayıflandım, tarafımdan yapılan kendisine haksızlıktır. zira elçin arabacı özellikle osmanlı arşivlerinin içine düştüğü fena halde nemli durum üzerine bir bilim insanı hassasiyeti ve sorumluluğu ile eğiliyor, dere yatağına inşa edilen yeni arşiv binasındaki osmanlı belgelerinin maruz kaldığı durumu bıkmadan, usanmadan üstelik bir akademisyen olarak günün siyasi şartlarında kendisine yönelebilecek her türlü olası "resmi" tepkiye aldırmadan gündeme getiriyor ki bu durum fazlasıyla takdire şâyandır.
  • hazirlik ve ortaokulda arka siramda otururken severek izlerdik kendisini. daha sonralari disiplinli ve bilincli aileler tarafindan yetistirilen zeki ogrencilerin sinifina gecmisti. hala izliyoruz. dogrudan sasmayan, iyi aile terbiyesi almis, vicdan sahibi, disiplinli, zeki, multifunctional insan. ailecek takipcisiyiz. biraz daha sabrederse oglumuza istemeye gidebiliriz kendisini. umarim bugun de basina bisey gelmez diyerek aciyorum hergun fb'sini. burasi dogru soyleyenin koyden kovuldugu memleket neticede.
  • aşık olduğum kadındır, facebook arkadaşımdı;paylaştıklarıyla ayrı bir sempatim vardı, türkiye'de işçi sınıfı tarihi kitabına yazdığı bölümle kalbime girdi, osmanlı imparatorluğunda işçi sınıfının tarihi konferansı ile iyiden iyiye kendine aşık etti. ıstesin yarım bıraktığı doktora tezini bitireyim, konferansta ters düştüğü baba-oğulu rencide edeyim, beton bursa'yı yeniden yeşil bursa yapayım. gençliğimi yollarına sereyim. katalitik sobanın üzerinden kendimi atlamakla tehdit ettiğim yaştan beri hiçbir kadın beni bu kadar intihara yaklaştırmamıştı. tamam sakinim.
    not: sevgili sözlük entry elçin arabacı tarafından görülmüş,utançla karışık musmutluyum. ama aşırı hassas feminist arkadaşın "taciz" imalı yorumu üzdü. olsun yine de musmutluyum.
  • kendisi hakkında iki izlenimim var: 1)hiç uyumuyor ama hiç. haber ajanslarından hallice sürekli gündemi takip ediyor, paylaşıyor, yorumluyor. 2) benjamin button'ın kadın hali. 2008'de çekildiğini iddia ettiği fotoğraflarıyla şu dönemdeki fotoğrafları arasında 15 yaş falan var. ama 15 yıl geriye akmış sanki.

    mizah şov editi: bu saydıklarım beni şu noktaya götürdü: böyle bir insan yok aslında. bir grup arkadaşın yarattığı ve oynadığı bir karakter kendisi. bu şekilde sürekli haber paylaşıyor, "uyumuyor bu kadın" diye düşünmemizi sağlıyor. diğer yandan, şuanda 80 yaşına merdiven dayamış bir kadının fotoğraf albümünden aşırdığı fotoğraflarla, "her geçen gün gençleşiyorum" dedirtmek için yeniden eskiye doğru fotoğraf upload ediyor.

    büyük oyunu yine bozdum.

    edit: şu yazıda entrynin bir bölümünü alıntılayıp, nick belirtmeden kullanmış yazar. ayıp arkadaşlar, kolektif bir çalışmanın içinden bir makaleye atıf yaptığınız zaman sadece kitabın adını mı yazıyorsunuz?
  • 8 yorumdan tek şaibeli yorum yapanı asmak da sanırım akademik gelişmişlik düzeyiyle alakalı.
    kendisini üzmek istemedim. ama eleştiriye de açık olmalı insan. yıldız ecevitle ilgili de olumsuz bi yorum dahi yapmamışken onu bile hocamıza olumsuz yorum olarak algılayan akademisyenler var. gerçekten bravo size.
    sene 2010.ocak ayı. fatih altaylı murat bardakçıyla program yaparken inci sözlük programı trollüyor. alo fatih de bir söylev çekiyor. kimsiniz siz. delikanlıysanız adınızla yazın diyerek o çok bağımsız gazetecilik örneğinin ilk emarelerini veriyor. biz mi? biz sadece haberin linkini paylaşırız.
    #60084500
    mesaj atan arkadaşlara teşekkürler..
  • kendisi üzerinden "kıskançlık, elde edememe, ulaşamadığına pis deme, sosyal medya sosyolojik değerlendirmesi yapma gibi kendi-kendini-tatmin" (beni bu diyarda kimse duymeyor bari güzel-akıllı-bilgili kadına sataşayım da biraz ilgi çekeyim) nesnesi haline getirildiğini görüp çok üzüldüğüm kişidir. bilim yapmak ve akıllı laflar etmek için palahniuk karakteri gibi tüfekle çenesini mi uçurması gerek, önce bi güzelliğini mi yok etmesi gerek ki senin "sarı saçlı ya salaktır salak" kadın düşmanı yorumuna uymasın? gibi soruların aklımda tekrar yer almasına yol açan gereksiz yer kaplayan yorumlara hedef olmuş insandır. kadın güzel arkadaş, n'apsın? akıllı, n'apsın? biliyor, bilmesin mi? bilmese bilmiyor olur.

    te allam ya.
    işte kadın olmanın kaçılamaz ağırlığı ve sürekli maruz kalınan mizojeni adlı episodun tekrar tekrar tekrarlandığını ve kendini bilirkişi ilan eden erkek ya da erkek bakşını yeniden üreten kadın tarafından ne kadar büyük tacize uğradığımızın önemli örneklerinden biridir, sayın elçin hocamız.