şükela:  tümü | bugün
  • çok şık bir kitap kapağı tasarımıyla, 10 eylül 2009 tarihinde, kitapçı raflarında boy gösterecek on yeni hikâyeli murathan mungan kitabı..
  • eldivenler'i biliyor ve bekliyorduk/bekliyordum. (bkz: elli parça) kitaptaki diğer öyküler şunlar:
    ansızın her şey
    kaset
    yaz gibisi var mı?
    kötü adamla kötü kadının aşkı üzerine küçük bir film
    krepen'in duvarı
    ıslık
    çarpışma
    tabut
    geçici kesinlikler

    bitmedi henüz. tadı damağımdayken,hala aklımda murathan mungan'ın sözcükleri dönenirken yazayım istedim. bitirince sindirmek uzun sürüyor.
  • kapağına ve krepen'in duvarı öyküsüne resmen çarpıldığım güzel hikaye kitabı. edinmeniz tavsiye edilir.
  • murathan mungan'ın kelimelere hakimiyetinden, merak uyandıran üslubundan, keyifli dilinden nasibini almış kitap. ancak, mungan'ın okunabilirlik sağlayan olay örgüsünü, eldivenler hikayeler için yine zayıf bıraktığını da aynı şekilde vurgulamak lazım. bilemiyorum; çalışkanlığından şüphem yok ama murathan mungan bir hikayeci gibi gelmiyor bana. vasat mı kitap? hayır. ama şairliği ile hayatla, insanla, ruhla, bedenle adeta dalgasını geçen; türkçe dilinin en güzel şiirlerine imza atmış bir insan, neden inatla ortalamanın biraz üzerinde olmayı tercih eder işte onu anlayamıyorum.
  • olağanüstü bir kitap. eşcinsellerin bile kendilerinin bazen başına gelen "istemsiz nefret" durumunu eşcinsel olmayan ve "erkek, erkektir; kadın, kadındır" anlayışıyla büyüyen insanların hissiyatından muhteşem bir şekilde anlatan, eşcinsel olmayan bir insanın kendine aşık olan eşcinsel birine yaşattığı acılar, kapalı bir kutu olan sıradışı bir adamın karısının kollarında çaresizce ağlaması gibi durumları şaşkınlıkla okutturan kitap. bunların çoğu başka lisanlarda tek kelime ile ifade ediliyor belki de, ama hiç kimse tam olarak anlamını bilmiyor bunların. murathan mungan o mükemmel kelime örgüsüyle bu "boğaz düğümlerini" "şak" diye yerleştiriyor insana.
  • hikayeleri okurken okuyucuda altını çizerek okuma isteği uyandıran kitap. hikayelerin birinde, "istediğin kadar adım say hücrende ancak günün geldiğinde dışarı çıkabilirsin" diyerek murathan mungan ifadesiyle mapushane ile aşk benzetmesi yapmıştır.
  • şiirlerini, romanlarını, oyunlarını, denemelerini seven birisi için tam bir hayalkırıklığıdır. belli bir olgunluğa erişmiş ve isim yapmış sanatçıların, aslında iyi olmayan ama hafifletilerek "erken dönem eserleri" diye etiketlenen çalışmalarına benzeyen, derinliği olmayan, olay örgüsü zayıf hikayalerden oluşan bir kitap.hayli kabarık iyi bir külliyatı olan yazardan ben beklemezdim.
  • en buyuk hayrani degilim, ama beni hikaye okuyabildigime ikna eden ilk ve tek yazar murathan. baska yazardan i ih, satin almiyorum dahi.

    eldivenler hikayesi, burclara inanci zeusa olanla esdeger olan bana dahi acip da burc ozelliklerini okuttu.
  • murathan mungan 'a kavuşma, onun edebiyatıyla buluşma anlamına gelen, güzel bir kitap kapağına sahip nadide eser.
  • diğerlerine kıyasla o kadar da sevemediğim mungan kitabı oldu. ben mi değiştim yanlış zaman mı bilemedim ama çiğ geldi.
    öykülerden bir tek çarpışma'yı biraz beğendim.
    geri kalanını sıradan buldum. hele sonuncu öykü liseli öyküsü gibi olmuş. hafif bir hayal kırıklığı kaldı...