şükela:  tümü | bugün
  • kısaca e-spor diye nitelendirilen ülkemiz dışında çok önem verilen, online oyunlar üzerine kurulu bir spor dalı. spor dalı diyorum çünkü bunu 2020 olimpiyatlarına taşımak istiyorlarmış, dünyada profesyönel olarak ligleri olan oyunlar inanılmaz popüler, starcraft, league of legends, fifa ve counter-strike bunlardan başlıcaları, en son league of legends dünya şampiyonasını 8 milyon kişi izledi, sayı sanırım ne kadar önemli olduğunu kanıtlar nitelikte.
    ülkemizde gelişmemesinin nedeni de bilindik mevzular, hayat telaşesi derken insanlar odaklanamıyor, paran kesinlikle olması gerek, bir sürü oyuncu tanıyorum iş, güç yüzünden emekli olmuş ki bu insanlar devam ettirseydi başarılı olacakları kesin insanlardı.
    bir diğer nedeni sponsor destekleri, inanılmaz az, şu anda türkiyede sponsor olan bilindik iki firma var, biri kaspersky diğeri de kingston bunlar da türkiyenin en köklü takımları dark passage ve hwa takımlarının sponsorları.
    yurt dışında "gaming house" dedikleri nane mevcut, adamlara ev sağlıyor sponsor destekleri, sabah akşam antrenman, stream yaparak geçiyorlar, stream yapıp para kazanıyorlar ki senin benim 3 5 ayda kazanamayacağımız rakamlar bunlar.
    bizim ülkemizde oyun oynayan insanı aşağılamak, işsiz olarak görmek adet olduğundan gelişmesi de çok zor görünüyor.
  • üyeleri 16 yaşında olmayan na'vi oyuncularının, sayesinde dota 2 turnuvasından 1 milyon $ kaldırdığı spor.
  • (bkz: ea sports)
  • counter strike, dota, leauge of legends gibi oyunları içine alır. ayrıca e-spor olması için herkesin oyunda eşit olması gerekir. bu da battlefield, call of duty gibi oyunları e-spor yapmaz.
  • (bkz: koşu bandı)
  • vardır, gerçektir. rahatsız olan "öyle şey mi olur aq" desin.

    spor kavramı illaki atletik sporları içerecek değildir. stratejik düşünme gerektiren oyunlar da spor olarak değerlendirilir. el-göz koordinasyonu da var bu işin içinde. bilardoyu, briç'i, satranç'ı, go'yu, spor olarak tanımlıyor uluslararası spor federasyonları birliği.

    dota maçları gibi, starcraft maçları gibi, hatta wow'daki wsg'ler gibi aktivitelerin strateji, kurnazlık, el-göz koordinasyonu, taktik, anlık karar verme, kendinin farkında olma, rakibinin farkında olma, yüksek dikkat gibi özellikler gerektirmediğine inanıyorsanız bu oyunların mekaniğini çözememişsiniz demektir.

    spor dediğimiz kavram bu tarz aktiviteleri insanları ve insanlığı geliştirecek şekilde kullanmaksa, rakibin potansiyel strateji ve taktiklerini analiz edip, kendi opsiyonları olan strateji ve taktiklere hakim olup davranış patternleri gözlemlemek, bu analizler üzerinden yol haritaları çizmek, her saniye güncellenen bir şekilde bu equilibriumları tarayıp buna uygun strateji ve taktik belirlemek, daha sonra koordinasyonla bunu uygulamaya koymak girmiyorsa spor kavramı içine, ne giriyor bilmiyorum. illa "vicuut, vicuuut, vicuaaart" diye bir şey yapmak zorunlu değil "spor yapıyor" olmak için.

    ha, birileri bunu takıntı haline getirmiş olabilir, kendi sorunları. akşama kadar satranç oynayan adam da takıntılı-sağlıksız bir şey yapıyordur ama spor yapıyor olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    bu oyunları oynayan herkes amatör bir şekilde bu sporla ilgileniyor esasen, halı saha maçına gitmekten gerçekten hiçbir farkı yok. sadece fiziksel aktivite sporun içinde daha az.
  • diyotlarla ve kondansatörle yapılacaktır.
  • işsiz güçsüz gençlerin veya zengin veletlerin biz oyun oynuyoruz ve para kazanıyoruz diyerek kendilerini avuttukları lale.
  • ülkemizde profesyonel anlamda bir yere varamayacak spor. "bilgisayar başında spor mu olur amına koyim" görüşü ağır basıyor. dürüst olmam gerekirse ben de bu zihniyetteyim. e-spor klasmanında değerlendirilen oyunları da fırsat buldukça oynuyorum. fakat hobi olarak yapıyorum, spor olarak değil. şöyle ki; nba'de top sektirmiyorum, pota gördüğümde iki tane sallıyorum.

    işin tehlikesinden bahsedecek olursam ağaç yaşken eğilir prensibi bu spor dalında ters tepiyor. çocukların becerileri büyük oranda yetersiz kalacaktır bir kere. haydi çok genç yaşta aldın yanına eğittin, inciğini cinciğini öğrettin. sonra? yılda bir düzenlenen turnuvalar için kim sana olanak sağlayacak? lig dediğin zaten oyun içinde var olan bir sınıflandırma, harici bir yerel lig düzenlenmen de olası değil. onu geçtim dünyanın hiçbir yerinde küçük yaştaki çocukların bilgisayar başında uzun süre tutulması hoş karşılanmaz. çatlak sesler, muhalif savlar sürekli çıkacak.

    şöyle de bir durum var. profesyonelleşme adımları atıp gerekli alt yapıyı sağlarsın. belirli sayıda insanı yetiştirmeye başlarsın. bu insanların içinde olmayanlar da kendi imkanlarıyla bunu yapmayı dener. ancak maalesef oyun içeriği küçük yaş grupları için hiç uygun değil. fizyolojik sağlığı geçtim, psikolojik olarak da elverişsiz bir ortam hakim. ben bu yaşımda oyun oynarken akıl sağlığımı yitiriyorum. mesele sadece küfür olarak algılanmasın. sokakta top oynayan çocuklar da sayıp sövüyor. bu oyunlarda -moba türü için konuşuyorum- oyuncuya müdahale etme konumunda değilsin. sokakta, salonda oynarken mızmızlık yapanı çıkarırsın. burada bilinçli feeder'a denk gelirsin, bir şey yapamazsın. daha neler neler.

    özetleyeyim. bu işe yatırım yapan, önem veren ekiplere aldanıp spor kategorisinde iyi yerlere geleceği sanrısına kapılmayın. lisansınızı alın, çerçeveletip duvara asın. fazla bir şey beklemeyin. 30 yıl sonra bu entryi yeme dileklerime. esen kalın.