şükela:  tümü | bugün
  • bazı insanlarda, ilginç bir alışkanlık mı gayri ihtiyari bir hareket mi bilinmez, olan bir alışkanlıktır. duvar kenarından yuruken elini duvara surterek kimi zaman cizgi cizerek yapılan bir davranıştır.

    çocukluktan kalan bir alışkanlık tezi ile açıklanmak istense de, çocukluktaki bir çok alışkanlıgın kaybolması, yok olması anti tezi ile çürüyecektir.
  • ortalama bir fransız filminde, karizmatik ve depresyonlu kadının filmin sonuna yakın bir yerlerde yapması olası ` hareket:çek elini`.. bizde olsa zuhal olcay yapar mesela.. üzerinde boynunu kaldırdığı bir pardösü vardır ve ince topuklu ayakabılar giymiştir. adımlar ağırdır, topuk sesi duyulur. bu görüntüden erkek değil kadın bünyesi daha çok etkilenir. (bkz: melankoli)
  • kieslowski'nin trois couleurs bleu'sunun pek dokunaklı ve çok güçlü sahnelerinden biri...
  • saatin camini cizerek son bulur.
  • baş dönme yürüyüşü..
  • el yerine sürtülen şey başka da olabilir. mesela:

    ilkokulu okuduğum okul evimize yürüme mesafesindeydi. ben hergün o yolu yürüyerek katederdim. hergün de elimde matchbox arabalarımdan biri olurdu. elimi değil ama arabayı duvarda gidiyormuş gibi sürterek giderdim. arada binaların bittiği yerleri araba chiiiuuuwww diye uçarak geçerdi. kara şimşek gibi.
  • demir çubuklarla çevrili bahçe çitlerine bir sopayı sürterek yürümenin daha zevkli olduğu eylem.
  • büyük ihtimalle az önce burnu karıştıran eldir o duvara sürtünen, temizlik amaçlıdır. belki de amaç bu değildir. ama yine de bu eylemi gerçekleştiren kimselerin arkasından yürürken, aynı noktalara dokunmamaya dikkat edilmelidir tembihli olmak adına.
  • labirentten çıkmanın garanti yoludur.
  • kış mevsimlerinde sıkça gerçekleştirdiğim eylem. hava soğuk olunca içimdeki polar hırka ve dışımdaki (iç kısmı yine polar olan) paltomun çıkarılması sonucu yüksek miktarda statik elektrikle yüklendiğimden ve bir metale değip o pis acıyı hissetmek yerine duvara elimi değdirerek yükümü yavaş yavaş boşaltıyorum. özellikle bölüme girdiğimde ofiste şebek olmamak için (metal olan masama yanlışlıkla değip "ayyy" diye bağırıp da herkesin dikkatini üzerime çekmemek için kısaca) girer girmez paltomu falan çıkarıp elimi duvarlara sürerek yürüyorum. daha sonra metal bir yüzeye korka korka değip test ediyorum yük kalmış mı diye. insanlar da garip garip bakıyorlar tabii. obsesifliğin başlangıcı mantıklı nedenlerle olsa gerek.

    evde ise daha iyi bir yöntem buldum, girer girmez önce ayakkabılarımı çıkarıyorum, ayaklarımın yerle teması varken çıkarıyorum giysileri, yükler hoop diye gidiyorlar. yaşasın fizik.