şükela:  tümü | bugün
  • bazı insanlarda, ilginç bir alışkanlık mı gayri ihtiyari bir hareket mi bilinmez, olan bir alışkanlıktır. duvar kenarından yuruken elini duvara surterek kimi zaman cizgi cizerek yapılan bir davranıştır.

    çocukluktan kalan bir alışkanlık tezi ile açıklanmak istense de, çocukluktaki bir çok alışkanlıgın kaybolması, yok olması anti tezi ile çürüyecektir.
  • ortalama bir fransız filminde, karizmatik ve depresyonlu kadının filmin sonuna yakın bir yerlerde yapması olası hareket*.. bizde olsa zuhal olcay yapar mesela.. üzerinde boynunu kaldırdığı bir pardösü vardır ve ince topuklu ayakabılar giymiştir. adımlar ağırdır, topuk sesi duyulur. bu görüntüden erkek değil kadın bünyesi daha çok etkilenir. (bkz: melankoli)
  • kieslowski'nin trois couleurs bleu'sunun pek dokunaklı ve çok güçlü sahnelerinden biri...
  • saatin camini cizerek son bulur.
  • cocukluk aliskanligim, pusuda bekleyen hain bir akrep tarafindan sokulana dek devam etmisti*. kissadan hisse: geceleri elinizi duvara surterek yurumeyin...
  • baş dönme yürüyüşü..
  • el yerine sürtülen şey başka da olabilir. mesela:

    ilkokulu okuduğum okul evimize yürüme mesafesindeydi. ben hergün o yolu yürüyerek katederdim. hergün de elimde matchbox arabalarımdan biri olurdu. elimi değil ama arabayı duvarda gidiyormuş gibi sürterek giderdim. arada binaların bittiği yerleri araba chiiiuuuwww diye uçarak geçerdi. kara şimşek gibi.
  • demir çubuklarla çevrili bahçe çitlerine bir sopayı sürterek yürümenin daha zevkli olduğu eylem.
  • büyük ihtimalle az önce burnu karıştıran eldir o duvara sürtünen, temizlik amaçlıdır. belki de amaç bu değildir. ama yine de bu eylemi gerçekleştiren kimselerin arkasından yürürken, aynı noktalara dokunmamaya dikkat edilmelidir tembihli olmak adına.
  • labirentten çıkmanın garanti yoludur.