şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'deki en iyi yayinevidir. hukuk sistemini bilir ve herşeyi hukukla halleder. hukukcu bir yayinevidir yani. hukuku sever, korur ve kollar. hukuk onun herşeyidir. hukuk demiş miydim?
  • şahsıma bir adet "akademik" kitap çevirisini sözleşme eşliğinde takdim edip yaptırdıktan sonra kimi noktalama işaretlerini atlayarak, başlıklandırma ve dizgide özensiz davranıp kimi bölümleri "okunmaz" kılarak yayımlamış kurumdur.

    bu kitap çevirisi karşılığında ödemek zorunda oldukları çeviri telif ücretini (ki asgari ücretten az yukarı bir meblağdan bahsediyorum) sözleşme hükümleri uyarınca ocak 2010 - temmuz 2010 tarihleri arasında peyderpey yapmaları gerekirken, bu süreç zarfında telefonlara çıkmamak ve e-postalara cevap vermemek gibi yöntemler izleyerek ödememe yolunu seçtiler.

    ama sağolsunlar çevirmenlerin örgütlü hareket etmesinin ne kadar gerekli bir husus olduğunu hatırlatıcı bir rol oynadılar. sürece çevbir müdahil oldu. bir süre bu kurumu da oyalama gayreti gösterdilerse de nihayet nisan 2011'de (sanki o ana kadar hiçbir şey yazılıp söylenmemişçesine) gecikme için özür dileyen bir e-posta eşlğinde ödeme yapmaya mecbur kaldılar.

    firma çevirmenlere (kariyer siteleri, internet aramaları vs. yollarla) genellikle kendisi ulaştığı için bilhassa yeni çevirmenlerin -benzer tecrübeler yaşamamak adına- dikkatli olması gerekiyor. şunu da belirtmeden geçmeyelim: türkiye'de standart (ya da en kötü şartları içeren) çeviri telif sözleşmesinde çevirmenin alacağı ücret "kitap etiket fiyatı üzerinden %7"dir ve bu tüm müteakip baskılar için geçerlidir. fakat yukarıda ismi anılan yayınevinin sözleşmeleri "2. baskı için %5, 3. baskı için %3.5" gibi giderek azalan telif paylarıyla kısıtlanmıştır.

    elips kitap aynı zamanda bir çatı yayınevi. başka isimlerle de kitap basabiliyor. misal sitare yayınları da bunlardan biri. bu tür tabela yayınevlerine de aynı şekilde temkinli yaklaşılmalı.

    adı geçen yayınevi veya başka bir kurumla benzer olumsuzluk yaşamış -çevirmen veya okur- herkesin tecrübesini mümkün olan her zeminde paylaşmasının da son derece faydalı olduğunu düşünüyorum, zira tek tük yorum olunca yayınevi mahkemeye gidip "ticari itibarı zedelendiği" için sözlükten yazı sildirebiliyor, bunu da görmüş olduk.
  • google araması sonucunda ulaşılabilecek bir elipszede'nin anıları için: (bkz: http://fulltimeprocrastinator.tumblr.com/…may-yap-m)

    "diyeceğim şu: elips kitapevi oldukça vasat, başarısız bir yayınevi ve her ay gazeteye çevirmen arıyoruz diye ilan vermelerine karşın ellerindeki kitapları bir türlü basamıyorlar, ve resmen köle gibi kullandıkları çevirmenlerine de ödeme yapmaktan yangından kaçar gibi kaçıyorlar."
  • kitaplara çevirmen ismi basmamaya gayret ederler.

    "fakat elips yayınevi’nin hazırladığı bu setteki çeviri kitapların büyük kısmının üzerinde çevirmen ismi bile yoktu."
    (bkz: http://www.cevbir.org/…&catid=37:yazicizi&itemid=75)
  • 2005'te yayımladıkları sergüzeşt'e (samipaşazade sezai eseri), ömer seyfettin'e ait yüksek ökçeler'i müellif belirtmeden saplamak gibi çılgınlıkları da vardır.
  • web sitelerinde (http://elipskitap.com.tr/ ve http://www.sitareyayinlari.com/) sattıkları kitaplar hakkında fiyat bilgisi (tl cinsinden) vardır fakat okuyacağınız cümleleri tek tek kimin düşünüp yazdığını (çevirmen) öğrenemezsiniz.
  • üstad tolstoy'un "insan ne ile yaşar" eserini ne hale getirip bastıklarına dair bir bahis:

    "leo tolstoy’s book ‘what men live by?’ is included in the 100 classics and there are numerous translations of the book in turkish. for instance, nehir publishing published a 117-page version along with the name of the translator in 2004. in contrast, the 2005 version from elips publishing is only 48 pages. it is apparent that the later one took its share from the trend of 100 classics. in the aftermath of this year’s decision for “96 pages”, let’s take a wild guess as to how many pages the hurriyet newspaper’s promotion version would be: “96”. so, let’s see how close its content to the original? we can quote a few examples to reveal it: “matryona sniffed and said: ‘no wonder they say a person may survive as an orphan but cannot live without allah!’”(37) in another place simon says: “"matryona, have you no fear of god?’" (20) (this phrase in nehir publication’s translation is "matryona, have you no love of allah?") two final examples: “the young man: ‘of course allah is before anything else. but, again we have to find a piece of bread and a house for you to take shelter!’” (12) “… and you have fed me, given me a drink. you have shown pity on me. may allah be pleased with you!’” (21)"

    (bkz: http://www.cevbir.org/…le-on-cevbr&catid=51:english)
  • yukarıda yazılanların tamamı kardeş firmalar kyrhos yayınları ve tema yayınları için de geçerlidir.
  • şimdiye dek mağdur ettiği tüm çalışanlarından, çevirmen ve okurlardan orta uzunlukta bir metinle özür dilemesini umduğum bir kurumdur.

    yazacakları özür metninin içten olması, klişelere başvurmaması, imla hatası içermemesi, ikinci-üçüncü dillere tercüme edilecekse tercüman adının zikredilmesi ve ödemesinin vaktinde yapılması diğer beklentilerim arasında.

    açıklamayı bir ay ila bir sene arasında bir zaman zarfında anasayfalarında bir sekme olarak barındırabilirler. sekme rengi, boyutu, fontu, deseni tabii ki yayınevinin özgür seçimine bırakılmalıdır.

    şahıslardan tek tek özür dilemeleri çok vakit alacağından kendilerini zor durumda bırakmamak adına böyle bir rica dillendirmiyorum. ama illa bana ulaşmak istiyorlarsa adresimi biliyorlar.
  • bölümlerinden henüz mezun olmuş, büyük yayınevlerinden iş alacak tecrübeye sahip olmayan edebi tercüme heveslisi gençler için ilk anda pek cazip görünen, lakin sonrasında gerek ödenmeyen yahut oldukça geç ödenen ücretler, gerekse uzunca süreler emek verilen tercüme'yi tam anlamıyla rezil rüsva bir hâle getiren özensiz editörler nedeniyle kesinlikle uzak durulması gereken yayınevi.