şükela:  tümü | bugün
  • eskiden göçmenlerin amerikaya ilk ayak bastıkları yermiş... göçmeler hep burada toplanıp testlere tabii tutulurlarmış.. henry james gibi yazarlar da onlara yapılan bu uygulamanın insanlık dışı olduğuna dair fikirlerini beyan etmişler zamanında
  • yaklasik 30 yillik bir sure icinde bu adadan gecen gocmen sayisi 12 milyondur. bu kadar insanin arasinda sadece yuzde 2'lik bir kesim saglik veya yasal sorunlardan oturu geri cevrilmistir. adadayken olenlerin sayisi o kadar cok degildir, yanlis hatirlamiyorsam 3500 civarindadir. 1920'lerden sonra gocmen islemleri yurtdisindaki elciliklere devredildiginden bu ada da islevini yitirmis ve o gunun kosullarini yansitacak sekilde binalari muzeye donusturulmustur.
  • manhattanda,battery park iskelesinden kalkan feribotlarla gidilen kucuk adaciktir.turistler burdan bilet alarak uzun kuyruklar olustururur.bilet hem ozgurluk heykeli hem de ellis adasi turu icindir.feribotlar once heykele ugrarlar , burda sanirim 1 saat kadar duruyolar ardindan da ellis adasi'na geciyorlar.ama hakkaten bi olayi yok adanin.eger vaktiniz sinirliysa, hic oyalanmayin; direk inip o sirada manhattan'a geri donecek olan diger feribota binin.
  • ellis island immigration museumgibi insanin ruhunda urperti uyandiran bir muzeyi de icinde barindiran manhattan, staten island ve new jersey arasinda yer alan amerikalilar acisindan cok tarihi bir ada. 20. yuzyilin ilk yarilarinin ortalarina kadar amerika'ya gelen gocmenlerin ilk kabul edilerek bir sure saglik taramalari ve resmi islemler icin zorunlu ikamete tabi tutuldugu binanin yatakhanelerinde ya da koridorlarinda dolasirken, goc kavraminin ne demek oldugunu daha iyi anlamaniza neden olur. yoksulluktan kacan fakirler, mezhepci baskilardan kacan dindarlar, dini baskilardan kacan allahsizlar, yeni bir hayata baslayarak gecmislerini silmek isteyen orospular, katiller, hirsizlar, eski mahkumlar, sikici gundelik islere dayanamayacak kadar macera duskunu maceraperestler, ailesinden kacanlar, ulkesinden kacanlar, kendinden kacanlar, nicin goc ettigini bile tam bilmeyenler, oylesine takilayim derken bir daha donmeyenler, yani bugunku milyonlarca amerikalinin atalari... sonuclari iyi olmustur kotu olmustur ayri ama insanlik tarihinin en buyuk goclerinden birinin hikayesinin onsozudur bu ada. buralara kadar gelinmisse 8 dolar feribot ucreti odeyip gidip gormeye deger.
  • 1892'den 1924'e kadar on altı milyona yakın insanın geçtiği, 1954'te kapatılan, amerikalı üreten fabrika.

    aslen polonyalı ve yahudi bir aileden gelen ancak fransa’da doğduğu için fransız isim ve soyad aldığından yahudi olduğu isminden anlaşılmayan ama zaten inanış olarak herhangi bir dine bağlı olmayan georges perec'nin derleme denemelerinden oluşan doğdum kitabındaki aynı adlı denemesinde “orası tam bir sürgün yeri benim için, yani mekansızlığın yeri, dağılıp savrulma yeri. bu anlamda, sanki kimlik arayışım, yorgunluktan canı çıkmış memurların kürek kürek amerikalı yarattıkları bu hurdalığı özümsemekten geçiyor, sanki o, benim tarihim olabilecek bir tarihin bir yerlerinde yazılıymış gibi, sanki olası bir otobiyografinin, potansiyel bir belleğin parçasıymış gibi ilgilendiriyor beni, büyülüyor, zorluyor, sorguluyor” şeklinde nitelendirdiği ada.
  • 20.yy başındaki göçlerde kontroller sonrası adadan geri gönderilenler için bir diğer adı 'heartbreak island' dır.
  • liman yenileme çalışmalarıyla turistik bir yer haline getirilmiştir, ellis adası göçmen müzesi her sene turistler tarafından ziyaret edilir. şimdi ellis adası'nı merakla gezen turistlerin birçoğunun atalarının "amerikalı olabilme sertifikası" için insanın kişiliğini inciten bir şekilde günlerce bekledikleri bu yeri dolaşırken neler hissetikleri ise bilinmez.
  • godfather'da kucuk vito bu adada agzini uzun sure sonra ilk defa acarak acikli bir sarki soyler.
  • adini 1700'lerin sonlarinda adanin sahibi olan tuccar/ciftci samuel ellis'den almistir. once new york tarafindan alinan ada, 1808'de federal hukumete satilmistir.
  • nickolas muray'ın 1913'te, 25 dolar, 50 kelimelik ingilizcesi ve yılmaz kararlılığıyla yerleştiği yer.