şükela:  tümü | bugün
  • uzun yıllar önce...
    öğretmenime hediye alacak gücümüz olmadığı için bahçemizdeki elmalardan toplayıp götürmüştüm öğretmenler gününde.
    aşırı bir sevinç göstermişti. o zamanlar bunu gerçek sanmıştım. büyüyünce anladım ki beni mutlu etmek için numara yapmış. iyi de yapmış.
    öğretmenler gününde ya da normalde hediye kabul etmiyorum ben. tüm öğrencilerim bilir bunu.
    bu hikâyeyi onlara da anlattım. bu sebeple her öğretmenler gününde başta elma olmak üzere okulda meyve şenliği oluyor.
    muhtemelen yarın da aynısı olacak.
    o çocukların içinde muz vs. alacak durumu olmayanlar da vardır belki. böylece onlar da yiyebiliyorlar.
    meyve salatası da hiç fena olmuyor he!

    bir elmanın hikâyesi, yarın yüzlerce öğrencinin mutluluğu olacak.

    onları seviyorum...
    elmayı da seviyorum.
  • karacaoğlan'ın 'alma alma yanakların al gibi'deki güzel tarifi, masallardaki 'gökten düşen üç elma' tekerlemesi, annelerinin yediği elma sayesinde doğan aslı ile kerem gibi nice türkülerde, destanlarda, savlarda, deyişlerde görürüz elmayı.

    genellikle doğurganlık ve bereketle ilişkilendirilse de bazı türk masallarında gençlik veren hatta dirilten elma motifleriyle de karşılaşırız.

    elmaya ya da elma ağacına atfedilen bu mistik anlamlandırmayı türk mitolojisindeki ağaç kültüne bağlayabilir miyiz peki?

    "türk mitolojisi, ağaç konusunda zengindir zira ağaçlar hem dünyanın ekseni olarak görülür hem de türenilen ata/ana olarak yaşamın kaynağıdır ve her iki anlam açısından da kutsallığa sahiptirler.

    manas destanı’nda da manas destanı’nın spin-off’u diyebileceğimiz er töştük destanı’nda da oğuz kağan destanı’nda da dede korkut hikayeleri’nde de ağaç üzerine kurulu pek çok mit vardır.
    ...
    türkler için kutsal kabul edilecek ağaçlar kayın, çam, kavak, ardıç, çınar, servi, sedir, meşe, dut, söğüt ve elma gibi ağaçlardır. ancak bunların içinde en kutsalı ve türk mitolojisinin belkemiği sayılacak ağaç, kayın ağacıdır."

    (bkz: türk mitolojisinde ağaç/@ay hatun)

    tabii sadece bizde değil diğer mitolojilerde de sıkça karşımıza çıkar elma. yunan mitolojisinde hera'nın elma bahçesi vardır mesela. ama koskoca hera'nın bizim yediğimiz elmalardan yemesi beklenemez tabii ki onun elmaları altındandır. athena, hera ve afrodit arasındaki güzellik yarışmasının başlangıcı da fitne fesat tanrıçası eris'in ortaya attığı altın elmadır. keza galler ve kelt efsanelerinde de yiyene ölümsüzlük veren elmalar vardır. cennetten kovulma mitosunun en önemli sembolü de yine elmadır...

    kaşgarlı'nın divanü lugati't-türk'te dediği gibi elmaya oğuzlar alma, diğer türkler ise almıla demişler. (dlt, 1.cilt, s. 130, 138) bir de kımız almıla var ki onu da ekşi elma için kullanmışlar -neden, çünkü ikisi de ekşi- (dlt, 1.cilt, s. 366) bazen de kımız almıla yerine açığ almıla demişler.

    “atası açığ almıla yese oglınınğ tışı kamar / babası ekşi elma yese oğlunun dişi kamaşır.”

    kazakistan'ın almatı/alma ata şehrinin adı da elmadan gelir. efsaneye göre yeryüzüne ilk elma ağacını diken ulu kişinin adı alma ata'dır.

    türk mitolojisinde kutlu kişinin verdiği kutlu elmayı yiyerek hamile kalan kadınlar vardır. hatta düğün törenlerinde direğin tepesine elma saplanması, damadın gelinin önüne (bazı bölgelerde başına) elma atması da hep elmanın doğurganlıkla özdeşleştirilmesinin sonucu olan ritüellerdir.

    "manas destanı'nda, kısır kadınların kutsal elma ağacı sayesinde hamile kalabileceği vurgulanır. yakup han, çocuğu olmayan karısını, gidip elma ağacının altında yuvarlanmıyor, diye şikayet eder."

    (bkz: ağaç/@ay hatun)

    hristiyan dünyasının reichsapfel simgesinde türklerin kızıl elmasından farklı olarak gücün yanı sıra dini anlam daha fazla ön plandadır. türklerde ise kızıl elma bütün türklerin ortak bir ülküde birleşmesini sembolize eder.

    "türklerin dünya hakimiyeti idealinin bir simgesi olan kızıl elmada da kırmızı elma anlamının yanında altın elma anlamı da vardı. (elinde altın elma tutan osmanlı padişahı portreleri de var ya hani)"

    (bkz: türk mitolojisinde altın ve gümüş/@ay hatun)
  • su an bi cocuk parki karsisinda elma yiyorum hart hurt. saglikli seylere ozensinler diye. dondurma yesem "annee dondurma" derler. elma isteyen yok. elma yesenize evladim. bak kediye veririm elma. pisi.
    aslinda param yok param olsa dondurma yerdim.
  • az önce yerken düşündüm de, elma insana ciddi bir enerji veriyor. kalori cinsinden değil, ruh enerjisi yüklüyor.

    genelde geceleri yiyorum ve az önce yerken de insanların elma yerken nasıl göründüğünü gözümün önüne getiriyordum.

    elma yiyen biri iyi görünüyor, kendine güvenli görünüyor. elindeki bir elmayı ısırarak yiyen (soyarak yiyen malları ya da haminneleri kastetmiyoruz elbette) erkek ya da kadın kişi pek tehlikeli görünmüyor. normal şartlarda çirkin bir kadınsa bile o sırada sanki gayet güzel bir hatuna dönüşebiliyor. it kopuk bir herifse makul bir insan evladı görüntüsü sergileyebiliyor.

    elma insana yakışıyor, herhalde insanı da insanlaştırıyor. diğer meyveleri hayvanlarla falan özdeşleştiririz ama elma daha insana özel bir meyve. iyi ki var.

    şimdi bir de sütlaç yiyeyim diyorum, bakalım o ne hissettirecek.
  • judeo-christian mitolojide elma, bilgi ağacının yasak meyvesidir; ilk insanlar adem ile havva ile birlikte sahneye çıkar ve insanın cennetten dünyaya düşme vesilesi olmuştur.** yunan mitolojisinde herakles'ten yapması istenen on iki zor işten biri hesperides bahçesindeki yunan hayat ağacından yetişen altın elmalardan birini koparmaktır. bu elmaların aşk tanrıçası afrodit'in armağanı olduğu söylenir. aslında aşağı yukarı her kültürün kendine özgü elma hikayesi vardır.

    henry david thoreau'ya göre 'kesinlikle en soylu meyve'dir elma. new york kentinden* (bkz: big apple) macintosh* bilgisayarlarına kadar birçok şeyi temsil eder. ingiliz'in dilinde, bir çocuk, anne ve babasının gözündeki elmadır (bkz: the apple of my eye)*; kötü bir şey ise 'çürük elma'dır. süleyman'ın şarkısı'nda elma ağacı sevgiliyi temsil eder.**** nazım'a göre, elma, biz onu seviyoruz diye onun bizi sevmesine gerek olmayandır. (bkz: tahirle zühre meselesi) elma, yılların cemal süreyya'sını cemal süreya yapandır. (bkz: elma/#1787285) rivayet olunur ki newton'un kafasına düşerek aklını başına getiren ve böylece yerçekimi kuvvetini keşfetmesini sağlayan da yine elmadır. salvador dali içinse elma, bir rahibenin kıçı ya da bir kafatasındaki göz yuvası olabilir pekala.

    işin ironik yanı şudur ki bir botanikçi bakış açısıyla aslında yalancı bir meyvedir elma. (bkz: yalancı meyve) armut, ayva, muşmula ve üvez gibi elma da rosaceae* familyasına mensup ağaçlarda yetişen, özel türden çekirdekli bir meyvedir. ama gerçek meyveler gibi etli kısımları döllenmiş yumurtadan oluşmaz; onların çevresinde eklentili olarak büyür. bugün yediğimiz elmalar zamanında orta asya dağlarında yetişen yabani malus sieversii'den alınma malus domesticus adlı ağaçtan geliştirilmiş çeşitlerin meyveleridir.

    dünyada bu çeşitli renklerde, çekirdekli, etli ve kabuklu meyve kadar anlam yüklenmiş ve sembolik statü kazanmış meyve -herhalde- yoktur.**
  • cemal sureya'nin, adini di$ledigi $iir:

    -elma-

    şimdi sen çırılçıplak elma yiyorsun
    elma da elma ha allahlık
    bir yarısı kırmızı bir yarısı yine kırmızı
    kuşlar uçuyor üstünde
    gökyüzü var üstünde
    hatırlanacak olursa tam üç gün önce soyunmuştun
    bir duvarın üstünde
    bir yandan elma yiyorsun kırmızı
    bir yandan sevgilerini sebil ediyorsun sıcak
    istanbul'da bir duvar

    ben da çıplağım ama elma yemiyorum
    benim öyle elmalara karnım tok
    ben öyle elmaları çok gördüm ohooo
    kuşlar uçuyor üstümde bunlar senin elmanın kuşları
    gökyüzü var üstümde bu senin elmandaki gökyüzü
    hatırlanacak olursa seninle beraber soyunmuştum
    bir kilisenin üstünde
    bir yandan çan çalıyorum büyük yaşamaklara
    bir yandan yoldan insanlar geçiyor çoğul olarak
    duvarda bir kilise

    istanbul'da bir duvar duvarda bir kilise
    sen çırılçıplak elma yiyorsun
    denizin ortasına kadar elma yiyorsun
    yüreğimin ortasına kadar elma yiyorsun
    bir yanda esaslı kederler içinde gençliğimiz
    bir yanda sirkeci'nin tiren dolu kadınları
    adettir sadece ağızlarını öptürürler
    ayaküstü işlerini görmek yerine

    adımın bir harfini atıyorum

    (1956)

    cemal süreya

    ic. sevda sözleri, yky, s. 25.
  • taze elma, içeriğinin yüzde 25'i hava olduğu için suya atıldığında yüzer.
    yüzebilen bir meyvedir.
  • elma, adem ve havva'nin cennetten kovulmasina sebep olan meyva olarak bilinse de, aslinda temsil ettiği şey bilgidir. insanın evrenin bilgisine sahip tek varlık olan tanrının onayı olmadan bilgiye ulaşması, buyuk itaatsizlik olarak değerlendirilip, cennetten kovulmasına sebep olur.
    prometheusnin atesi tanrılardan çalması da benzer şekilde değerlendirilebilir.
  • bizi sevmesi şart değildir.
  • pek çok minik çocuğun sallanmakta olan süt dişlerini zaman zaman içine hapseden meyve.

hesabın var mı? giriş yap