şükela:  tümü | bugün
  • sözlükte daha önce görmediğim türden bir mal. bildiğin facebook gibi kullanmaya çalışıyor sözlüğü entry giren yazarlara lütfen benim başlığıma yazma falan diyor. değişik bir kafa.
  • çok türk düşmanı, cahil gördüm ama bu bambaşka çıktı rıza baba
  • dahi anlamındaki de'yi ayırmayı bilmeyen bir mal, benim için çok da mühim değil bu gibi şeyler ama hem kaliteli yazar arıyor olacaksın hem kaliteden bihaber olacaksın, olmaz işte öyle.
  • torbacısı işini sağlam yapıyor orası muhakkak. başlıklarına gelince, entry girmeyeceğim kadar kalitesiz. imladan bir haber ekşi yazarı.
  • girdiği her entry de çok bariz kelime hataları yapan bir yazar, özellikle hasan tahsin paşa başlığına girdiği entry burada yazar olmayı bekleyenlere hakaret.
  • osmanlı hakkında atıp tutan etnik virüs. neymiş osmanlı sayıca üstün olduğu için kazanmış tüm muharebeleri.

    (bkz: varna savaşı)
    (bkz: niğbolu savaşı)
  • osmanlı ve türk düşmanı bir yazar.
  • trajik bir ekşi sözlük yazarı..

    neredeyse bütün entry'lerini okudum. bu arkadaş yukarıda bahsedildiği gibi "türk düşmanı" falan değil.

    londra'da doğmuş ailesi orada çalıştığı için. 18 yaşına kadar burada yaşamış. herhalde yabancı ülkede doğmuş olmanın etkisi ve kendi ifadesiyle "kıbrısta ve korede askerlik yapmış akrabalarının" etkisiyle türkiye'ye uzun dönem askerlik yapmaya gelmiş. tam 18 ay türkiye'de uzun dönem askerlik yapmış. ( ben 1 sene yedek subay olarak yaptım, boğaziçi mezunuyum, kaçınız 18 ay askerlik yaptı, hem de londra'dan gelip ? klavye komandoları sussun. )

    2003 gibi askerliği bitmiş. bir şekilde başı belaya girmiş, birilerini vurmuş ve tam 11 yıl cezaevinde yatmış. gençliğinin en güzel yılları hapiste gitmiş. daha da kötüsü ( yanılmıyorsam kendisi hapiste iken) annesini kaybetmiş.

    gençliği bitmiş bir adam olarak hapisten çıktıktan sonra ingiltere'ye dönmemiş ( daha doğrusu dönememiş sanırım adli nedenlerden ötürü). babası bir süre para yollamış ve onunla türkiye'de bir evde yaşamış. daha sonra babası gencecik bir arap hatunla evlenmiş ve arkadaşa para göndermeyi tamamen kesmiş. bundan sonra kendisi beş kuruşsuz kalmış ve evden atılmış. sokaklarda yaşamaya başlamış ve tamamen berduşa dönmüş, çöpten yemek bulacak duruma bile gelmiş. hamallık gibi işlerle yaşamını sürdürmeye çalışmış.

    şu an ise bir köy evinde kalıyormuş. haftada 4 gün yevmiyeli bir işe giderek geçimini sağlamakta. en büyük hayali küçüklüğünden beri yazar olmak. şimdi de oturduğu köy evinde bir şeyler yazıyor, bir şekilde bu işten başarılı olma hayali kuruyor. yaşı da 37.

    şimdi bu arkadaşı tüm bunları okuduktan sonra yargılayın lütfen. insanları yargılarken çok sert olmayın. şimdi gelelim elmas37 hakkında benim yorumlarıma :

    1) arkadaş londra'da büyümesine rağmen garip bir şekilde türkiye siyaseti ona inanılmaz derecede nüfuz etmiş. ( düzgün bir türkçeyi 18 yaşından sonra öğreniyor, düşünün). en öfkeli kemalisti bile geride bırakan bir "türban düşmanlığı", "çomar düşmanlığı" ve "dinci düşmanlığı" ile yaşıyor. genel olarak saygı çerçevesini de oldukça aşan yorumlarda bulunuyor. ben bu öfkesinin önemli bir kısmının cezaevinde geçirdiği yılları nedeniyle olduğunu düşünüyorum. iktidarda da akp olduğu için o yıllarda içinde böyle bir öfke biriktirdiğini düşünüyorum.

    2) bir üniversite tahsili olmayan bu arkadaşımızın tarih ve siyaset konusundaki yorumları sıradanlığı aşamıyor. zaten yazım şekline ve imla kurallarına baktığınızda ne dediğimi daha iyi anlıyorsunuz.

    + stalingrad savaşı veya osmanlı hakkında yazdığı şeyler bilgiye dayanmaktan ziyade kendi tutumuna dayanıyor. bu da zaten tarihi-siyaseti öğrenmek için değil de kendi düşüncesine argüman yapmak için okuyanlarda sık görülen bir özelliktir.

    + akp muhalifi entry'leri ise genelde sıradan kemalist muhalefetle aynı seviyede. ( ben de muhalifim bu arada, isteyen kontrol eder). bütün herşeye jenerik ve birbirine benzeyen öfke dolu entry'ler giriyor. bu da yalnız başına gündemi sürekli takip edip kendini motive ettiğini düşündürtüyor bana. çünkü yazdığı şeylerin yüzde 90'ını kendisi londra'da veya türkiye'de cezaevinde yaşamadı, maruz kalmadı. mesela başörtülü kızlara bu kadar öfke duyacak bir olayı hangi zaman diliminde yaşamış olabilir ki, öyle bir çevresi bile yok..

    toparlayacak olursam, bu arkadaşın hüzünlü bir hikayesi var. yazdığı entry'lerde büyük bir öfke görüyorum ama bence bu onun akp'ye olan öfkesinden çok hayata (ve babasına) karşı olan öfkesi. akp bunu yansıtmanın en kolay yolu.

    3) yazdıklarından benim gördüğüm, uç siyasi yorumlarını bir kenara bıraktığımızda özünde oldukça naif birisi. örneğin bekarete önem veriyor. pornodan iğreniyor fakat erotik filmlerden hoşlanıyor. ( bunu özellikle takdir ettim, ben ayı gibi porno izleyen birisi olduğum için). oral seks ona iğrenç geliyor (çocuksu olduğu buradan belli ). ilk ilişkisini 36 yaşındayken yaşamış ve bunu çekinmeden yazıyor ( o bir haftalık ilişkisinde ilk defa aşkı tadıyor, 36 yaşında). çulsuz olduğunu da aynı şekilde yazıyor. şimdi düşünün kaçımız böyleyiz ? ekşisözlüğe dışarıdan bakan birisi herkesin aylık 20bin tl kazanan kıvanç tatlıtuğ'lar olduğunu düşünür.

    son olarak eminim bana kızacak bu entry'den dolayı ama kendisine birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum :

    - türkiye siyasetini siktiret, tek kelimeyle siktiret. senin gibi hayatın tokat attığı kişiler için bugün atatürk bile gelse hayatta hiçbirşey değişmez. ne sana insanların tavrı değişir, ne de ekonomik durumun. en kral atatürkçü için de en kral reisçi için de sen bir berduşsun. sen yaşar kemal'in ince memed'isin.

    - yazar olmayı denemene saygı duyuyorum. ama sadece yazım şekline bakarak belli bir eğitime ve kendini geliştirmeye ihtiyacın olduğu belli. belki de vaktini gereksiz siyasi mevzular yerine bu konulara odaklanmaya harcayabilirsin. bir sürü vaktin var zaten neden bu kıymetli vakti her günü aynı sığ siyasi tartışmalarla harcayasın ki.

    - insanları başörtülü, çomar bilmemne diye ayırma. emin ol, siyaset konusunu açmadığında, o sürekli küfrettiğin insanlarla bile son derece normal bir ilişkin olacak. kırsalda yaşadığın için o tipler hayatını "kemalist teyze"lerden daha fazla kolaylaştıracak.

    - ingiltere'ye dönmenin önünde tam ne engeli var bilmiyorum ama ( şartlı salıverilme ile alakalı yurtdışı çıkış yasağı gibi birşey tahmin ediyorum, normalde ingiltere vantadaşısın) ben senin yerinde olsam uçak parasını denklediğim anda ingiltere'ye giderim. orada bulabildiğim ilk işe girerim. çünkü oradaki en basit iş bile burada sana üç aşağı beş yukarı bir beyaz yakalının sahip olduğu konforu sağlayacaktır. kitap yazmayı da orada dene. hatta ben olsam ilk denememi bizzat kendi hayat hikayem üzerine yapardım.( bir şekilde çıkarırsan da imzalı bir şekilde bana da gönder, ilk ben satın almak isterim.)

    - türkiye'de bir sosyal güvencen de yok sanırım. türkiye'de maalesef insanlar tamamen sosyo-ekonomik durumlarıyla değerlendirildikleri için, seni gerçekten sevecek bir kız bulman bile zor. var öyle kızlar ama nadirler. ben olsam ingiltere'ye yerleşir ve sonra da evlenip yuva kurmaya bakarım. zor bir hayatın olmuş ama yaşın 40 bile değil. 1-2 seneye evlensen 2-3 tane çocuğun bile olur. hayatını bizim ülkemizin leş gündemi yerine işine, müstakbel eşine ve çocuklarına adasan çok daha güzel olmaz mı ? bu arada kesinlikle ve kesinlikle babandan ve yeni ailesinden uzak dur. kendini bir daha belaya sokma. senin baban öleli çok oldu.

    -son olarak bana "köylü ekrem"i hatırlattın nedense. bilmiyorsan youtube'dan izlemeni öneririm. belki o zaman şu agresif siyasi üslup sana gerçekten anlamsız gelir.