şükela:  tümü | bugün
  • dansları ayrı müzikleri ayrı kendi ayrı güzel bir pablo larrain filmidir. filmi tercih etme sebebim her ne kadar* gael garcia bernal faktörü de olsa, ki karakterinin reggaeton hakkindaki konuşmasıyla yine o sevdiğimiz belli bir dünya görüşünü karakterin sağından solundan ortasından ucundan aktarım işini yapmış yine geleneği bozmamistir. film özetle yeni bir aile yeni bir gençlik sunmakta, eskimiş, daha da önemlisi işlevsiz her şeyi zorbalikla yakıp yikmaktadir. üstelik bunu reggaeton ve temsil ettiği overdose libido eşliğinde gerceklestirir. hoş, arada bu over overdose libido hallerinin filmde neye hizmet ettiği tam olarak tespit edilemese de*..

    --- spoiler ---

    günün sonunda elinizde naif diyebileceğiniz yeni bir aile kalır. ema'nin evil görünen seçimleri ve aksiyonlari sonunda ailelerin, insanların hayatları sonsuza dek değişmiştir, ama günün sonunda kimse bu ucubik aileden şikayetçi gorunmemektedir. belki de film, tam olarak bu dayatılan yeni kültürün ister şikayet edelim ister temsilcisi olalım ister hayatımızın merkezine alalım ister kapıyı pencereyi kapatıp maruz kalmamaya gayret edelim hepimizi alevler içine alarak artık geri dönülmez bir biçimde tüm değerlerimizi kökünden değiştireceğini mariana di girolamo 'nun olağanüstü performansıyla yalın ve net bir şekilde yüzümüze vurmaktadir.
    --- spoiler ---
  • filmin müziklerini, filmden daha çok sevdim; nicolas jaar kesinlikle etkili dokunuşlar yapmış.
    buradan dinleyebilirsiniz
    havada kalan, climax’i anımsatan anlara rağmen güçlü sahneleriyle insanda dans etme isteği yaratan ema; canı yandıkça, canını yakan her şeyi ateşe veriyor.
  • ateş, dans, seks... dağınık görünmesine rağmen derli toplu, zengin çağrışımları olan, hissettirdikleriye güçlü, seyre değer film.
  • basit bir ilişki hikayesinden daha fazlası. kadının toplumda ona dayatılan yeri kabullenmemesi, ve kendi benliğini dünyaya kabul ettirmenin bir yolunu bulmasını anlatıyor. çok da güzel anlatıyor. oyuncular özgün, müzikler ve danslar sahnelerle birleşince hoşa giden bir uyum çıkmış ortaya. belki de bazen yeniden doğmak için bir şeyleri "ateşe vermek" gerekiyordur.
  • halk gününde salonda 9 kişi, çıkışta tesadüf eden kar ile, pablo larraín izlenen ilk, mükemmel açılış sekansıyla "aleve övgü" olacakken - universidad autónoma de madrid'in "ispanyol gerilim filmi" dalında salonda asılı duranfahrî doktoranın verdiği yetkiye dayanarak - işbu türe itelense sırıtmayacak dağınık film.

    --- spoiler ---

    oyunculukların mükemmel olduğu yapımda, filmle bütünleşilen tek anın bernal'in canlandığı karakterin reggeaton denen garabete yönelik tiratı dense yanlış olmaz. zira aile denen kurumun altına tıpkı engels'in yüzyıllar önce yaptığı gibi dinamit koyup uzaktan - müthiş bir hazla indirilen kol ile - toptan yıkılacağına işaret etse de film tüm bu kisvesi altında çok gizli bir aile övgüsü oluveriyor.

    amerikalıların female empowerment dediği, kadının özgürleşmesi, özgür seks, dans ve - hiçbir yere oturmayan - vandalizm ile sergilenen mükemmel aksettirilen bir tepki dürtüsü ve kim ne derse desin müthiş planlara imza atan flame thrower ve ispanyolların iyi kotardığı organize kötülük barındıran intikam hissi filmin her yanına savrulmuş durumda. bu kopuk ve birbiriyle konuşmak yerine manasızca reggeaton yapan temalar öyle zorlayıcı hâle geliyor ki, bir yerden sonra arka plandaki güzelim liman kenti valparaíso'nun kesitlerine odaklanmayı sevk eden yapım.

    tüm bu kurulan özgün ve ezber bozucu anlatının lanet olası bir ebeveynlik dürtüsüne de bağlanınca elde sadece, dans ve vandalizm ile göze çok güzel gelen tepkiyi bırakan film.

    --- spoiler ---
  • pablo larraín'in utangaç şaheseri.

    çocukları evden uzaklaştıran kimdir ya da nedir? hatta sizi?

    kadınlar mı, ki onlar sizi ve birbirlerini hep sevdi, hep sevdiler.

    o adam mı, ki o hep doğayı suçladı ve dışladı?

    ateş mi, ki o hep ışıkları yalayıp yuttu?

    ve dans mı, ki o hep kendine çağırdı?
  • aile, modernizm ve sanat gibi konularda beni derin düşüncelere sürüklemiş bir film.

    ema karakteri insan evriminin önemli bir noktasında duran lucy ile benzerlik gösteriyor. bu benzerliği ifade etme sebebim, her iki kadını da insanlık için bir milat gibi okumamdan ötürüdür.

    film, bizlere yeni bir düzenin geldiğini, eski sanat anlayışının ya da aile yapısının (dolayısıyla toplumsal yapının) bir evrim geçireceğini gösteriyor.

    evet spoiler vermeden bu analojiyi sonlandırmanın vakti geldi.
  • pablo larrain ve gael garcia bernal bir araya getiren prömiyerini venedik film festivalinde yapacak olan filmden ilk fragman yayınlanmış.
  • eski bir margarin markası.
    "isterseniz kutuda, isterseniz tartıyla. ema, nebati yağın iyisi."
  • enema kelimesinin kökü.