şükela:  tümü | bugün
  • nprın şahane podcastlerinden biri daha:
    http://www.npr.org/podcasts/510311/embedded

    haberlerde belki 2-3 dakika yer verilen bazı olayların özüne inip, longform anlatı yapıyorlar.

    böyle her bölümü üstüne haftalarca, aylarca emek verilmiş ve öykü-fikir-haber bileşimi programların (this american life, invisibilia, radiolab) türkiyede benzerleri var mı acaba? (kalite olarak sanmam da belki fikren vardır)
  • yil oldu 2014, hatta ortasina geldik, polanyi amuca tahmin edeceginiz uzere ragbet uzerine ragbet goruyor biz bu kelimeye hala adamakilli bir karsilik bulabilmis degiliz [yani, bulduysak da ben cahil kaldim, yesillendirin agabeyler aplalar].
  • ırak savaşında "amerikan askerleriyle birlikte yatıp kalkan gazeteci" anlamında kullanılıyor şu an...
  • ırak savaşında ortaya çıkmış bir kavramdır. bu kavram, savaşı tamamen bir tarafın gözüyle izlemek için cepheye giden, eğitim alan gazeteciler için kullanılır. uluslararası kurallara rağmen savaşan ülkelerden embedded gazetecilerle cepheye giden taraf embedded olmayan gazetecileri de düşman olarak görmüştür. embedded gazetecilerin yaptıkları haberler her günün sonunda kontrolden geçmekte, izin verilen haberler ancak dünyaya ulaştırılabilmektedir.
    bütün bunlar düşünüldüğünde medya tarihinin en ahlaksız kavramlarından biridir ve insanlık tarihinin en ahlaksız savaşında bu savaşın yönlendiricisi tarafından gazetecilere 2. seçeneği ölüm olarak sunulmaktadır.
  • ing. icine gomulmu$.. (bkz: embed)
  • (bkz: gombedded)
  • (bkz: gömülü)
  • kakilmis
  • yaygın kanı "embedded" sözcüğünün polanyi tarafından uydurulmuş olduğu yönündedir misal (bkz: #1700208)
    fakat "embeddedness" sözcüğünü polanyi bulmamıştır.

    önce sözcüğün ne anlama geldiğini anlatmaya çalışayım: türkçe'de sanırım "gömülü" şeklinde karşılanıyor sözcük fakat bu çok doğru değil. çünkü gömülü dendiğinde akla gelen gömülü olanın yek pare olduğudur. yani toprakta bir çukur açarsınız, bu çukura bir nesne koyarsınız ve üstünü gene toprakla örtersiniz. fakat "embeddedness" böyle değil. değerli madenler falan toprağın içinde büyüklü küçüklü parçalar şeklinde dağınık vaziyette bulunur haldedir ya,, onların bu halini anlatır bu sözcük. uygun bir türkçe karşılık öneremiyorum yazık ki.

    bu yanlış bilgi (yani sözcüğün polanyi tarafından uydurulduğu bilgisi) "fred block"un bok yemesinden kaynaklanmaktadır. fred block'a göre polanyi böyle madenlerle ilgili kitapları falan okurken esinlenmiş de böyle bir sözcük önermiştir. külli yanlıştır. polanyi'den çok daha önce kullanılmaktaydı (mesela bronislaw malinowski tarafından) bu sözcük ve toplumsal bilimler lûgatında itibarlı bir konum sahibiydi polanyi'nin "büyük dönüşüm"ü yazdığı yıllarda.. bu da böyle gereksiz bir başka bilgi olsun.