şükela:  tümü | bugün
  • türkçe'ye göz hareketleri duyarsızlaştırma ve yeniden işleme olarak çevrilebilecek terapi yöntemi.

    kaygı, suçluluk, kızgınlık, depresyon gibi travma sonrası semptomları (bkz: post travmatik stres bozukluğu) tedavisinde kullanılan bir terapi yöntemidir. kısaca kişiden tatsız bir olayı hatırlaması, bu anıyla ilgili bir imaj geliştirmesi, bu imaja dair olumlu ve olumsuz yargılar belirlemesi ve her iki yargıyı da puanlaması istenir. bu arada hareketli bir odak belirlenerek (terapistin parmağını metronom bazlı sallaması gibi) gözler bu odağı takip ederken bu anı hatırlandığında kişinin duygulanımının olumsuz yargıdan olumluya doğru gelişme gösterdiği görülür.
  • zaman ve mekan mefhumunu yitirmiş insanları normale çevirmek için de kullanılabilen bir yöntem. zihinde sürekli olarak henüz yaşanmamış bir zaman dilimindeki olaylarla ilgili bir takım olasılıklar kurgulayıp yaşanan ânı ıskalayan ve toplantı sırasında tıp tıp tıp tıp tıp tıp şeklinde ayaklarını yere vuran insanları şimdiye getirmeyi amaçlar.
  • emdr francine shaphiro (california-palo alto’da zihinsel araştırmalar enstitüsü’nde kıdemli bir araştırmacıdır) tarafından 1987 ’de keşfedilmiştir. shapiro bir gün parkta yürürken kendisini rahatsız eden bazı düşüncelerinin daha az rahatsız ettiğini ve bu durumun –iyileşmenin- spontane göz hareketlerinden kaynaklandığına bağladı. bunun da insanlara yardımcı olabileceği düşüncesiyle araştırmaya başladı.

    shapiro bu yaklaşıma orijinal olarak göz hareketi duyarsızlaştırma (emd) dedi ve öncelikle travmatik yaşantıları olan insanları tedavi etmeye odaklandı. ilk çalışmasında travmatik anıları (tecavüz, sarkıntılık, uyku sorunları, savaş deneyimleri vb.) olan yaşları 11 ile 53 arasında değişen 22 kişilik bir gruba odaklandı. bu kişilerin hepsi emd ile terapistin kılavuzluğuyla bir dizi göz hareketi gerçekleştirerek tedavi edildi. insanlar gözlerini terapistin el hareketini izleyerek 25 - 30 defa hareket ettirdi. bu hareketleri (hareket serilerinin aralarında terapistin danışanı izlemesini ve dikkatini yönlendirmesini sağlayan) terapistle kısa diyaloglar kurarak) 15 - 90 dakika boyunca defalarca tekrarladılar. sonuç ölçümleri sadece bir oturumdan sonra insanların daha az kaygı hissettiklerini, kendileriyle ilgili daha olumlu düşüncelere yöneldikleri ve belirtilerde iyileşme bildirdiklerini göstermiştir. o andan itibaren 1990 ’da emdr olarak yeniden adlandırıldı. emdr ile ilgili yapılan kapsamlı araştırmalarla emdr’nin prosedürleri belirlendi.

    emdr insanlarda onları bilgileri sağlıklı çözümlere götürecek (içsel bir sistem) bilgi işleme süreci olduğuna inan iyimser bir bakışı vardır. bazen bu sistem dengesizleşir veya engellenir ve olumsuz anılar sinir sisteminde tutulan, insana zarar vermeye başlar. emdr karmaşık bir yaklaşımdır ve iki yönlü (bidirectional) uyarım vb. başka müdahaleler kullanır. bunlar anıların ve duyguların işlenmesini, olumsuzların değiştirilmesini kolaylaştırır.

    iki yönlü (bilateral) uyarımın gerçek mekanizması henüz bilinmemektedir. iki yönlü göz hareketleri uyku sırasındaki veya derin konsantrasyondaki ritmik göz hareketlerine bağlanmaktadır. sonuçta, göz hareketleri bilişsel işleme (işlemleme) ve beynin her iki yarı küresinin işleyişinin bütünleştirilmesiyle bağlantılı görünmektedir. emdr, göz hareketlerini yapay olarak artırarak ve bunları rahatsız edici anılarla bağlantılandırarak, gerçekte bozulan bilgi işleme sistemini hızlandırır ve belleğe sinir ağları yoluyla olumlu biçimlerde hızla ilerleme olanağı verir. emdr bir bilgi-işleme modeline (bilişsel bir temeli vardır) dayanmaktadır ve tedavi planında önemli ve güçlü bir unsur olabilir. ayrıca, psikodinamik yaklaşımları da yansıtmaktadır (serbest çağrışım ve katarsis kullanımıyla). shapiro emdr’yi birey-merkezli olarak görmektedir, çünkü terapist göz hareketlerini yönlendirmenin dışında nötr bir rol alır, danışanın tedavi sürecini yönlendirmesine izin verir.

    emdr’de kullanılan en etkili tekniklerden biri bilişsel –birlikte- dokumadır (cognitive interweave); bilgi işlemeyi ve yeni öğrenmeleri pekiştirir, insanların yeni olasılıkları görmelerine yardımcı olur.

    örneğin: kendini “kötü/bozulmuş biri” olarak gören cinsel istismara uğramış birine terapist, kendi oğlunu aynı yaş ve durumda (istismar durumunda) hayal etmesini ve kendi oğlunu kötü/bozulmuş biri olarak görüp görmeyeceği sorulur. amaç danışanın “olduğum kişi olarak ben iyiyim” düşüncesini artırmaktır. diğer örnek, yakın zamanda büyük annesinin öldüğünü ve ona çok değer verdiğini söyleyen aşırı yeme davranışını azaltmakta güçlük çeken danışana “büyükannen yeme bozukluğunu bilseydi ve bunun üstesinden gelme yeteneğinle ilgili sana ne söylerdi?” sorusu sorulur.

    kaynak: http://www.psikologunuz.com/emdr.html
  • gerek terapist, gerek danışan koltuğunda otururken çok enteresan deneyimler yaşanabilmektedir. bir travmanın izlerini, bu izlerin nerelere ne hızla bağlanabildiğini ve bu bağlantılarla dolu kanalların boşalırken insana neler yapabildiğini, bir göz seğirmesinde, bir dudak bükmede, ani bir el hareketinde takip etmeyi terapist koltuğu mümkün kılarken; şimdiyi hala şekillendirebilen felaket bir anının bağladığı kabuğun, sanki uyanıkken rüya görür gibi, anlamlandıralamadan, ama kesinlikle tekrar tekrar hem duygusal hem fiziksel olarak yaşayarak ve geçmişin köprülerini şimdiye kurarak, geleceğe dair beklentilerinizi dahi etkileyecek biçimde dökülüvermesini danışan koltuğunda yaşayabilirsiniz. insanin kendini, düşüncelerinin akışını, o anda hücüm eden bir çok duyusal uyaranı takip etmesi, travmanın şiddetine göre, geri gelen her görüntü veya hisle başa çıkması ve seansı kesmeden devam edebilmesi zaman zaman çok zor olsa da, seansların sonunda gelinen noktada sanki kapanması gereken defterlerin son sayfası da çaat diye kapanıvermiş gibi olmaktadır.

    olan biten gayet analitik olarak açıklanabilmesine ve aslında matematik gibi, gayet tahmin edilebilir bir süreç içersinde ilerliyor olmasına rağmen emdr terapisi görmek kesinlikle sarsıcıdır. kendinize dair yaptığınız ezberleri bozar. sizi besleyen içsel kaynaklarınızın gücüne göre, sadece travmatik anının izlerini, olağan anıların izlerine çevirmekle kalmayıp, kendinize daha farklı pencereden bakabilmenizi sağlayabilir. bu asla bilincinizle içinde olduğunuz bir süreçte, terapistin size uzun uzadıya konuşmalarla yol açmaya ya da sizi bir şeye ikna etmeye çalıştığı, onaylayıp takip edebileceğiniz bir "kişisel gelişim stratejisi" değildir. emdr terapisi, size fiziksel olarak uyaran veriyorken, belirli bir şeyi düşünmenizi ve beynin bu belirli şeyi herhangi bir anı gibi işleyerek yerine (doğru yere) yerleştirmesini sağlar. siz ve terapist daha çok, bu sürece içsel kaynaklarınız izin verdiği ölçüde, sadece eşlik edersiniz.
  • piyasada bu teknikle karı kız avlamaya kalkanlar da vardır, aman dikkat.
    "gözlerini gözlerimden ayırma."
  • ayrıca dünyanın en basit derdi olan dargınlığa halen çözüm sunamamış g-terapik yöntem.
  • savaş stresi, taciz, doğal afetler veya çocukluk döneminde yaşanan üzücü olaylar gibi rahatsız edici yaşam deneyimlerinin neden olduğu duygusal sorunların yanı sıra, fobi, performans kaygısı, panik bozukluk, beden algısının bozukluğu, çocuklarda travma belirtileri, yas, kronik ağrı ve başka sorunların tedavisinde kullanılan psikolojik bir yöntemdir. emdr, psikodinamik, bilişsel, davranışsal ve danışan merkezli yaklaşımlar gibi çok iyi bilinen farklı yaklaşımların öğelerini bir araya getiren bir yöntemdir.

    http://www.dbe.com.tr/?sectionid=976
  • "kim demis eternal sunshine of the spotless mind gercek olamaz diye", dedirten ve sevindiren metod.

    (bkz: http://www.hurriyet.com.tr/…6.asp?yazarid=12&gid=61)
  • 2. seviye eğitimini aldıktan sonra birçok yönden fikrimi değiştiren teknik. eğitim boyunca kendim de danışan olduğum için farkı farkettim. 4 gün önceki ben değilim sanırım. hem danışan, hem terapist rolleriyle çok farklı deneyimler yaşattı bu teknik bana. udi oren'in de dediği gibi dışardaki hayatı biraz daha çekilebilir yapabileceksek ne mutlu bize.
  • bilinç kusması yaşatarak esenlendirme iddiasında olan metod. tıka basa olan zihinin bu istifrası esnasında bazen ağlar, bazen höykürür, bazen şapşallaşırsınız. önce anlamsız gelir yapılanlar. gözlerinizin kalemi oynatması. dinlenilen müzik vs. ama sonra, arındıkça, kelimeleri, arkada bırakılan kaderi yeniden işledikçe rahatlarsınız. hayır, kendinizi kandırarak işlemezsiniz eskiyi. kendinizi kandırarak yahut hep kötüyü düşünerek işlediğiniz geçmiş ile ilgili bir çok şeyi bu sefer "kral çıplak" diyerek işlersiniz. hayatınızdaki konumlarını gözden geçirirsiniz.