şükela:  tümü | bugün
  • başkasının yaptığını, geliştirdiğini, yarattığı eseri saygı ile karşılamak. eser beğenilmese veya karşıt görüşlü bir fikri temsil etse de o eseri korumak, yok etmemek

    en basitinden ekmeği yere atmamak olarak algılanır bu tutum.
    ideoloji olarak karşıt görüşlü bir insanın heykelini kırmak da emeğe saygısızlıktır. heykeltraş uğraşmıştır bununla. bir sanat eseri olması gerekmez.
    her türlü vandalizm de emeğe karşı gösterilen saygısızlık örneğidir.

    emeğe saygı göstermek emeği meydana getiren kişiye karşı saygı göstermektir
  • tam üretim olmayan alanlarda, sanat mevzularında bol miktarda sömürülen kavram.

    bir işi değerlendirmeyi imkansız kılan bir duvar örer bu anlayış. kötü iş yapılmış denemez, ne kadar az uğraşıldığı, kıçıyla yaptığı bilinse de bok gibi film çekmiş dedirtmez.
  • tümüyle işyerlerinden oluşan apartmanımızın asansör lambrilerine, muhtemelen yemek getiren birisi tarafından anahtarla kazınarak hatırlatılmış kavram: "bahşiş veriniz, emeğe saygı gösteriniz".
  • emeğin niteliği, amacı ve sonuçları ile değerlendirilmesi gereken mevzu. misal bi naneye yaramayan ama güzel gözüken lakin binlerce insanın sömürülmesiyle varolan piramitler delilik mahsülüdür. tıpkı günlerce uğraşılmış ama hiç bi naneye benzemeyen ama ressamı tarafından yere göğe sığdırılamayan resim veya gaz odası gibi. delilik saygı duyulan değil hoş görülmeye çalışılan bir nanedir.
  • saygı getirir..
  • manasız bir laftir. onemli olan hangi konuda emek harcandigi ve sonucta neye varildigidir. hayati boyunca keman calmayi beceremeyecek bi insan 20 yılını bu işe vermis ve hala calamıyorsa emegine saygi filan duymam, niye gidip becerebilecegi bi konuda azim etmememis bu armut surat diye dusunurum. ayni sekilde buyuk bir emek sonucu arka arkaya sekiz igne yutup sonra bunları burnundan cikarabilen bi insana saygi duymak icin hic bi sebep goremiyorum. ayni mantikla gidersek buyuk emek harcanip yapilmis filmler eger kotuyse kotudur, emeklerine yazik olmustur insanlarin, saygi duyulcak bir yani yoktur, kaynaklarin bosa harcanmasidir...
  • emek olduğunu hisseden kişi beğense de beğenmese de bir bütün olarak emeğe saygı gösterir,hor görmez yani.. bir açıdan emeğe saygı göstermek her emek verilen şeyi sevmek zorunda olmadığımızı da hatırlatır..
  • öyle salak bir şekilde anlaşılıyor ki bu. şimdi aklıma twitterda yaptığı yeni albümden bahseden, yapılan eleştirileri çekemeyen ünlüleri görünce geldi. yani bir eserle ilgili olumsuz bir yorum yapmak=emeğe saygı göstermemek gibi bir acayip algı var. malesef her yeni çıkan dizi, film, kitap, şarkı vs. benim gözümde bir ürün, bir tüketim nesnesi. beğenmediğim çikolataya da beğenmedim diyorum, buna kimse bişey demiyor. ama ne zaman ki böyle herkesin ölüp bittiği bi şarkı ya da filme vs. kötü de "ama bak o kadar uğraşıp yapmışlar, ayıp yani ya, emeğe saygı yaa" demeye başlıyor insanlar. madem mesele emek, aferim çalışıp elleri kolları yorulmuş, ben de o yüzden ücretini verdim zaten, ama bi halta benzememişse ne yapabilirim yani. üstelik kendi eserini pazarlayan sanatçının, akabinde eserinin bir ürün gibi değerlendirilip o şekilde yorumlanmasına, "çok kötü bu ya" denmesine katlanamaması da çok ilginç bence.
  • (bkz: #20237677)