şükela:  tümü | bugün
  • kendisi çukurova üniversitesi rektörü olup şu haber konu olmuştur.

    üniversitlerin kişisel ihtiraslar yüzünden ne hale geldiğinin farkındayız ama bu da edepsizliktir artık. rektörlük koltuğuna oturmuş bir insanın küçülemeyeceği kadar basitlik taşıyan bir harekettir. kin, nefret ve bayağılık taşıyan birinin yapabileceği nitelikte bir iştir.

    üniversiteler, çocuklarınız, çocuklarımız, bilim, gelişmişlik beklentisi bu adamlara emanet.

    ülkede bilim adına her gün kötü haberler okuyoruz.

    bunu okumanın verdiği üzüntü daha geçmemişti ki bir hoşaf meselesi aldı başını gitti.

    nelerle uğraşıyoruz şu memlekette ve hiçbirimiz bunları hak etmiyoruz.

    sadece yazıklar olsun demek geliyor içimden.

    düzeltme: bahsi geçen rektöre 5 bin lira adli para cezası verilmiş bu arada.
  • edepsizliktir.
  • olayın adana da olması sebebiyle garipsemediğim rektördür.
    bu zat rektörlük yaptığı sırada kendi adına üniversite yerleşkesinde bulvar da açmıştı zaten.
  • yalnızca davul çaldırmış rektör. zurnayı ne yaptığı merak konusu!
  • eee arkan sağlam olunca böyle yapıyorsun. rektör isterse payona çevirsin üniversiteye, kim neye karışabilir. bak yök hemen ışık hızıyla görmezden gelmiş bu rezilliği.

    arkasında haşmetlimizin olduğu insan da yüce insandır. her türlü şaklabanlığı yapmaya hakları vardır. profesör olmuşsun ama bunu öğrenememişsin dostum
  • ülkede akademinin profesyonellikten ne kadar uzak olduğunu gözler önüne seren, son derece üzücü ve genç akademisyenler için de meslekten soğutucu ayıp eyleme konu olmuş kişi.
  • küçükken kankamın babası öğretim üyesiydi. bazen onun diğer akademisyen arkadaşlarıyla beraber sohbet ortamlarında bulunurduk. rektörlük, dekanlık, unvan, proje, gezi, bok püsür uğruna koca koca akademisyenlerin elinde salçalı ekmekle zırlayan mahalle bebeleri gibi husuzluklarını, birbirileriyle olan dalaşmalarını dinledikçe hayretten ağzım açık kalır, kulaklarımla koca koca adamlardan duyduklarıma inanamazdım.

    gel zaman git zaman üniversite öğrencisi olunca akademisyen kafasına - türk tipi olarak ayırmak lazım tabi - bizzat şahit oldum, o zaman kafamda oturdu anlatılanlar.

    şu habere zerre kadar şaşırmadığım gibi daha trajikomik versiyonlarının sürekli yaşandığını bizzat bilmekteyim. türkiye'deki akademisyenlerin %99'undan bilim üretmelerini beklemek uzunun onuncu yıl marşını söylemesini beklemek kadar saçma..