şükela:  tümü | bugün
  • türk emeklisinin tatil anlayışı deyince aklınıza ne geliyor? yıllarca çalışmış, ülkesine emek vermiş, gençliğini ve yaşamını ülkesine, ailesine adamış insanlarımız, emekli olunca yaşam mücadelesi vermeye devam ediyorlar. çalışırken olduklarından daha kötü duruma düşüyorlar.

    yazlık bölgelere bakıyorsun, oteller alman, hollandalı, ingiliz, danimarkalı dolu. buruş buruş derisiyle 1-2 ay tatil yapmaya geliyorlar. torun torba'yı alıp gezmeye gidiyorlar, öksürünceye tıksırıncaya kadar etini, sütünü yiyor içiyor. ellerinde fotoğraf makinesi ile ören yerlerinde fink atıyor. canı ne isterse alabiliyor. sağlık hizmeti bedava, olmasa da parasını ödeyip en iyisine sahip oluyor. elin avrupalı işçisi, memuru, sarı buruşuk teni, çakır mavi gözleriyle hayattan nasıl keyif alabilirim diye uğraş veriyor. gençliklerinde yaptığı gibi 2. 3. 4. kez dünyayı turluyor. türkiye'nin kaymağını yiyor.

    bizim emeklilerimiz ay başından ay başına, avrupalı'nın bir günde yediği eti alabilmek için, et balık kurumu önünde sıraya giriyor, bedava otobüsle çarşıya ekmek almaya gidip geliyor. köyü olan, yol parasını denkleştirip köye gitme derdinde. yok anasını satayım, emekli maaşıyla yazın gidip 2-3 ay deniz kenarında tatil yapan işçi emeklisi, memur emeklisi.

    emekliye ücretsiz tatil hakkı diye bir sitem çıkart, ölmeden önce bir kere diğer ülkelerin vatandaşları gibi yaşasınlar, 1 kere hayat ne güzel diyebilsinler. söylenene göre ülkemizde 9 milyon emekli varmış, her birine 1'er haftalık tatil hediye etmek çok mu zor?

    turizm cennetiyiz, ülkenin her yeri otel dolu. haberlerde bu sene 40 milyon turist geldi, 50 milyon geldi diye haberler dönüp duruyor. otel olarak sıkıntımız yok, parça parça hepsini göndersek kolayca yığını eritebiliriz.

    otel maliyeti diyelim, ölü sezonlar var, otellerin boş yattığı, sinek avladığı. o vakitleri özenle seçersiniz.
    devlet otellerle anlaşsın, maliyeti zaten düşer, insaflı bir sistem ile anlaşma sağlanır.

    ulaşım desen o firma, bu firma seçimlerde falan partilerin emrine amade oluyor. en kolayı ulaşım zaten.

    sistem 1 kere oturduktan sonra bunu uygulama'da tutmak çok kolay. büyük otel zincirlerine kota uygularsın. %2-3 bir kontenjan'ı ayırırsın. her yıl emekli olan kişi sayısı kaç olabilir ki, 500.000 vardır belki. yıl içinde dağıt bu insanları konteenjan'ı.

    türk emeklisi de biraz hayatı yaşasın, azıcık da olsa dünya varmış diyebilsin. hayatı boyunca asgari ücret ile çalışan adam da bir kereliğine 5 yıldızlı otel görsün, açık büfe'den eti tabağına doldursun. 1 haftalığına yaşadığı o zor hayattan kendini soyutlasın.

    ekonomi bilen arkadaşlar bunun maliyetini yapsınlar ama benim görüşüm bir seçim maliyetinden daha az olacağı yönünde. bu devletin parası nerelere çar çur edilmiyor bir düşünün, ne yandaşlara hibeler, ne vergi silinmeleri. bir kere de devletin gerçek sahplerine, paranın asıl kazananlarına hizmet edilsin fena mı?

    fesat ve kindar nesiller eleştirebilir fakat ben bunun mutlaka yapılması gerektiğine inanıyorum. idam mahkumu dahi son isteğini yaptırır. kısa zamanda ölüp gidecek milyonlarca insan'ı hizmetleri karşılığında son bir kez mutlu etmek, hem devletin görevi hemde bizim vicdani sorumluluğumuz. unutmamak lazım ki şu an türkiye'de çalışan her genç de asgari ücrete yakın ücretlerde çalışan kişiler. emekliliklerinde aynı sefil ortama girecekler, empati kurmak lazım
  • emeklilere yapılan pozitif ayrımcılığı sonuna kadar destekliyorum. kişi zaten neredeyse bütün ömrünü çalışarak geçirmiş bari son demlerinde huzur bulsun.