şükela:  tümü | bugün
  • belli bir konuda uzun süre hizmet, emek vermiş kişi, alet
  • cok kullanilmis, eski.
  • emekli olmu$.
    (bkz: emekli) (bkz: emekli olmak)
  • bi esyası için bu kelimeyi kullanan biri,tek basınayken kesin o esyaylada dertlesiyodur.filmlerde olur genelde,ya emektar(araba) herkes gitti,yine basbasa kaldık,yada beni bi tek sen anlıyosun(eski bi muzik aleti) gibi cumlelerle basroldeki eleman emektar esyasına dert yanar.
  • acil durumlar için zulada saklanan ya da masaya o gece demirbaş olan içkiye verilen addır.
  • "bir görevde uzun süre kalıp o işe emeği geçmiş olan" diye tanımlansa de günlük kullanımda emek vermesine rağmen hakettiği yere gelemeyenler için kullanılır..
    örnek, kimse emektar gitarist david gilmour demez, ama eğer onun yanında tanınmamış bi gitarist varsa emektar odur.
    emektar futbolcu hakan şükür ya da hagi falan değil, anadolu takımının 35'lik forveti metin'dir..
  • yıllar geçtikçe çalışanların ya da nesnelerin tanımlanma şekli. özellikle çalışanlar arasında emektarların sayısı son günlerde çok azaldı. eskiden emektar sayısı çok fazlayken şimdilerde 2-3 departmanla sınırlı.

    genelde yola çıkarken 2-3 kişi olan muhasebeci ve sekreter işler büyüdüğünde finans direktörü ve yönetici asistanı olarak işlerine devam ederler.

    konuyla ilgili güzel bir yazı yakaladım. baya gülümsetti bu cadılar beni..
    eskiden buralar dutluktu