şükela:  tümü | bugün
  • 1928'de verilen ilk oscar odullerinde en iyi erkek oyuncu oscar ını kazanmış aktör.
  • sessiz sinemanin dunyaca unlu alman aktoru.
    lulu, der letzte mann, faust gibi bircok klasikte oynamistir.
    wenders'in wings of desire'inda da ismi gecer.
  • özellikle murnau 'nun göthe'nin kitabından uyarladığı faust filminde hayat verdiği mephisto karakteri ile mükemmel bir oyunculuk çıkarmıştır. sessiz sinema şartları ile değerlendirildiğinde jestleri, mimikleri ve hareketleri ile eşine az rastlanır bir şekilde bu kötü karakteri oynamıştır.
  • arkası dönükken, sırtıyla bile rol kesebilen, zamanının marlon brando'su, aşmış bir aktör. özellikle marlene dietrich'i üne lavuşturan 1930 yapımı der blaue engel/mavi melek filminde döktürmüştür. mutlaka izlenmelidir. ne var ki 33'de hitler'in iktidara gelmesiyle almanya'ya çağrılmış. fritz lang ya da marlene dietrich'in aksine, paşa paşa ülkesine dönüp nazi propaganda filmlerinde çalışmış ve kariyerini, yeteneğini heba etmiştir.
  • 23 temmuz 1884, isviçre doğumlu annesi alman, babası amerikalı, kaynaklarda isviçreli olarak geçen tiyatro kökenli aşmış aktör.

    sessiz film döneminin bitişiyle hollywood'a gitmiş, orada çektiği iki film de ödül almıştır.. en iyi erkek oyuncu oscar'ını 1928 senesinde bir josef von sternberg filmi olan the last command ve bir victor fleming filmi olan the way of all flesh'le almıştır ki 1928, akademi ödüllerinde aktörlerin birden fazla performansının ödüllendirildiği tek senedir.

    1929'da almanya'ya dönen jannings, bir sene sonra en meşhur filmi olan der blaue engel'i güzel marlene dietrich'le çeker. marlene'in kendini gösterdiği film, jannings'in sanat adına çektiği son filmlerden biri olacaktır. marlene ise yükseliştedir, tıpkı almanya gibi..

    nazilerin iktidara gelişiyle jannings bütün kabiliyetine rağmen -kimbilir neden- propaganda filmlerinde oynama gafletine düşer, goebbels tarafından kendisine hizmet madalyası verilir, 1941'de devlet sanatçısı olur. ne var ki savaşın bitmesi ve nazilerin iktidardan düşmesiyle birlikte o da gözden düşer, kara listeye alınır, kirli bir peçete gibi bir kenara atılır. zira o eski bir yandaştır.

    üzüntüsünden ve yaptığı hatanın ağırlığını taşıyamadığından olsa gerek avusturya'daki çiftliğine çekilir. muhtemelen alkole sığınır, kanser olur.. 3 ocak 1950'de öldüğünde yalnız ve mutsuz, 65 yaşında, oscar ödüllü bir aktör eskisidir.

    sonuç olarak; nazilerin bi sike yaramaz, boktan "ideoloji"lerinin hayatını kararttığı milyonlarca kurbandan biridir jannings.. gaz odasında nefessiz kalan yahudiden tek farkı oscar ödüllü olmasıdır belki de. aptal olduğunu hiç sanmıyorum, ama neticede bir karar vermiş ve verdiği bu karar, onun trajedisini yaratmıştır. fiili olarak cana kıymamıştır, ama çektiği filmlerle buna vesile olmuş ve savaş sonrası insanların nefretini bu yüzden üzerine çekmiştir.. özür dileseydi, yeteneğine bir hakaret olarak algıladığım propaganda filmlerinden dolayı pişman olduğunu söyleseydi tekrar iş bulabilir miydi acaba? fakat belki de yaptığı hiçbir şeyden pişmanlık duymadan öldü jannings, bunu artık bilemeyiz.

    neticede bize yeteneğin bir yere kadar önemli olduğunu, asıl şeyin verilen kararlar olduğunu öğreten bir ustadır jannings. bunların hiçbiri önemli değil aslında, profesör immanuel rath olarak sonsuza kadar hatırlanacak ya, sanatta önemli olan tek şey bu aslında.
  • amerikalı olmadığı halde oscar kazanan ilk aktördür.
  • 1922 senesinde "peter der grosse"/"peter the great" adlı sessiz filmde -doğal olarak- büyük petro'yu canlandırdığını geçen hafta öğrendiğim muhteşem aktör. nereden bulur izlerim bilmiyorum, ama izlemek şart oldu.