şükela:  tümü | bugün
  • gozyaslari ve azizler uzerine, curumenin kitabi gibi eserlerin yaraticisi fransiz yazar. ozellikle curumenin kitabi muhte$emdir kanimca .

    edit:

    yillardir kafami siktiniz. adam fransiz degil romen allahin cezalari, romen.
    lanet olsun.
    gozyaslari ve azizler uzerine, curumenin kitabi gibi eserlerin yaraticisi fransiz yazar. ozellikle curumenin kitabi muhte$emdir kanimca .

    edit:

    yillardir kafami siktiniz. adam fransiz degil romen allahin cezalari, romen.
    lanet olsun.

    yillar sonra gelen boomer editi o// soyle bir mesaj geldi: "merhaba. kafanızı bir de ben sikmek istemem ama romen değil rumen deniyor 'romanyalılara'. ha, "romen" dediğinizde anlaşılmıyor mu, anlaşılıyor."
    rumen, tamam.
  • "insan türü ancak kendini mahvedene hayran olur" demiştir.
  • çürümenin kitabı'ydı galiba. nefis bir haldun bayrı çevirisiyle çıkmıştı. işte bu kitabın da yazarı.
    diyordu ki: "en büyük zalimler kafası kesilmemiş mazlumlar arasından çıkar."
  • "içimizde doğan her fikirle içimizdeki birşeyler çürür..."
    "sadece bir kere bile sebebsiz yere hüzünlendiysen, bütün hayatın boyunca bilmeden öyle olmuşsundur."
    "sadece,canım isteyince ölmek elimde olduğu için yaşıyorum:intihar fikri olmasa, kendimi çoktan öldürmüş olurdum."
  • sabahtan akşama kadar ne yapıyorsunuz ?
    - kendime katlanıyorum kendimizi öldürmeye değmez, çünkü bunu yapmakta her zaman çok geç kalınır.
  • "modern olmak çaresizlik içinde şunun bunun ucundan tutmaktır."
  • ucuz iş gücü olarak istanbulda bolca romen bulunduğu zamanlardı.bir hastane odasında iş vereninin, rahatsızlığı sebebiyle hastaneye getirdiği genç bir romenle az buçuk sohbet etmiştim.o ara çok yakın bir arkadaşım hararetle cioran okuyordu.onun bu merakı bana da bulaşmıştı.bir kağıda cioran yazıp nasıl telaffuz edileceğini sordum.romen, çoran olarak telaffuz etmek gerektiğini söyledi.ama gözleri parladı.emil michel cioran'dan sözettiğimi anlamıştı.benim de gözlerim parladı.ülkesinden uzakta, komik paralara çalışan bu genç romen ülkesinden yetişmiş bir filozofu tanımakla kalmıyor edindiğim izlenime göre gözlerinin parlamasına yetecek kadar bu yazara karşı hayranlık da duyuyordu.hayat şaşırtıcı vesselam...
  • ... bir kez daha sayin cioran'a kulak veriyoruz:

    "her insanin icinde bir peygamber uyuklar ve o uyandiginda, dunyadaki kotuluk biraz daha artar."
  • "tanrı'nın dahi kurtaramayacağı ruhlar vardır;
    dizlerinin üzerine de çökse, onlar için dua da etse."
  • "bu hayatta bir şeyleri fark eden çok az sayıda insan olduğunu gözlemledim. kesinlikle hiçbir şeyi anlamamış büyük yazarlarla tanışabilirsiniz. bunlar, yetenekleri olan ama değersiz kimselerdir. tam tersine sokaklarda, bir barda, sizi aydınlatan, derinlere inebilen, büyük sorunları ele alabilen insanlarla tanışabilirsiniz. sorunlu karakterler kendilerine aşık filozoflardan çok daha ilgi çekicidir. gerçekten de bu tarz insanlarla iletişim halinde olarak çok şey öğrendim. bu anlamda entelektüel ortamlara uyum sağlayan biri olmadığımı söyleyebilirim. diyebilirim ki beni en derinden etkileyen insanlar, hayatında hiç kitap okumamış olanlardı.
    ...

    her şeye karşın bu sapkın evrenin içinde yaşamımı boşa harcamadım, hiç kimsenin yapmadığı kadar kıpırdanıp durdum. hepimiz her bir ânının mucizelerle dolu olduğu bir cehennemin dibindeyiz."

    edit: alıntıladığım kısım bir kitaptan değil, bir röportaj kaydından. çevirisi ümid gurbanov 'a ait.