şükela:  tümü | bugün
  • william faulkner dan derlenmiş hikayeler kitabı. kitaba başlık olan hikaye a rose for emily daha önce çevrilmişti. bu seçki yky den çıktı. güven turan derlemiş. 17 kısa hikaye. tercüme edenler arasında ülkü tamer ve bilge karasu da var.

    romanlarındaki çetrefil dil hikayelerinde yerini daha sade bir anlatıma bırakıyor. duman çıkmıştı daha evvel, talat sait halman yapmıştı tercümeyi, çok güzel hikayelerdi.
    kitapta ilk o akşam güneşi ni okudum. çünkü 'tanıdık' birileri vardı. the sound and the fury 'den quentin, caddy, dilsey, jason, bu jason ta beş yaşındayken bile orospu çocuğuymuş. ses ve öfke yi yirmi küsür yıl önce bulup okudum. saplantılı bir biçimde dönüp dönüp okudum. içimde yaşıyor hepsi. dilsey'i bu hikayede görünce içim burkuldu. quentin daha dokuz yaşında, caddy yedisinde daha. onları bekleyen acıları bilmeden yaşıyorlar.

    ilk hikaye, ambar kundakçısı ' ..korku, çaresizlik ve o köklü kan bağından doğan keder duygusunun içinden süzülerek insan sesleri gelmeye başladı... yaşı daha da ileri olsaydı , gerçek nedeni tahmin edebilirdi belki: çelik ya da barut nasıl bazı kimselerin kişiliklerini korumak için başvurdukları tek silahsa, ateş de babasının bu uğurda tüm varlığıyla benimsediği bir güçtü, yoksa hayat yaşamaya değmezdi; bu yüzden ateşe saygı duyması ve onu dikkatli kullanması gerekiyordu...'

    - 'iki asker' hikayesinde dokuz yaşındaki bir çocuğun ağabeyinin ardından savaşa katılmak için menphis e gidişini okuyoruz.
    olmayan yoknapatawpha county nin olmayan jefferson şehrinin kırsalındaki bir ailenin büyük oğlu 'japonları tepelemek ve ülkesini savunmak için' gönüllü asker yazılmasının hikayesi.
    '...pete savaşa elinde erzakla gitmek istemiyordu fakat annem terbiye görmüş bir insanın hiçbir yere, savaşa bile, yanında yedek kıyafeti olmadan ve o kıyafetleri içine koyacak bir şey olmadan gidemeyeceğini söyledi...'
  • kitapta beni en çok etkileyen hikaye dağdaki zafer oldu. savaştan dönen güneyli bir adam ve zenci arkadaşının bir kuzeyli kulübesine zoraki yaptıkları misafirliği ve trajik bir sonu anlatıyor . soshay weddel tek kolunu iç savaşta yitirmiş, yirmi sekiz yaşında yarı kızıl derili yarı fransız-güneyli bir binbaşıdır. ve neredeyse bi cüce olan zenci yoldaşı vardır. genç ve tek kollu adamın tek isteği yurduna dönmektir...

    '...gidip kapıyı açar açmaz, her yanı nisan ayı akşam üstünün ölgün, nemli, soğuk ışığıyla aydınlandı...'

    '...yarığın içinde hafif hafif solurken, erkeklerin yüreklerinde için için sürüp giden o karanlık, saldırgan ve çocukça boş gururdan kulağına şimdi duygusuz, heyecansız ya da anlamsız sesler geliyordu...'

    '...dolayısıyla, üç şey arasından birini seçmem gerekiyor. insanı yanlış yolsa saptıran da o fazladan seçenektir zaten. tam da hayatın iki şey arasında yanlış seçim yapmaktan başka bir şey olmadığını anlamışken...''