şükela:  tümü | bugün
  • bir çok acı gerçeği yüzümüze vuran, somut bilgiler ve istatistik içeren konuşmadır. izlenmeli
  • bol bol goy goy içeren bir konuşma.
  • gençlere gaz veren bir konuşma, ayrıca kendisini de pek sevdiğim için beğendim. sık sık bir bok olmadığımızın hatırlatılması gerekli.
  • cımbızlıyorum;

    ''başarı aşk gibidir.'' diyerek tüm vizyonunun çerçevesini çizdiği konuşma.

    ayrıca,
    demokrasinin başlangıcı sayılan magna carta için de, ''aslında sadece kralın vergi koyma hakkının sınırlandırılmasıdır.'' tespitini araya sıkıştırmadan bitirmediği konuşma.
  • genel hatları ile ele alındığında başarılı bir konuşma. ama maalesef türkiye aydınındaki "sorunu ortaya koyup çözüm önerisi getir(e)meme" hastalığı yine kendisini gösteriyor.

    sorunu ortaya koymakta da metodolojik yanlışlar var. evet, avrupa'da bilim ilerledi ama neden ilerledi? bunun kökenleri neler? yani newton, arşimet, da vinci tanrının avrupa'ya lütfu muydu, yoksa bu adamların bugün bilinen kimliklerine kavuşmalarında başka etkenler var mıydı? eğer "doğu'dan adam olmaz!" diyorsak, 1400'lere kadar muhteşem bir ilerleme gösterip sonra hızla gerilemeye başlayan doğu dünyası gerçeğini ne yapacağız? üstten bakarak suçu islama mı atacağız, yoksa insanlarımızın, hükümetlerimizin ilgisizliğinden mi yakınacağız?

    kuşkusuz üzerine düşünülmesi gereken konulardır. bunu doğu halklarının ilgisizliğine veya tembelliğine veya gerçekle alakasız başka bir nedene bağlamak işin kolaycılık yönüdür. bir sandalyeyi düşünelim. sandalye, bir ağaç iken, bugünkü haline nasıl gelmiştir? belli işlemlerden geçerek mi, yoksa durduk yere mi? yani sandalyenin niteliği ve o anki durumu ile mi ilgilenmeliyiz, yoksa bir ağaçtan sandalye yaratabilen metodolojiyi mi anlamaya çalışmalıyız? eğer birinci şıkkın doğru olduğunu savunursak maalesef ki yeni sandalye üretemeyiz.

    o halde şunu sormalıyız;

    batının zenginleşmesi rönesans ve reformun önünü açtı. peki islam dünyası nasıl zenginleşecek, kendi rönesansını nasıl gerçekleştirecek?

    bu soruya da 20 dakikalık sunumlar ile değil, konuya hakim ve bilimsel metodlara sadık bilim insanları tarafından yapılacak çalışmalar ile bazı cevaplar getirilebilir ancak.
  • resmen şov amk. ağzına sağlık.
  • bir öğretmen olarak konuşmasının vejetaryen olduğu ve her şeyin insanlar için yaratıldığı yalanından(!!) bahsettiği kısım hariç tamamiyle üzerine bu işi gerçekten bilen insanların kafa yorarak tez vakitte çözüm üretmeleri gerektiğine inandığım konuşma. veriler sağlam, açık ve net bi şekilde ortada. beni en çok vuran ve üzen kısımsa kendi dilinde okuduğunu anlamayan öğrenci sayısı/yüzdesi. verilerin doğruluğunu araştırmaya bile gerek yok zaten o halkın içindeyiz ve her şeyi biliyoruz malesef.

    osmanlı, türkiye zamanında dünyaya yön verebilmiş devletlerdi ama bu iş malesef atatürk'ün ölümüyle son buldu. o günden beri dünyaya hiçbir katkısı olmayan ama dünyanın en önemli ırkıymış gibi davrandığımız bi sike dermanı olmayan bi milletiz.

    dünyanın en genç nüfusuna sahibiz ama başkalarının ürettiği teknoloji ile espri kasan en çok like en çok retweet alan ben olayım derdinde olan bi gençlik.
    saçma sapan bi eğitim sisteminin verdiği %90ı yanlış eğitim içeren sonrasında girmek zorunda olduğu bir sınav ve başarısız olursa dünyanın sonunun geldiğini düşünen bi gençlik.
    bu salak sistemden bi şekilde geçip 4 senelik bir üniversiteden mezun olan ama sonrasında iş kaygısı hiç bitmeyen bi gençlik.
    öğretmen olmuş ama atanamayan bi gençlik.

    bu gençliği bitirenler 80 yaşına gelmiş ve hala 5 kuruş fazla alayımın derdinde olan teknolojiden anlamayan ve teknolojiyi sevmiyorum ve öğrenmeyeceğim diye inat eden(bunu bu gözler gördü ve kulaklar duydu), hala sınav kağıtlarını, notları elleriyle yazan/giren, derslerde teknolojiye dair hiçbir materyal kullanamayan, hala 30 sene öncesinin eğitim anlayışıyla çocukları eğitmeye çalışan, yeni nesil öğretmenlere öğretme şansı bile tanımayan emekli olmamakta ısrar eden o öğretmen bozuntuları ve tabi 55-60 yaşına gelmiş öğretmenleri emekliliğe zorlamayan dolayısıyla atanayaman öğretmenler sayısına müspet bir ivme kazandıran pek sevgili hükümetimiz.

    neyse konu atanamayan öğretmenlere kayıyor ister istemez ama olay da bu değil mi zaten. eğitemezsen büyüyemez, gelişemez, bi yerlere gelemezsin. eğitimciler önemli.

    edit: anlatım bozukluğu
  • emin çapa'nın sürekli detone olduğu konuşmadır. ayrıca:
    sürekli gaz
    sürekli istatistiki veriler
    sürekli makara
    sürekli kukara
    sürekli kötü espri
    bir de evet kelsin eminciğim.
  • doğru şeyler söylüyor ama, bildiğimiz tedx tadını pek alamadığım bir konuşma olmuş.
  • çok başarılı bir konuşma. herkes izlemeli.