şükela:  tümü | bugün
  • kemal ılıcak'ın tercümanından sonra akşam'da yazmış, tercüman'ın açılmasıyla tekrar oraya geçmiş gazeteci. sky turk'te program yapmışlığı da vardır.
  • zamanında* bir milletvekiline küfreden, milletvekilinin de adres şaşırıp tarafıma tazminat davası açmasına yol açan şahıs. kendisi ile merhabam bile olmamasına rağmen, beni zor durumda bırakmayı başaran ender insanlardandır.
  • bu haftaki (16.12.2010) uykusuz'un "kaç yıl oldu?" köşesinde 11 yıl önce ahmet kaya için yazdığı saçma şeyler aktarılmış.
  • trt haber'de "ince çizgi" adında bir program yapmaya başlamış. siyaset konuşuyorlar, akil adamlarla.
  • "... bunların ne eklemi, ne kemiği, ne haysiyeti ne de izzetinefsi vardır, uzun zamandır başbakan erdoğan'ın kapısında pazar ipiyle bağlıdır. iktidar; pazarlamacıya imkân vermiş, buna karşılık onur ve gururunu ipotek etmiştir. bedel olarak da havuz medyasının köşe çavuşlarından biri hâline getirmiştir. pazarlamacı, 1999'da mhp'nin ortak olduğu hükümet döneminde mhp'yi desteklemiş, ancak asıl niyetinin iktidar imkânlarından menfaatlenmek olduğu anlaşılınca dışlanmıştır. bunun üzerine de, mhp ve devlet bahçeli muhalifi kesilmiştir. emin pazarcı kıratındaki gazeteci müsveddeleri eliyle basın ahlakı ve gazetecilik mesleği sert darbelere maruz kalmıştır."

    edip semih yalçın
  • konusmasi, fikirsizligi, tartismayi pic etmesi, vs gibi ne kadar gicik oldugum sey varsa bu sözde gazetecide var. o kadar akp yandasi gazeteci, köse yazari, blogcu, vs var; hicbirine buna oldugum kadar gicik olmuyorum.

    26 agustos'ta sirin payzin'in sundugu "ne oluyor?" isimli tartisma programini resmen pic etmis kisidir. hüseyin yayman da hükümet partisini ve recep tayyip erdogan'i savundu, övdü; ancak hic de problemli degildi. bu zatin her cümlesi programin icine etti.
  • akp formasıyla selvi'den bir-iki tık alt kategoride güreşen köşe tutucu. trt'nin işgal edildiğini, akp milletvekillerinin trt'ye çıkarılmayarak mağdur edildiğini zülfü demirağ'ın, şamil tayyar'ın bile mağdur olduğunu yazmış.

    muhtemelen bunu trt'den sepetlemişler trt'ye giydiriyor, darbecilerin, paralelcilerin elindeydi, "işgal altındaki zamanlar" filan diyor. çırpınarak kaybedensin emin, mhp seni çağırıyor emin; şaka şaka.
  • ‘emin’ miyiz?
    emin pazarcı. önceden tercüman gazetesi’nde yazdı. halihazırda akşam gazetesi’nde yazıyor.
    bir zamanların ülkücüsüydü. 1999’da mhp’nin hükümete ortak olduğu dönemde, devlet imkanlarından faydalanmak amacı güttüğü düşünülerek bu kesimden dışlandı. ardından devlet bahçeli muhalifi oldu. 2002’den bu yana ise havuz kalemliği görevinde.
    her ne kadar çıkarcı, dönek gibi tabirlere maruz kaldıysa da ben samimi biri olduğu kanısındayım. en azından köşe yazıları, kitlelere samimi bir formda yansıyor.
    nefret söylemlerini kullansa da kalemi kirli değil doğrusu. yazıları genellikle 400 kelime civarında. başta ilgi çekici bir iddia veya anıyla konuya girer, yazının ortalarında ise giriş yaptığı konuyla fikrini ilişkilendirir, sonunda ise yazıyı özetler nitelikte birkaç cümle ile bitirir. kelime dağarcının yüksek olduğunu söylemek zor. genelde sade ve süsten kaçınan bir anlatımı var. hicvi ve mizahi neredeyse hiç kullanmıyor.
    köşe yazıları düz mantıkta, herkesin anlayabileceği bir çerçeve çiziyor. kendini ifade yeteneğinin ve konulara farklı bakış açısının olduğunu söyleyebilsem de, iyi bir okuyucuyu tatmin edeceğini söyleyemem.
    yazıları güncel siyaset eğilimli ve merkez sağa yakın bir isim. milenyum öncesi yazılarında milliyetçi bir tutumu varken, günümüzde’ menderes, özal, erdoğan’ üçlemesine duyduğu hayranlık aleni.
    kendisine ait bir dünya görüşünün veya ideolojisinin olduğunu söyleyemem. daha çok hükümet yazarlığı yapıyor. tayyip erdoğan’la arası bozulan esad hemen esed olabiliyor. 16 kasım’da ‘’fetullah gülen hoca efendi’’ olan hitabı 18 kasım’da ‘’persilvanya’’ ya dönüşebiliyor. barzani ve şivan perver’le miting ve gezi yapan erdoğan’ın amacı kutsanırken ve barzani’nin hakkını barzani’ye verirken(!) 7 haziran sonrası terör lanetlenebiliyor.
    bir gazeteciyi hatta bırakın bir insanı ele alırsak; fikirlerinin değişmesini, bakış açılarının kaybolmasını döneklikle, hainlikle, uşaklıkla itham edemeyiz. fikirler elbette değişebilir. ancak yazarımız, baskın bir gücün destekçi kalemi olmaktan da öteye geçemeyecek.
    not: üzülmeyiniz arkadaşlar.. baskın güç arttıkça havuzun suyu da artacaktır. ama aslolan niteliktir, sayının hiçbir önemi yok. bu tip güçsüz kalemlerin rakibimiz olması iyidir.
  • mhp'nin müstakbel başkanı meral akşener için ülkücü tabandan kopuk, tabanın sevmeyeceği gezi eylemlerini falan destekledi, amacı mhp'nin iyiliği değil diyen gazeteci. gazetecilik neydi gazetecelik tarafsız olmaktı. konuşmayı bitirirken asıl amaçları akp oylarını bölmek gibi bir şeyler de dedi kendisi. insan gerçekten hayret ediyor.