şükela:  tümü | bugün
  • emir celaleddin karatay b. abdullah, anadolu selçukluların tanınmış devlet adamlarındandır.
    davetdarlık emirliği, taştdarlık emirliği, sipehsalarlık, hazine-i hassa emirliği, saltanat naipliği ve atabeklik gibi görevlerde 40 yıl boyunca devlet hizmetinde bulunmuştur.

    doğum tarihi bilinmemektedir.

    ibn bibi celaleddin karatay'ın, aslen bir rum devşirme olduğunu söyler. ebu’l-ferec ibn ibri ise onu alâeddin keykubad’ın yetiştirmelerinden biri olarak kaydeder. ancak bu bilgi karatay'ın sultanla mevcut münasebetleri dolayısıyla bir yakıştırma olmalıdır. bu iki kaynağın onun hakkında kullandığı rum nisbesi o dönemde bizanslı daha genel anlamıyla ortodoks mezhebinde bulunan her kavme mensup hıristiyan ve anadolu'da yasayan müslüman türk manasına gelen bir tabirdir.

    bununla beraber karatay büyük bir ihtimalle müslüman türk asıllı değildir. zira o devir vesikalarında mühtedilerin baba adi daima “abdullah” seklinde değiştirilmektedir. karatay’a ait vakfiye ve kitabelerde adının her yerde karatay b. abdullah olarak zikredilmesi onun müslüman olmayan bir aileden geldiğine dair görüşleri desteklemektedir. karatay adı, emir celaleddin’in onun öz adıdır.

    celaleddin karatay’ın kardeşleri de o zamanın usulüne göre müslüman olduklarına işaret eden seyfeddin, kemaleddin gibi lakaplardan başka karasungur ve rumtaş gibi türk adları da taşıyorlardı. gerek kendisi, gerekse kardeşleri anadolu’da hayırla yad edilen eserler bırakmışlardır.

    görevleri-

    davetdarlik - taştdarlik
    emîr-i devât (devâtdâr): başlangıçta sultanin divit takımından sorumlu olan ve daha sonra çeşitli görevler üstlenen saray memuru.
    taştdâr: hükümdar elini yıkarken, abdest alırken leğen tutup su döken saray görevlisine denir. önce emir-i devat olarak görev yapmıştır.
    celaleddin karatay, alâeddin keykubad'ın saltanatı süresince taştdarlık görevini muhafaza etmiştir.

    karatay'ın sonraki yıllarda görülen nüfuz ve tesirinin yerleşmesinde keykubad tarafından ona verilen mevkiin ve onun da sultanın mahremi olarak edindiği tecrübe ve bilgilerin büyük rolü vardır.
    celaleddin karatay, alâeddin keykubad'ın tahta çıkışından ölümüne kadar gerek yerleşik iken ve gerekse seferde 18 yıl sultanın hizmetinden ayrılmamıştır. çünkü keykubad'ın saltanatını tasdik ve tebrik maksadıyla halife nasır lidinillah tarafından gönderilen elçi şihabüddin es-sühreverdi'yi dönüşte konya'dan uğurlayanların başına bizzat sultan tarafından celaleddin karatay ile necmeddin tusi tayin edilmişti.

    resmi hizmetten ayriliş–

    keykubad'ın ani ölümünden sonra yerine gecen oğlu ii. gıyaseddin keyhüsrev zayıf bir hükümdardı. onun 1243'te kösedağ’da ilhanlılara yenilmesi üzerine sadedin köpek’in etkisiyle celaleddin karatay da bazı devlet adamlarıyla birlikte bir köşeye çekildi.

    antalya günleri-

    bu arada antalya’ya çekilen celaleddin karatay, münzevi bir hayat yaşamakla birlikte devletin nasıl bir maceraya sürüklendiğini takip etmiştir. baba ilyas isyanı hakkında bir adamını amasya’ya gönderip bilgi toplamış, elde ettiği bilgileri sultan keyhüsrev’e ileterek yaklaşan tehlike konusunda ikaz etmiştir.

    babai ayaklanmasi (1240)
    baba ilyas 637/1240 yılında anadolu selçuklu sultani ii. gıyaseddin keyhüsrev'e karşı iktidarı ele geçirmek maksadıyla hazırladığı ayaklanmanın fiili idaresini halifesi baba ishak'a havale
    etti. ayaklanmanın ilk zamanlarında başarı kazanarak güneydoğu ve orta anadolu'yu ele geçiren babailer amasya'da ilk yenilgiye uğradılar. amasya kalesi'ne sığınmış olan baba ilyas burada mübarizüddin armağanşah kuvvetleri tarafından kıstırılıp yakalandı ve idam edildi. buraya gelen fakat şeyhini kurtarmaya muvaffak olamayan baba ishak yönetimindeki diğer grup konya üzerine yürüdü. ancak kırşehir yakınlarındaki malya ovasına geldikleri sırada babailer, paralı frank askerlerinin de bulunduğu selçuklu ordusu tarafından ikinci defa ağır bir yenilgiye uğratıldılar ve baba
    ishak öldürüldü. böylece isyan bastırılmış oldu.

    resmi hizmete dönüş-

    sadeddin köpek öldürülünce vezirliğe mühezzebuddin ali, saltanat naipliğine sahib şemseddin muhammed isfehani, tercümanlığa mecmeddin muhammed, hazine-yi hassa’ya da celaleddin karatay gibi tecrübeli devlet adamları tekrar iş başına getirildi.

    celaleddin karatay, keyhüsrev'in ölümüne kadar bu görevde kaldı. sultanın ölümünden sonra üç oğlunun ayrı ayrı ve birlikte saltanat sürdükleri dönemde ise daha etkin bir rol oynadı. ii. gıyaseddin’in gürcü melikesinin kızından olan en küçük oğlu alâeddin keykubad'ı veliaht tayin etmişti.

    üçkardeş iktidari- güyük han'ın cülus merasimine katılmak üzere moğolistan’a giden ii. giyaseddin keyhüsrev'in ortanca oğlu iv. kılıçarslan ve taraftarlarının sultan keykavus
    ve veziri şemseddin'in azillerine dair yârlik getirmeleri üzerine celaleddin karatay, iv. kılıçarslan'ın elçisi sıfatıyla gelen hotanlı cemaleddin'in de katıldığı mecliste büyük kardeş dururken küçüğün sultan olmasının şeriata ve örfe uygun olmadığını, üç kardeşin birlikte tahta çıkarılmasının ve kılıçarslan'la birlikte gelen 2000 moğol süvarisinin geri gönderilmesinin gerektiğini söyledi. nihayet onun nüfuz ve gayretleriyle yalnız kardeşler arasındaki ihtilaflar değil bunlara intisap ederek şahsi ihtiraslar peşinde koşan beyler de yatıştırıldı.ancak bu sırada keykavus ile kılıçarslan arasında anlaşmazlık çıktı. aralarındaki silahlı mücadelede kılıçarslan mağlup oldu, fakat kardeşi onu affetti.

    celaleddin karatay, üç kardeşin birlikte saltanat sürmelerini temin ederek devletin parçalanmasını önledi.

    vefatı-

    celaleddin karatay, moğol hükümdarı mengü han'ın huzuruna çıkmak üzere moğolistan’a hareket eden keykavus'u yolcu etmek için gittiği kayseri'de vefat etti. sivas'ta iken durumu öğrenen keykavus memleketin başsız kaldığını görerek geri döndü. kendi yerine ise küçük kardeşi alaeddin keykubad’ı bazı devlet adamlarıyla birlikte gönderdi. karatay'ın cenazesi konya'ya getirilerek medresesinin yanındaki veya kervansarayındaki türbede defnedildi (1254).

    celaleddin karatay’in mumyasi –

    karatay ailesinden ve karatay medresesi'nin son mütevellisi rahmi efendi (yazar n. rahmi karatay'ın babası), ibrahim h. konyalı ile komşudur ve temas halindedirler.
    türbenin bir türbedarı bulunmaktadır. türbedar, celaleddin karatay'ın mumyalanmış ızgara üzerinde duran tabutun içindeki pamuklara sarılı cesedine de bakmaktadır. bu bakım her yıl mumya üstündeki pamukların, örtünün değiştirilmesi tarzında olmaktadır. çünkü bayramlarda, mübarek günlerde karatay ailesi'nin yasayanları tarafından ziyaret edilmektedir. işte bir bayram günü son mütevelli rahmi efendi, babası ile birlikte ziyarete gider. henüz küçüktür. mumya, diri gibidir. babası ve büyükler, uzanmış haldeki elini öperler. o da öpmek için ele yapışır. yüksek olduğu için fark etmeden asılmıştır. karatay'ın eli kopar ve küçük torununun elinde kalır. bu hatıradan anlaşılacağı üzere celaleddin karatay'ın mumyası son asra kadar durmakta ve ziyaret edilmektedir. sonra türbenin bu kısmının kapısı kapatılmıştır.

    şahsiyeti-

    bütün kaynaklar, moğol müdahale ve baskılarının en yoğun olduğu bir dönemde devlete sahip çıkan, ülkede dirlik ve düzeni sağlamak için samimiyetle çalışan karatay'ın
    dindarlığı, hayırseverliği, ahlaki meziyetleri ve güçlü bir devlet adamı olduğu üzerinde birleşmektedir. siyasi entrikalara karışmazdı taraf tutarak düşmanlıkların artmasına sebep olmazdı. ihtirassız ve saygın bir kişiydi.

    hanefi mezhebine bağlıydı.kaynaklar, celaleddin karatay'ın evlenmediğini, ve özellikle dindarlığından, ilme, alimlere ve şeyhlere sevgi beslediğinden, onlara hizmetinden söz eder. yine onun ibadetle meşgul olan, her türlü maddi zevkten sakındığını. müslüman ve zimmi/gayrimüslim herkesin onun ihsan ve iyiliklerine nail olduğunu yazar. sultanü’l-ülema bahaddin veled, hz. mevlâna, mecmeddin ishak, sadreddin konevî ile dostlukları vardı. menakibu’l-arifin'de de karatay'ın iyiliklerinden ve mevlâna’nın ona saygı duyduğundan söz edilir. yine o devrin ahi şeyhleri ile de görüşür
    ihtiyaçlarını karşılardı. ibn bibi ile aksarayi, menşur ve fermanlarda kendisine “veliyyullah fi'l-arz/ yeryüzünde allah’ın dostu”, “atabeg-i rum”, ebu’l-müluk ve’selatin/hükümdar ve sultanların
    babası” diye hitap edildiğini kaydederler. mübarizuddin ertokuş'a ait 669 (1270) tarihli vakfiyede karatay'dan “el-emiru'r-rabbani” diye bahsedilmektedir. medresesi
    dışında yaptırdığı eserler üzerindeki kitabelerde adını zikretmemesi tevazuunu gösterir. ebu'l-ferec de anadolu'da halk ve yüksek tabakanın ona büyük bir hürmet beslediğini yazar.

    eserleri-

    ibn bibi, karatay'ın ülkenin her tarafında mescit, medrese, hankah ve kervansaray gibi hayır eserleri yaptırdığını belirtir. ancak vakfiye ve kitabelerden tespit edilebilen
    eserleri: türkiye-suriye arasındaki yol üzerinde kayseri'nin bünyan ilçesi yakınlarında bulunan karatay kervansarayı, konya'daki karatay medresesi ve antalya'daki daru’s-süleha'dan ibarettir.

    ************************

    kaynaklar :
    1) http://www.merhabahaber.com/…ik/9-08-11-03-2009.pdf
    2) osmanlılardan önce anadolu, claude cahen.
  • hayatı sinemaya aktarılması planlanan tarihi kişilik.

    http://www.gazetevatan.com/…nuyor--1014212-magazin/
  • kto karatay üniversitesi'ne ismini veren büyük kişilik.

    (bkz: direniş karatay)

    filmi de 9 mart'ta vizyona girecek;

    fragman; https://www.youtube.com/watch?v=nuocjc3twho&t=6s

    bonus: https://twitter.com/…film/status/970945187953471489