şükela:  tümü | bugün
  • ülke gerçekten akıl almaz oldu. ben cnntürk izlerim, fox izlerim. halk tv izlerdim ama faşizan yönelişler gördüğüm için artık izlemiyorum. yandaş kanallarla zaten işim olmaz. geçenlerde bir yerde kapalıçarşı'nın halini haber olarak izledim. sanırım fox'taydı. fox bir kaç kere inci kazığı yedikten sonra ekşi gündemine hassasiyet gösteriyor. mesela bu akşam zonguldak'taki kız öğrenci yurdunu da haberleştirdi.

    ne uzun bir giriş olduğunun farkındayım. ama diyeceğim şu. bu izlediğim kanallarda gayrimenkul sektörünün geleceğini fosforlayan bir yaklaşımla karşılaşmadım. buradan da fatih portakal'a bir eleştiri yapayım. eminim gündeme taşınırsa dikkate alacaktır. programında en azından gündem saydığı bir konuda bir otorite davet etmeyi akıl etmeli ve onun fikirlerini sunmasına da aracılık etmeli. bu programını da zenginleştirecektir.

    hala girişle uğraşıyorum. bu gece tv2'de bir programa rastladım. armağan çağlayan sunuyor. "hepsi bugün oldu" bir aktüalite, magazin programı formatlı bir şey.

    programa bir bölümde bir emlak/gayrimenkul danışmanı katıldı. ve yukarıda girişte sıralayageldiğim kanalların tümünün ötesinde bir habercilik ve ekonomi müneccimlik programı oluştu.

    hadi özetleyeyim.

    4-5 ay içinde emlak fiyatları ve kiraları %30 dan fazla gerileyecektir. hali hazırda eski kiracı olmak kazanım olmaktan çıkıp dezavantaja dönmüştür. çıkan kiracının yerine aynı fiyatla kiracı bulmak mümkün değildir.

    armağan çağlayan bu durumu. müthiş anlayışıyla demek ki mutlu bir haberle bitiriyoruz. kiralar ucuzluyor dedi. adamcağız "bir de mal sahipleri açısından bakarsanız" dedi. armağan "canım onlarda biraz az kazansınlar" şeklinde tamamladı. adam "kirada durun bu dönem ev almayın, 4-5 ay sonra pişman olursunuz" dedi.

    bakın işi alım satım olan bir adam 4-5 ay kıpırdamayın diyorsa... yandı gülüm keten helva...

    şimdi girişe bir gönderme yapalım. bu girişte yazdığımız kanallar öyle veya böyle siyasete tutunarak aslında bizi aldatmıyorlar mı? önümüzü göremeyelim istemiyorlar mı?
  • temel problem alıcı gelirinin konut fiyatları kadar hızlı artmaması ve bundan sonra da asla artmayacak olmasıdır. orta gelir tuzağına boğazına kadar batmış, neredeyse herşeyin ithal edildiği, montaj sanayisi ile bir şeyler yapmaya çalışan bir ülkede, gelirin büyük sıçramalar yapamayacağını varsayarsak, artan konut fiyatları bir yerde zirvesine ulaşıp orada bir süre asılı kalıp, ardından artan bir hızla başaşağı gidecektir. kriz son alıcıya patlayacaktır, kerizler olmazsa sülünler nasıl yaşasın?

    muhtemelen 2017-2019 arası durgun geçecek, 2019 yada sonrasında düşüş başlayacaktır. tersi olursa fazla ortada dolaşmayın, zira filler sevişirken çimenler ezilir. bu entry'de yer alan tespitler birer yatırım tavsiyesi değildir, la zeten ankaralıdan yatırım tavsiyesi alınır mı ya kayseriliye ya trabzonluya soracan bu işleri.

    çember daralıyor, önden gelen 7 şişman inek ve onları yemek için takip eden 7 zayıf inek görüyorum!
    (bkz: 7 şişman inek 7 zayıf inek)
  • bize ne emlaktan gayrimenkulden anahaber izleyen adam emlak reklamı görmek için mi izliyor dedirten olay.
  • (bkz: beyoğlu esnafının iflasın eşiğine gelmesi)

    (bkz: kapalıçarşı'da 600 dükkanın kapanması)

    (bkz: bağdat caddesi'nde boş dükkan sayısındaki artış)

    (bkz: ağustos'ta kredi kartı harcaması rekoru kırılması)

    (bkz: 2016 ekonomik krizi)

    (bkz: 4 ekim 2016 dolar kuru)

    bu başlıkların tamamı yazdıklarımla ilintilidir.

    eğer sıkılırsanız şu aşağıdaki başlığı eğlence arası olarak tavsiye ederim.

    (bkz: fakir fukara babası cem boyner abime açık mektup)
  • şimdi bizim zatı-şahanelerine biri bu işi yanlış anlatmış gibi geliyor bana. belki de doğru anlatmışlardır da zatı- şahaneleri yanlış anlamış olabilir orayı fazla karıştırmayalım.

    şimdi düzgün işleyen bir emlak sektörü nasıl olmalıdır bilal'e anlatır gibi anlatalım o zaman belki anlaşılır. çok basit örnekler vereceğim örneklere takılmayalım daha çok anlatılmak istenilene odaklanırsanız bilal'den önce anlarsınız.

    normal şartlarda emlak sektörünün gelişmesi demek ekonominin gelişmesi demektir. peki neden? düzgün ekonomik koşullar oluştuğunda birikim yapabilen insanlar olur yani 3000tl kazanan adam bunun 2300tl'sini harcar ve elinde daha harcayamadığı 700tl'si kalır. bu durum süreklilik kazanırsa elemanın yatırım yapabileceği bir bütçesi oluşur. diyelim ki eleman kirada oturan biri "ya ben bu parayla ev alim" derse ve oluşan bu sistemde elemanımız gibi elinde artan paralarla ev almak, evini büyütmek, 2. bir ev alıp gelir elde etmek isteyen kişilerin çokluğundan oluşan bir sektörel genişleme doğru ve sağlam bir genişlemedir. yastık altında duran parayı ekonomiye kazandırır hem ekonomi hemde vatandaş kazanır. ayrıca eleman dedi ki "ya benim ayda 700tl elimde kalıyor gideyim bankaya bu miktarlarda ödeyebileceğim kredi çekeyim bir ev alayım." o da olumlu hem banka hem ekonomi hem de vatandaş kazanır. hatta sıfırlamak için gidip bilmem nereden 5-10 daire almak bile olumlu. çünkü ayakkabı kutusundaki parayı bir şekilde ekonomiye kazandırmış oluyorsun.

    şimdi de gelelim bizim emlak sektörümüzün genişlemesine veya genişletilmeye çalışılmasına. elemanımız yine 3000tl kazanıyor ama 3000tl de harcıyor. elinde avucunda bir şey yok. bankamız diyorki "gel sen zaten 1000tl kira veriyosun ben sana para vereyim git kendine ev al banada kira öder gibi 1500tl ödersin." elemanda saf kabul ediyor. şimdi 3000tl kazanıp 3000tl harcayan adam 1000tl kira yerine 1500tl borç öderse aradaki o 500tllik kısmı diğer ihtiyaçlarından kısacak. kahvede 5 çay içeceği yerde 1 tane içecek. kahvecinin cebinden 4 çay parasını alıp bankaya verdik. dur daha bitmedi. kıyafetlerinden kısacak. mağazadan 3 tişört yerine 1 tişört alacak. mağazacının da cebinden 2 tişört parası alıp bankaya verdik. hala bitmedi. eleman arabasıyla gezip tozarken "ben her zaman 50 liralık benzin alıyorum" adamına dönüşecek. benzinliğin de cebinden parasını alıp bankaya vereceğiz. şimdi bu kahveci mağazacı, benzinlikçi işlerini geliştirmek için (veyahut bambaşka sebeplerle) banka yüzünden kazanamadığı parayı gidip bankadan borç alarak üstüne birde eşek yüküyle faiz ödeyecek. ekonomi kaybedecek ama banka kazanacak. işte bizim emlak politikamız bu. sadece bankalar kazansın sistemine dayalı ekonomiler eninde sonunda çökmeye mahkumdur.

    bilal oğlan anladın mı bilmiyorum yada anlatabildim mi onu da bilmiyorum, sonuçta ekonomist değilim ama bu yol yol değil benden söylemesi.