şükela:  tümü | bugün
  • ben bunların aykırılığını 27 yaşında siyah takım/topuklu ayakkabı-etek içinde öğlen tatili için çalıştığı bankadan çıkarken görücem. it oğlu itler sizi...
  • bu popülasyonun en yaşlı temsilcisi, ne yazık ki gayrettepe civarında yaşıyor. uzmanlar, 34-35 yaşlarındaki bir emonun milyonda bir görülen bir vaka olduğunu, emoluğun 14-20 arasında bir ara geçiş formu olarak görülebileceğini söylüyorlar ama hangi sabah görsem, içimdeki yaşama sevincini alıyor bu maturemo*. parkta dolaştırdığı en az kendisi kadar mutsuz köpeğiyle "hayattan nefret eder adımlarla" dolaşıp, içimdeki sevinç zerrelerini yok ediyor. "ben ve köpeğim ölmek istiyoruz, bizi kimse anlamayor" bakışıyla sinirimi bozuyor, aklında intihar etmek olmayan hayvancağızın da günahına giriyor.

    emo taban ve tavan limitleri belirlenirse yaşlı emoların önüne geçebileceğimizi düşünüyorum. örneğin 28 yaşına gelen bir emo, kıskıvrak yakalanıp cağaloğlu hamamı'na götürülebilir ve kafasında wax mıdır ne haltsa, o çıkana kadar sıcak suda bekletilebilir. hem eti de yumuşacık olur, damakta dağılır.

    peki eskiden emolar böyle miydi? köy yerinde kekikle beslenirdi o emo, tüm gün doğada dolaşırdı. saçlarına organik limon sürüp, pantolonuna lületaşından zincir takardı. bayram nedir seyran nedir bilirdi, şimdikiler sadece tirad. tıraş.
  • çorba sipariş ettiği sırada ellerini yıkamak için lavaboya gidip döndüğünde çorbasının soğuduğunu görüp üzülen ve bunalıma giren kişidir.
  • tam anlamiyla hakim degilim bu alt kulture (!), belki kendilerince bir duruslari falan bile vardir bilemiyorum ama su alttaki diyalogdan bu akima ozenen genclerin ne kadar tirt olduklarini anlayabilirsiniz.

    on bes yasindaki kiz kardesimin msn penceresinden alinmistir.
    (e) emo oldugunu iddia eden tirto
    (k) kiz kardes

    (e) bence mutlulugun kiymetini bil, ben mesela asla mutlu olamiyorum.
    (k) niye mutlu olamiyorsun?
    (e) bilmiyorum sebebni, o yuzden ilac kullaniyorum duzenli.
    (k) ne ilaci aliyorsun?
    (e) anti-depresan kullaniyorum, passiflora diye bir ilac. onu almazsam agliyorum her gun.

    yani daha kucuk bunlar kizmayayim diyorum ama buna islak odunla giriceksin ki elindekilerin kiymetini anlasin pezevengin evladi. daha anti-depresanin ne oldugunu bilmiyor, bir de uzerinden artistlik yapiyor itoglu it.
  • tarih sahnesine ilk defa selahattin alpay'ın 1967 yılında çıkardığı "emo suya gider eli boş gelir" 45'liğinde çıkan cefakar kardeşlerimiz. 1950 yılında doğan selahattin alpay'ı da emo parantezinde değerlendirmek çok yanlış olmaz. özellikle türkünün sözlerini incelediğimizde, son yılların trendi emoluğun kökenlerinin eskilere dayandığı fakat ortalarda salınmak için doğru zamanı bekledikleri rahatlıkla görülebiliyor. tarikat gibi bir şeymiş lan bu, illuminatiymiş. şimdi devir onların devri, her taraftalar. yüksek bir yerden atlasam yere çarpmadan bir emonun üzerine düşerim. "yeter artık üzerime gelmeyin" diye ağlatırım durduk yere o baygın bakışlıyı, bir gözü sürekli telefonunda olanı. dünyanın en yaşlı emosunu gayrettepe'de görmüştüm, ilk emosunu bulmanın da gururuyla yayınıma "emo suya gider" ile son veriyorum.

    pınarın başından ufak taş gelir
    sen ağlama gözlerinden yaş gelir
    emo suya gider eli boş gelir

    oy güzel güzel
    salınıp gezer
    bağrımı ezer

    pınarın başına yağan kar m'ola
    salını salını gezen yar m'ola
    benim emo'm şimdi ellerin m'ola

    oy güzel güzel
    salınıp gezer
    bağrımı ezer

    pınarın başında yatmış uyumuş
    ela gözlerini uyku bürümüş
    evvel küçücüktü şimdi büyümüş

    oy güzel güzel
    salınıp gezer
    bağrımı ezer
  • emrah mode on
  • bir de cümle içinde kullanalım; emona koyiiim.
  • türkiye'dekilerin azalmasının sebebi yok olmaları değil mutasyona uğrayıp apaçiye dönüşmeleridir.

    (bkz: gremlins)
  • genelde nerden bakarsanız bakın insana benzemezler.