şükela:  tümü | bugün
  • yuan imparatoriçesi kore asıllı qi'nin (dizide ki ve sungnyang) yaşamını, çoğunlukla gerçekten uzaklaşarak anlatan 2013 yapımı kore dizisi. sırf ha ji won oynuyor diye izlemeye başlamıştım, ilk bölümleri de sıkıcıydı yalan değil. sonraları mekan yuan sarayına sabitlenip işler kızışmaya başlayınca hayli keyif verici olmaya başladı. karakterler de günümüze kıyasla inanılmaz tanıdık olunca (yeon chul-el temur ve şürekasını görünce ilk ne geldi aklınıza) devam ettim. entrikası kaliteli, son dakika kurtarmalarını saymazsak şaşırtıcı (karakterlerin değişimi özellikle). dizinin şöyle bir sıkıntısı var, yeteri kadar görkemli değil, yani dönemin en büyük, kalabalık ülkesinde geçiyor, ama saray karakterler haricinde çok boş, bir iki tören sahnesi bile ortalamaydı. başları çok eğlenceli, zekice espriler, komik durumlar adeta sitcom havası veriyor, yavaş yavaş drama geçiliyor, sona doğru gülecek bir şey kalmıyor ne yazık ki. kısacası tavsiye ederim, klasik kore tarihi dizilerine göre çok daha dinamik, ama bölüm sayısı uzun biraz evet.

    --- spoiler ---

    favorim nyang dışında danashri ve hizmetçisi seo idi. danashri harika bir karakter olabilecekken saçma sapan şeyler sözler, olaylar yazdıkları için kadın heba oldu, zaten hakkında imparatoriçe olduğu dışında bir şey de yazmıyor ama. ya seo, bir ara artık sırf bu kadını ve tepkilerini görebilmek için izledim. bu kadar mı güzel oynanır yancılık. dizide en çok üzüldüğüm yerler, hizmetçilerin katledilmesi ile seo'nun haince öldürülmesi idi.

    --- spoiler ---
  • günlerdir bu diziyi izliyorum. en verimsiz şekilde günlerimi geçirmiş olmanın huzuruyla, sabah 04:49'da dizinin 51. final bölümünü taze bitirmişken entry gireyim dedim.
    tanım: 20. bölümden sonra kabak çiçeği gibi açılan dizi. koryo ülkesinde kölelikten, yuan devletinin imparatoriçeliğine giden süreci anlatıyor. gerçek hayattan esinlenilmiş.

    -----spoiler------
    -s!-

    ilk yorumum yom byonsuya, dizi tarihinde bu kadar suyu çıkmış kötü en son ne zaman gördüm bilmiyorum. on dokuz canlı, her taşın altından çıktı, her deliğe girdi, gördükçe sinirden çatladım.

    onca süslü mis gibi entrikaya rağmen gereksiz sahneler mevcut, örneğin ana imparatoriçenin kameraya kötü kadın kahkahaları falan.

    senaristler her şeyi en baştan böyle mi planlamış, bilmiyorum ama bazı karakterlerde sonradan çok ciddi boyutta değişim oldu. ana imparatoriçe başta daha makul bir tipti, harem ve güç konusundaki tutkusunun sinyalleri verilmiş olsa da bence bu karakterdeki değişim oturmadı. hadi bu da pure evil olsun şeklinde bir annenin mutlak değişimini, ölürken buraya hayalet olacağım demesini falan aceleye getirilmiş buldum. aksine anlaştığı düşmanın kim olduğunu görünce şoka girip kendinden utanmasını, bocalamasını yine de piçlik yapmasını beklerdim. aynı adam ertesi gün ona da saldırır kısmını düşünecek kadar akıllı çünkü.

    taltal'ım kuzucuğum, yeni koreli aktör favorim oldun. yani tam sağ kol yapmalık. taltal da başta üzerine düşünülmemiş bir karakterdi, sonradan oturdu, önem kazandı.

    kimin aşkı gerçek? kimi destekliyorum bir düşüneyim, hala bulamadım açıkçası. bu aklıma şeyi getirdi, sürekli bir tanquishi nyanga aşık, taltal sanki hoşlanıyor gibimsi, wang yoo ve togon zaten ölüyor nyang aşkından vurgusu bayıktı. yani wang yoo ve togon tamam da bence tanquishi ve taltal üzerinden yapılan her aşk benzeri göndermeler gereksiz bir doku.
    kimin aşkı daha güzel sorusuna gelecek olursak, ben dizi boyunca togon'a aşkı dışında pek çok sebepten kıl oldum. yahu bu ne basiretsiz adam, bu ne korkak bu ne ödlek dedim durdum. gerçekten de ölüm sebebi bile aynı şekilde saflığından oldu, adam bir öldü devlet yıkıldı, kendini kanıtlayacak diye egosundan devleti bitirdi.
    wang yoo daha becerikli olsa bile togondan çok da şanslı bir adam. onun için durmadan ölüme atlayacak bir grubu olması togonun hayatı boyunca sahip olamadığı bir şey. ona rağmen togon, tüm yalnızlığına rağmen öğrendiği tüm sırlara, aldığı ihanet mektuplarına tek başına göğüs gerdi. yani onun sevgisi aslında o kadar saftı ki nyangın öldüğünü duyunca dili tutuldu, yerinden kalkamadı. wang yoo ise evlenerek intikamını almaya karar verdi. togon kederin içine o kadar boğuldu ki intikamı değil düşünmeyi nefes alamadı. wang yoonun hayatı nyangı korumakla geçmiş olsa bile togonun aşkı daha masum, daha çocukça, daha çocukça olduğu için de daha bencil. ancak togon bencilliğini son yaptıkları ile telafi etti gözümde.

    nyanga gelince, kimi sevdin sen bacım? dizi bitti hâlâ anlamadım. yani bence sonradan togonu sevdi gerçekten ama gerçekten wang yoo yu da seviyordu mu?! çok iyi rol yapsa da biraz daha cilveli olsaydı daha mutlu olacaktım. tam bir duvardı. yine de cesaretine ve acımasızlığına hayran kaldım. hadi bu sefer yufka yürekli olsun, acıyacak kesin dediğim hiç bir anda düşmanına acımadı, kılı kıpırdamadı, tam bir kinci. ki acımamakta haklı olduğunu da hep gördük. ben olsam onun yaşadığı 72bin talihsiz olaydan yalnızca bir tanesinde bile çoktan kadere teslim olmuştum.

    ah kolta ah diyorum. kötü sonla biten dizileri sevmiyorum yine de hakkını vereyim uzun zamandır bu kadar entrikaya doymamıştım.

    -s!-
  • düşünün ki ülkeyi yönetmesi gereken asıl kişi, basiretsizliği yüzünden başka bir gücün kuklası olmuş vaziyette. bu öyle kötü bir güç ki doymuyor bir türlü... orduyu ve siyasi yetkilileri kendine bağlamış. ülkeyi zalim oğulları ve şımarık kızı ile felakete sürüklüyor...

    koreli senaristler işte... saçmalıyorlar..
    dizide diyor ki:
    --- spoiler ---

    "beceriksiz bir baba oğlunu öldürür. beceriksiz bir kralsa halkını yok eder."
    ve ekliyor:
    "tahtı elinde tutmak tahta çıkmaktan zordur. tahtı almak için bir taç gerekir. bırakmak için de bir baş..."
    --- spoiler ---

    imparatoriçe gi, goryeo'dan (kore) yuan'a(kubilay hanlığı*) köle olarak getirilip sarayda aklı, bilgisi, güzelliği ve özellikle cinsel cazibesi ile togon temür'ü avucunun içine alarak sonunda ülkeyi tek başına yönetecek güce ulaşmıştır.

    dizide gösterilenin aksine, resmi goryeo tarihinde gi ailesi "hainler" olarak anılır ve haklarında acımasızlıkları ve yolsuzlukları ilgili bir çok şey yazılıdır.

    yine aynı şekilde yuan resmi tarihinde de impratoriçe gi, yuan'ın düşüşünün ana nedenlerinden biri olarak gösterilmiştir.
    lükse olan düşkünlüğü yüzünden yolsuzluklarla hazineden kendisine özel bütçe ayırıp, gereksiz masraflar yapmış, bu yüzden zor durumda olan halk tarafından en nefret edilen kişilerden biri olmuştur.
    -------------------------------------

    diziye gelirsek;
    her biri 1'er saat olan bu 51 bölümlük uzun diziyi saray öncesi ve saray sonrası diye ayırabiliriz.
    klasik hürrem hikayesi gibi dursa da padişaha"sülüman" dedirtmek gibi absürtlükleri olmamış. bana göre senaristler acıyı da sevinci de dozunda kullanmayı bilmişler. yoksa böylesine uzun soluklu bir dizide başarılı olamazlardı.
    kore kanallarının devlet tarafından sıkı denetlenmesinden olacak ki imparator'un zaaf sayılacak derecede gi'ye düşkünlüğünün en önemli sebebi olan cinsel cazibesine hiç değinilmemiş. sinema filmi olsa daha farklı olabilirdi.

    oynadığı her yapımda bizi büyüleyen ji-won ha, bu diziyle yerini sağlamlaştıran ve bir çok hatunun gönlünü çelen ji chang wook ile güzel bir yapım olmuş. en azından renksiz geçen hayatlarımıza entrika bolluğu ile heyecan getirmiştir vakti zamanında.
    ayrıca ji chang wook dizi müziklerinden birini de kendisi seslendirmiştir. marifetli çocuk işte...to the butterfly

    joo jin mo'nun daha önceki bir filmi yüzünden kendisini her gördüğümde inanılmaz rahatsız oluyorum. dizide oynamamasını tercih ederdim.

    firavun kılıklı temür'ün sözüyle kapanışı yapalım:
    --- spoiler ---
    savaşta en büyük aptallığı yapan kimdir biliyor musunuz? itibar ve şereften bahsedenler, bir de öleceğini bile bile savaşanlar.
    --- spoiler ---
  • sabahın köründe neden buradayım ? joo jin woo!!!!!kanser derecesinde adamı sevmiyorum. diziye başladığım andan beri beni deli etti. hayi r başka oyuncu mu yok? neden o zaten uzun soluklu bir dizi ama adamı görmeye katlanamıyorum... 22. bölümde bana diziyi bıraktırmak üzere. (bu arada 2013 yapımı ve 51 bölüm dizi)

    yuan hanedanlığının son kralı togon dönemini anlatan, erkek kılığında büyüyen ki'nin dizide adı nyangyükselişini anlatıyor.

    dizideki yüksek konumda gördüğümüz adamların hepsi ona aşık.
    biri ya benimsin ya kara toprağın kafasıyla seviyor.. : tanquishi
    biri sadece koruma iç güdüsü ile : wang yoo(bana bu adamın ki aşk diye savunan olursa kavga çıkar. karakteri de karakteri canlandıran adamı da sevmiyorum. çok güçlü, stratejik, zeki, her işten anlayan biri gibi resmedilmiş olsa da no! umarım dizinin devamında ölür gider. gözün görmez onu.)
    biri garibim yavrum aşkından o kadar kör ki ne yapsa kızı etkilemek, gözüne girmek için yapıyor. o kadar seviyor ki kendi kendine hanedanlığı çökertiyor. : togon temur yazık değil mi bu çocuğa buna eziyet çektiren nyang'da insanı çileden çıkartıyor olsa da gerçekleri değistireniyoruz.

    ; entry izlemeye devam edersem editlenecektir..
  • empress ki, benim izlediğim kore dizileri içinde (saraydaki mücevher, sarayın rüzgârı, sarayın incisi , derin köklü ağaç, rüzgârın ressamı, kral geunchogo ve şu an adını hatırlamadığım bir diğer dizi) en iyi tempolu dizilerden biri. klasik bütün özelliklerine rağmen (aslında kız olan bir erkek, ona aşık olan kral, iktidar için çarpışan ve her türden entrikaya bulaşan bir sürü insan vb) dizideki karakterler ilginç bir biçimde çok iyi çizilmişler. karakter derinliği anlamında değil, ama her karakterin içinin doldurulduğunu görüyoruz, senaryo kesinlikle çok iyi ve karakterler arasındaki gerginlikler, dizinin gerilimini sürekli diri tutuyor. genç kralın karakteri ise klişelere uymayan bir yapıda: korkak, kaypak, ama âşık; kralı oynayan oyuncu da oldukça iyi...ancak esas olarak diziyi çok iyi tutturulmuş gerilimi, heyecanı yüzünden izlemeden edemiyor insan. 19 . bölümün sonundaki zehirli şarap olayı bile tek başına yeter: bu sahnelerdeki gerilim öylesine somut bir hâl alıyor ki benzerine çok denk geldiğimi kendi adıma sanmıyorum. hikâye ilerlerken bir çok ilginç merak noktası ortaya çıkıyor: el temur'un hazinesi nerede, kartal yuvası'nın sahibi kim gibi, kanlı mektup kimde ve nerede gibi...bir hikâyeden diğerine savruluyoruz ve diziye olan ilgi sürekli canlı tutuluyor. senaryoda kimi zaman karşımıza çıkan senaryo zaafları dikkat çekiyor, ve bazen oyunculukların sığlaştığını görüyoruz; ancak genel olarak çıtanın yukarıda olduğunu rahatça söyleyebiliriz. hiç kore dizisi izlememiş seyirciler için çok heyecanlı, ilgi çekici bir başlama seçeneği olabilir. iyi seyirler.
  • queen seondeok'tan sonra izlediğim ikinci kore dizisi. büyük beklentilerle başlamamış olsam da bitirdiğim ilk sekiz bölümü oldukça sevdim. işe yaramaz imparator toghon'u bir yandan sempatik bulsam da genel olarak aptallığı sinir bozucu. goryeo'nun seksili kralı muhteşemliği ile kalbimi çalmaya yakın. fikirlerim değişir mi bilmiyorum, izlemeye devam ettiğim takdirde editleyeceğim.

    edit 1: kendimden nefret ederek 7 bölüm daha izledim ve izlememin tek sebebi, senaryonun mutlaka merakımı diri tutacak bir şeyler bulması. yoksa ne ufkumu geliştiren ne de hayal gücümü zorlayan bir dizi. bazı karakterler zerre inandırıcı olmayan biçimde dokuz canlı ve genel olarak hiçbiri derinlemesine yansıtılmamış, bu yüzden kendimi tamamıyla bir karakterin yerine koymayı başaramıyorum. ayrıca toghon hala sinir bozucu. lütfen kendisi de bencil aşkı da defolsun gitsin gözümün önünden.
  • trt1’de yayınlanmaya başlanmış dizi.
  • bu diziyi trt1 de biraz izlemiştim, diziyi beğenmemin hemen ardından dizinin tüm bölümlerini internetten izledim, bugün itibariylede dizi bitti, bence çok fazla duygusal sahne var, bu kadar fazla olmamalı, imparatora sürekli destek çıkan,hayatını kurtaran wang yu ve adamlarının son bölümlerde imparator tarafından öldürülmesi bu dizi genelinde beni en çok rahatsız eden durum oldu(aşırı gıcık oldum,kesinlikle), adam destek olsun plan yapsın el temuru düşürsün, sende onu haince, sunyang için öldür ? herneyse, velhasıl güzel dizi, tavsiye edilir...