şükela:  tümü | bugün
  • düşünün ki ülkeyi yönetmesi gereken asıl kişi, basiretsizliği yüzünden başka bir gücün kuklası olmuş vaziyette. bu öyle kötü bir güç ki doymuyor bir türlü... orduyu ve siyasi yetkilileri kendine bağlamış. ülkeyi zalim oğulları ve şımarık kızı ile felakete sürüklüyor...

    koreli senaristler işte... saçmalıyorlar..
    dizide diyor ki:
    --- spoiler ---

    "beceriksiz bir baba oğlunu öldürür. beceriksiz bir kralsa halkını yok eder."
    ve ekliyor:
    "tahtı elinde tutmak tahta çıkmaktan zordur. tahtı almak için bir taç gerekir. bırakmak için de bir baş..."
    --- spoiler ---

    imparatoriçe gi, goryeo'dan (kore) yuan'a(kubilay hanlığı*) köle olarak getirilip sarayda aklı, bilgisi, güzelliği ve özellikle cinsel cazibesi ile togon temür'ü avucunun içine alarak sonunda ülkeyi tek başına yönetecek güce ulaşmıştır.

    dizide gösterilenin aksine, resmi goryeo tarihinde gi ailesi "hainler" olarak anılır ve haklarında acımasızlıkları ve yolsuzlukları ilgili bir çok şey yazılıdır.

    yine aynı şekilde yuan resmi tarihinde de impratoriçe gi, yuan'ın düşüşünün ana nedenlerinden biri olarak gösterilmiştir.
    lükse olan düşkünlüğü yüzünden yolsuzluklarla hazineden kendisine özel bütçe ayırıp, gereksiz masraflar yapmış, bu yüzden zor durumda olan halk tarafından en nefret edilen kişilerden biri olmuştur.
    -------------------------------------

    diziye gelirsek;
    her biri 1'er saat olan bu 51 bölümlük uzun diziyi saray öncesi ve saray sonrası diye ayırabiliriz.
    klasik hürrem hikayesi gibi dursa da padişaha"sülüman" dedirtmek gibi absürtlükleri olmamış. bana göre senaristler acıyı da sevinci de dozunda kullanmayı bilmişler. yoksa böylesine uzun soluklu bir dizide başarılı olamazlardı.
    kore kanallarının devlet tarafından sıkı denetlenmesinden olacak ki imparator'un zaaf sayılacak derecede gi'ye düşkünlüğünün en önemli sebebi olan cinsel cazibesine hiç değinilmemiş. sinema filmi olsa daha farklı olabilirdi.

    oynadığı her yapımda bizi büyüleyen ji-won ha, bu diziyle yerini sağlamlaştıran ve bir çok hatunun gönlünü çelen ji chang wook ile güzel bir yapım olmuş. en azından renksiz geçen hayatlarımıza entrika bolluğu ile heyecan getirmiştir vakti zamanında.
    ayrıca ji chang wook dizi müziklerinden birini de kendisi seslendirmiştir. marifetli çocuk işte...to the butterfly

    joo jin mo'nun daha önceki bir filmi yüzünden kendisini her gördüğümde inanılmaz rahatsız oluyorum. dizide oynamamasını tercih ederdim.

    firavun kılıklı temür'ün sözüyle kapanışı yapalım:
    --- spoiler ---
    savaşta en büyük aptallığı yapan kimdir biliyor musunuz? itibar ve şereften bahsedenler, bir de öleceğini bile bile savaşanlar.
    --- spoiler ---
  • sabahın köründe neden buradayım ? joo jin woo!!!!!kanser derecesinde adamı sevmiyorum. diziye başladığım andan beri beni deli etti. hayi r başka oyuncu mu yok? neden o zaten uzun soluklu bir dizi ama adamı görmeye katlanamıyorum... 22. bölümde bana diziyi bıraktırmak üzere. (bu arada 2013 yapımı ve 51 bölüm dizi)

    yuan hanedanlığının son kralı togon dönemini anlatan, erkek kılığında büyüyen ki'nin dizide adı nyangyükselişini anlatıyor.

    dizideki yüksek konumda gördüğümüz adamların hepsi ona aşık.
    biri ya benimsin ya kara toprağın kafasıyla seviyor.. : tanquishi
    biri sadece koruma iç güdüsü ile : wang yoo(bana bu adamın ki aşk diye savunan olursa kavga çıkar. karakteri de karakteri canlandıran adamı da sevmiyorum. çok güçlü, stratejik, zeki, her işten anlayan biri gibi resmedilmiş olsa da no! umarım dizinin devamında ölür gider. gözün görmez onu.)
    biri garibim yavrum aşkından o kadar kör ki ne yapsa kızı etkilemek, gözüne girmek için yapıyor. o kadar seviyor ki kendi kendine hanedanlığı çökertiyor. : togon temur yazık değil mi bu çocuğa buna eziyet çektiren nyang'da insanı çileden çıkartıyor olsa da gerçekleri değistireniyoruz.

    ; entry izlemeye devam edersem editlenecektir..
  • empress ki, benim izlediğim kore dizileri içinde (saraydaki mücevher, sarayın rüzgârı, sarayın incisi , derin köklü ağaç, rüzgârın ressamı, kral geunchogo ve şu an adını hatırlamadığım bir diğer dizi) en iyi tempolu dizilerden biri. klasik bütün özelliklerine rağmen (aslında kız olan bir erkek, ona aşık olan kral, iktidar için çarpışan ve her türden entrikaya bulaşan bir sürü insan vb) dizideki karakterler ilginç bir biçimde çok iyi çizilmişler. karakter derinliği anlamında değil, ama her karakterin içinin doldurulduğunu görüyoruz, senaryo kesinlikle çok iyi ve karakterler arasındaki gerginlikler, dizinin gerilimini sürekli diri tutuyor. genç kralın karakteri ise klişelere uymayan bir yapıda: korkak, kaypak, ama âşık; kralı oynayan oyuncu da oldukça iyi...ancak esas olarak diziyi çok iyi tutturulmuş gerilimi, heyecanı yüzünden izlemeden edemiyor insan. 19 . bölümün sonundaki zehirli şarap olayı bile tek başına yeter: bu sahnelerdeki gerilim öylesine somut bir hâl alıyor ki benzerine çok denk geldiğimi kendi adıma sanmıyorum. hikâye ilerlerken bir çok ilginç merak noktası ortaya çıkıyor: el temur'un hazinesi nerede, kartal yuvası'nın sahibi kim gibi, kanlı mektup kimde ve nerede gibi...bir hikâyeden diğerine savruluyoruz ve diziye olan ilgi sürekli canlı tutuluyor. senaryoda kimi zaman karşımıza çıkan senaryo zaafları dikkat çekiyor, ve bazen oyunculukların sığlaştığını görüyoruz; ancak genel olarak çıtanın yukarıda olduğunu rahatça söyleyebiliriz. hiç kore dizisi izlememiş seyirciler için çok heyecanlı, ilgi çekici bir başlama seçeneği olabilir. iyi seyirler.
  • queen seondeok'tan sonra izlediğim ikinci kore dizisi. büyük beklentilerle başlamamış olsam da bitirdiğim ilk sekiz bölümü oldukça sevdim. işe yaramaz imparator toghon'u bir yandan sempatik bulsam da genel olarak aptallığı sinir bozucu. goryeo'nun seksili kralı muhteşemliği ile kalbimi çalmaya yakın. fikirlerim değişir mi bilmiyorum, izlemeye devam ettiğim takdirde editleyeceğim.

    edit 1: kendimden nefret ederek 7 bölüm daha izledim ve izlememin tek sebebi, senaryonun mutlaka merakımı diri tutacak bir şeyler bulması. yoksa ne ufkumu geliştiren ne de hayal gücümü zorlayan bir dizi. bazı karakterler zerre inandırıcı olmayan biçimde dokuz canlı ve genel olarak hiçbiri derinlemesine yansıtılmamış, bu yüzden kendimi tamamıyla bir karakterin yerine koymayı başaramıyorum. ayrıca toghon hala sinir bozucu. lütfen kendisi de bencil aşkı da defolsun gitsin gözümün önünden.