şükela:  tümü | bugün
  • sabah gazetesi spor yazarı.. gazetecilik hayatına cumhuriyet'te başlamış, sonra söz'de devam etmiştir. gelmiş geçmiş en kaliteli spor dergisi gelişim spor'un genç ekibindendir. daha sonra altan tanrıkulu ile beraber spor spor dergisini çıkarmıştır. avusturya lisesi ve boğaziçi ekonomi mezunudur. piyasadaki en iyi galatasaray eleştirmenidir.
  • sabah gazetesi'nde yazan, gelisim spor'dan yetisme, galatasarayli mubabbir, yazar, sayfa editoru.
    iyi yazar, akilli yazar, irin akitmadan, guzel yazar. en onemlisi galatasaray'i durustce yazar.
  • sabah gazetesinde tarih itibariyle yayinlanan, kirilma noktasi ba$liginda guzel bir degerlendirme kaleme almi$ yazardir. galatasaray fenerbahce rekabetinde son duruma parmak basmi$ kendisi, farkli acilardan bakarak.

    http://www.sabah.com.tr/…340b6b500148035f7f2ef.html
  • yigiter ulug ile birlikte euro 08 boyunca milli takımla beraber olacak futbolu bilen adam..
  • sabah gazetesi'nin yeni spor müdürü
  • spor gazeteciliğini veya gazetelerin spor bölümlerinde çalışan insanları yakından takip etmiyorsanız bu ismi duymamış olabilirsiniz. oysa ki spor gazeteciliği denince: bir, emrah kayalıoğlu'dur. iki, yoktur. çalıştığı sektörde donanım olarak türkiye standartlarının çok üzerindedir. avusturya lisesi'ni ve boğaziçi üniversitesi'ni bitirmiştir. iyi derecede almanca ve ingilizce bilir. her ne kadar iletişim değil ekonomi okumuş olsa da, genç yaşlardan itibaren gazetecilik yapmaya başlamıştır. 80'lerin sonunda 90'ların başında çocuk olanların kült objelerinden gelişim spor'un o dönemlerdeki genç ekibindedir. sabah gazetesinde uzun dönem "ikinci adam" olduktan sonra, spor müdürlüğüne atanmıştır.

    bir gazetenin spor bölümü için çok önemli olmasının altında yatan sebep, sadece iyi bir öğretim alması değildir. ışıltılı köşelerde veya televizyon programlarında sürekli yer almadığı gibi, futbol adına ağdalı kelamlar etmenin peşinde de değildir. komple gazetecidir. futbol kadar diğer sporları da yakından takip eder. fransa bisiklet turundan da haberdardır, buz hokeyinden de, nba'den de. apoletlerini söküp galatasaray idmanına yollasan iyi muhabir olur. sayfa yazdırsan, iyi editörlük yapar. dış haberci olsa, avrupa futbolunu da iyi anlatır. üniversitede okuduğu bölüm itibariyle futbol dünyasının ekonomisine ve yaşanan parasal gelişmelerine de türkiye'de en çok hakim olan isimdir. türkçe'yi edebi değil, yalın ve düzgün kullanır.

    fanatik galatasaraylı'dır. hatta 70'lerin sonu ve 80'lerin başında tribün olaylarının tavan yaptığı dönemlerde galatasaray tribünlerinde yer almıştır. ancak yazılarından ve yöneticisi olduğu gazetenin sayfalarından bunu anlamak mümkün değildir. gayet mülayim gözüken mizacından da... hatta söyleyebilirim ki, eleştirilerinde en acımasız olduğu kulüp galatasaray'dır. belki fazlaca taraftar olduğu ve bu kimliğine yönelik eleştirilerden sakınmak için, galatasaray'a yönelik biraz negatif ayrımcılık uygular.

    kariyeri boyunca "odak noktası" olmayı hiçbir zaman istememiştir. bunca özelliğine rağmen bunca zaman "ikinci adam" olmasının sebeplerinden biri de budur. uzun yıllar boyunca terfi alamamasının diğer sebepleri ise; türk spor medyasında onun çalışma şekline değil sansasyonel gazeteciliğe prim verilmesi, kayalıoğlu'nun üst yönetimlerle fazlaca ilişkide olmaması, insanları idare etmeye çalışmaktan ziyade sayfaları idare etmeye çalışmasıdır.

    kendisi uzun yıllar sonra (hakkıyla) spor müdürü olunca, eminim ki sevinmiştir. ancak bir üst paragrafta bahsettiğim faktörler düşünüldüğünde yöneticiliğin yapısına ne kadar uyduğu konusunda şüphelerim var. kayalıoğlu'nu biraz tanıyorsam, "idari" problemler arasında boğuşurken "x tarihli dünya kupası'nın futbol ekonomisine etkileri" konulu haberi veya benzerlerini araştırdığı günleri özlüyordur.

    yine de "en iyi türk spor gazetecisi"nin yönetici olarak da başarılı olmasını umut ediyorum. mevkiisini sağlamlaştırıp spor medyasının yapısına yön verebilecek duruma gelirse belki de kendi tarzını yerleştirmek için çaba sarfeder. kim bilir?
  • bugünkü yazısında çaktırmadan ekşi sözlük'teki ömer üründül karşıtlarını hedef almış, ömer abisine bi güzel yıkama yağlama yapmış spor yazarı. cümle alemin ömer üründül hakkında dünya kadar eleştirisini görmezlikten gelip iki satırlık yazısıyla bak hakkında attığınız ömer üründül aslında finali önceden biliyor mesajı vermeye çalışması oldukça amatörce olmuş. bu yüzden kocaman bir afferini haketti gözümde.

    ömer üründül'ün 70lerden kalma futbol anlayışını savunmak için kaç tane bedava burger king menüye tav oldu bu eleman hakkaten merak ediyorum.

    kimsenin kimseye hakaret ettiği yok. hakaretlik bi durum da varsa her tarafta mahkeme var gitsinler dava açsınlar. üçüncü sahısların bu konu hakkında savunmaları amiyane tabirle yalakalıktan başka hiçbişi değildir.

    http://www.sabah.com.tr/…/2010/07/09/hakarete_hayir
  • galatasaraylıdır, severiz. trtspor'da süper futbol'da görünüyor pazartesi günleri.
  • fenerbahçeli olmayan, hatta galatasaraylı olan bir insanın nasıl büyük türk spor basınında spor müdürü olabildiğine dair beni hayli şaşırtmış olan insan. zaten sabah'ın spor sayfalarına bakıldığı zaman türk spor basınının %80'inde görülen fenerbahçe goygoyculuğu ve sportif illegalite aklayıcılığını görmememiz emrah kayalıoğlu'nun farkını açıkça ortaya koymaktadır. okuyorsa selamlarımı iletirim kendisine.
  • arsenal'i resmen bitik bir halde olduğunu söyleyen yorumcu. ve kendisine göre thierry henry arsenal'den kupa kazanamadığı için gitmiş. ya böyle kişiler futbol yorumcusu oluyor ya üzülüyorum. henry'nin arsenal kariyerinde kaldırdığı kupalara bakalım:

    premier league: 2001–02, 2003–04
    fa cup: 2002, 2003, 2005
    fa community shield: 2002, 2004

    ve bir de şampiyonlar ligi finali vardı. üstüne bir de johan djourou, denilson pereira neves, andre dos santos, gervinho ve andrey arshavin gibi oyuncular takımdan ayrıldığı için büyük güç kaybı yaşadığını düşünüyor. şimdi de bu futbolculara bakalım:

    djourou: geldiğinden beri 1 sezon olsun düzenli forma şansı bulamamış, bir sezonda maksimum 20-25 maça çıkmış. o da 1 sezon. geçen sezon hamburg'a kiralanmış ve orada da 14 maçta forma giymiş.

    denilson: 2008-2009 sezonu hariç arsenal'de düzenli forma şansı bulamamış, istenilen seviyeye ulaşamayıp pişmesi için 2 sezon sao paolo'ya kiralanmış ve bu sezon da bonservisiyle beraber sao paolo'ya satılmış.

    andre santos: arsenal'de 2 sezonda toplamda 33 lig maçına çıkmış, zaten ilk geldiği zamanlar dışında hep yedekte bekledi.

    gervinho: arsenal'e nasıl transfer olabilmiş ona bile şaşırıyorum.

    arshavin: yaşadığı sakatlık sonrası bir türlü formunu bulamayan ve bu sezon toplam 11 maça çıkıp, 1 gol ve 5 asist yapmış. artık gerisini siz düşünün.

    işte böyle futbolcular gittiği için güya arsenal kan kaybetmiş. arkadaş böyle insanların futbol yorumcusu olmasına üzülüyorum. anladık bir takımı kötülemek istiyorsun da o zaman önce bir kadro yapısına bak, oynadığı futbola bak, sistemine bak eleştireceksen mantıklı şekilde eleştir. ama yok arsenal'i de premier league'de küme düşmeye oynayan takım yaptınız ya daha ne diyeyim.