şükela:  tümü | bugün
177 entry daha
  • merak ettim, verdiği cevapları okudum. gelenlerin çoğu gibi bu adam da sözlüğe reklam yapmaya gelmiş. sorulan soruları ciddiyetsiz cevaplarla geçiştirerek programının ve kitabının reklamını yaptı, gitti. bu soru cevap etkinliği için para veriyorlar muhtemelen. onu çıkarmak istemiş olsa gerek. gözümden düştü diyeceğim ama çok da takip ettiğim biri değildi. bana ne ya. herkes ne hali varsa görsün.
  • şunu unutmayın tarihçiler hep balondur ister popüler olsunlar ister olmasınlar. çünkü tarih = can sıkıntısı. lisedeyken veya henüz lisans okumamışken kulaktan dolma bilgilerle çok eğlenceli bişeymiş gibi gözükür tarih, hele celal şengör gibi milliyetçi-militarist vs. biriyseniz cengiz han falan filan sizi coşturur veya osmanlıcıysanız fetihleri çok iyi bilirsiniz zenta savaşı'nı, eugene de savoy'ı vs. bilmezsiniz.

    tabii hem genel türk tarihini hem de osmanlı tarihini anlatan milliyetçi hocalarımız sağolsun lisans eğitimi de böyle geçer. eee bu da bi yere kadar sizi oyalar, bir noktadan sonra bir objektivasyon krizine girersiniz bu sefer etnosentrizme, milliyetçiliğe saldırmayı veya batıdaki alternatif tarihçiliklerle oynaşmayı aydınlanmak sanırsınız ki ingilizce eğitim veren fakültelerimizde bu tipler yaygındır... lisansüstü eğitime gelirsek bak o bambaşka bir olaydır. çünkü en detay konulardaki en detaylı mevzuları yanlışlamak, doğrulamak, tekrardan tasniflemek üzerine döner bu üstelik şanssızsanız yani popüler bir konu üzerine yazmışsanız 20 sene sonra senin tüm çalışmalarının modası da geçebilir, onlar yanlışlanır ki çoğu tarihçi öyle detay konularda öyle tezler yazarlar ki (yöktezi şöyle bir kurcalamanız yeter) aslında alanın uzmanı tarihçilerin bile hiç umrunda olmayan (yani hiçbir zaman yanlışlamaya kasılmayacak) meseleleri mesele ederek ömrünüzü harcamışsınızdır.... uzattım ama anlatmak istediğim sadece tarihçilik için değil genel olarak tüm akademik şeylerle bağlantılı da başka bir konu bu.

    emrah safa gürkan gibiler bu can sıkıcı işlerin baya içinde olduğu için eğlenceli olsun diye popüler mecralara yönelmiş kişiler. burada bir yanlışlık yok. sorun sizin tarihçilere yüklediğiniz anlam. hayır kardeşim bir tarihçi herşeyi bilmez, hatta hiçbişey de bilmeyebilir hatta ve hatta ders verdiği konuları bile zerre bilmeyebilir(şaka yapmıyorum). yani her sorduğunuza ayrıntılı cevap vermedi diye dün göklere çıkardığınızı bugün yerin dibine sokmanız saçma. ayrıca siyasetiniz batsın, adam sizin gibi(tipik ekşici gibi) düşünmüyor işte. bu yüzden beklediğiniz, söyletmek istediğiniz cevapları adam söylemeyince yan çizmeyin adamın çizgisi belli.
  • "muazzez ilmiye çığ sonrası çıtayı çok yükselttik, tırt birisini getirelim de o kadar büyük beklentiye girmesinler" mantığı ile getirilmiş birisi.

    tarih konusunda büyük bir boşluğu temsil ediyor sanırım. bu kadar boşluğu atom çekirdeklerinde bulabilirsiniz.

    geçin kendisini.
  • ömrünü tarihe, eğitime, öğretime adamış, dersler vermiş, bir çok dilde makaleler yazmış, hayatını arşivlerde geçirmiş, okumalar yapmış, yaptıklarını yazmış, anlatmış insana gelip "boş" diyorlar. delirmişsiniz gerçekten.

    neden? çünkü hazretlerinin istediği cevapları duymamışlar kendisinden. bir saat içinde olup biten bir soru cevap etkinliğinde herkesi tatmin edip gönderecek popülist söylemleri sergilememiş. ona canım, buna cicim dese. yaşasın gezi, akademisyenleri bırakın, tayyip ölmeli dese şu an çok kıymetli bir şahıs olduğundan ve bu zamana kadar biriktirdiklerinin ne kadar değerli olduğundan bahsediyor olurlardı hep bir ağızdan.

    toksik insanlarsınız gerçekten. çevrenize zarar vermek gibi bir huyunuz var. az kişisiniz ama pisliğinizi yayarken hoyratsınız ne yazık ki.
  • dün katıldığı etkinlikte yaptığı gibi, sık sık ülkelerin kitap okuma oranları ile "gelişmişlik" düzeylerini bağdaştıran tarihçi. kendisine karşılaştırmalı tarihçi demek ne kadar doğru olur, kendisinin ne kadar hoşuna gider onu da bilmiyorum.

    herhangi bir ülkedeki okuma oranlarının doğrudan gelişmişlik düzeyiyle bağlantılı olduğuna olan inancı normatif görünüyor. dolayısıyla pek de sağlam olmayan "999 kişi 1 kitabı bitiriyor" iddiası hem kendisiyle çelişiyor hem de self-oryantalist . zira birkaç hafta önce türkiye'nin neden "geri kaldığı" konusunda çok daha contextual ve tarihi cevaplara odaklanıyordu.

    ayrıca uluslararası istatistiklere göre "1 haftada en çok süre kitap okuyan ülkeler" listesinin ilk beş sırasında hiçbir batılı ülke yok. 4. filipinler, 5. mısır, 10. suudi arabistan, 18. türkiye. kanada, abd, almanya ve ingiltere türkiye'nin gerisinde.
  • daha enerjik durmakla beraber ilker canikligil kadar sürükleyici bir anlatımı yok gibi kendisinin. daha doğrusu sanırım çok hızlı konuştuğu için odaklanmak daha zor. tarih, sinema kadar ilgimi çekmediği için bana o kadar ilginç gelmemiş de olabilir.

    ben buraya niçin geldim? olmaz öyle saçma tarih'in bir bölümünde* "devrim için önündeki engel bensem o-hoo, papyonlu bir adamı mı geçemiyorsun yani" gibi bir şeyler söylüyor*. kendi kendine işiyle gücüyle meşgul insanların fikir çatışmalarında sanki o fikrin somutlaşmış haliymiş gibi ağır suçlanmaları büyükçe bir sorunumuz, gülerek söyleyip geçse de bence çok haklı, gözlerden kaçmasın/unutmayayım diye buraya bırakayım istedim.
  • yanlış anlaşılan tarihçi.

    bu adamın videolarını izlediyseniz, tweetlerini okuduysanız aslında ukala, kendini beğenmiş vs... olduğunu değil mizacının bu olduğunu anlarsınız. soru-cevap etkinliğinde mecburi kısa tutması gerekti. bu yüzden sığ ve geçiştiren cevaplar verdi. esprili mizacıyla da birleşince itici göründü ama aksine kendisiyle de dalga geçebilen, eğlenceli bir adam. politik anlamda da herkes suya sabuna dokunmak zorunda değil. bunu kendisi de belirtiyor, dokunmama nedeninin de korktuğu olduğunu söyleyerek aslında bir anlamda alttan alta muhalefeti de destekliyor.

    ayrıca muazzez ilmiye çığ gibi popülist ve berbat politik söylemlerde bulunmasındansa "silivri'ye yalnız gideceğim" demesi daha etkili bence.
  • aramızda para toplayıp da verelim aça. adam soru cevap etkinliğine çıkmış, sözde tarih profesörü tek derdi para. iki lafından birini paraya getiriyor. eminim yüzünde de “ehuehuehu şaka tabi saka” diye pis bir sırıtma oluyordur o soruları cevaplarken. türkiye’deki sözelcilerin genel problemi bu açlık zaten. hep bu yüzden ikinci işi kovalayan öğretmen ve imamlar. atanamayan işsiz tarih mezunları da aç aç dolaşa dolaşa bu hale geliyor demek ki.
10 entry daha