şükela:  tümü | bugün
  • 2.5 yılda açık cezaevine alınmış. nasıl bir adalet mekanizmamız var, nasıl bir infaz yapımız var anlamakta zorlanıyorum. adam katil arkadaşlar. alkollü araç kullanıyor, önüne 3 kişi atlıyor da frene asılamıyor değil.

    konuyu unutmuş olabilirsiniz; hatırlamak istiyorum. 1. alkollü araç kullanma var. 2. aşırı hız var. 3. olay yerinden kaçma var. 4. suçu başkasının üzerine atmak ve yalan beyanda bulunmak var.

    lan bu adamı nasıl savunabiliyorsunuz siz? değil edebiyatını sevmek, anası babası olsan savunamazsınız, katil amk adam katil.
  • sevrole camaro araciyla arkadan gelip ondeki araci bicmek suretiyle aileyi yoketmistir. ayrica ailenin bir ferdi uzun sure yogunbakimda yattiktan sonra hayatini kaybetti. kendisinin burnu bile kanamadi cunku araci son modeldi. kaza sonrasi 112'yi aramadi ve saglik incelemesine de girmeyi kabul etmedi. kani alkolden temizlensin diye sucu oncelikle arkadasina yikti, 6 gun sonra ben yaptim diyerek ortaya cikti. bunlarin cezasi sadece 2 yil 8 ay oldu. anladigim kadariyla su an kaldigi yerden devam ediyormus. bir kitap yazip bestseller de olursa hic sasirmam. ayrintilar bilinsin istedim. basit bir trafik kazasi degildi yasananlar zira. bictigi arac sol seritte degil, orta seritte gidiyordu
  • kendisi şunları söylemiştir;

    "bugün tayyip erdoğan gidiyor hülya avşar'la görüşüyor. kardeşim sen magazin muhabiri misin? senin hülya avşar'la ne işin var? gel benimle görüş. biraz yüreğin varsa gel benimle görüş. öyle üç bin beş yüz korumayla otobüsün üstünden üfürmeye benzemez. ben on beş gündür sokaktayım. gelsin benimle görüşsün. biraz yüreği varsa... buradan söylüyorum; gelsin benimle görüşsün! gaz kapsülleri cebimde. benim arkadaşım, gaz kapsülüne vole atmış adam, daha yere inmeden. biz böyle çocuklarla direniyoruz. ben tayyip erdoğan'a ne derdim onunla görüşseydim biliyor musun? 'önce delikanlı ol' derdim. neden delikanlı ol derdim biliyor musun? delikanlı adam yalan söylemez. yalan söylüyor. delikanlı adam yalan söyler mi? yakışır mı lan senin kasımpaşalı olmana? gel burada görüşelim. ben onunla konuşurum her zaman. ama görüşemez ki, yüreği yok. yüreği varsa gelsin benimle görüşsün."
  • "yaptığı kazayı, alkol ya da uyuşturucu etkisi altında olduğu için ilk anda üstlenmeyip sonradan çakallık yapmıyorsa ahlaki olarak erdemli bir davranışa imza atmış yazar."

    hangi ahlak?
    hangi erdem?

    arkadaş iyi misiniz? tamam adamı seviyorsunuz filan anladık onu ama 2 insanın ölümüne sebep olmuş ve olay yerinden kaçmış. nasıl erdemden, nasıl ahlaktan bahsedersiniz.

    ayrıca itirafının neresi takdirlik?

    lan adam teslim olmasını bile sosyal medyadan şov haline getirerek yapıyor.

    emrah serbes sosyal medyadan kendini takip edenlere şov yapacağına ölümlerine sebep olduğu insanların sevenlerine hesap versin.

    tekrar ediyorum; ölümlerine sebep olduğu insanları kaza yerinde bırakıp kaçmıştır, bu da yetmemiş bu suçu arkadaşı üstlenmiş ve adaleti yanıltmıştır.

    bir insanı seviyor olabilirsiniz ama savunmak adına gerizekalılık yapmanıza gerek yok, o ölen 2 insan sizin aileniz canınız olabilirdi, biraz empati lütfen.
  • emrah serbes: ya meclise gittim, gizli gizli sigara içiyorlar. lan olum liseli misiniz? koskoca milletvekilisin, dokunulmazlığın var, kuru sulu karıştır iç.
    mehmet erdem:...
    nilgün belgün:....

    balçiçek ilter:.... peki gri mi buldun meclisin duvarlarını?
  • 'uyuşturucu kanımdan temizlendi, artık teslim olabilirim.'
  • şöyle de bir vecizenin sahibidir:

    " çok satanları yargılayacaksak tanrıdan başlayalım. dört kitabı var ve müthiş bir grafik çiziyor."
  • şimdi bu arkadaş bazı şeyleri hiç yasamamıştı. ben kendisine halen öfkeliyim, bu geçmez. yazmışız yukarı.

    şimdi bu arkadaş nişanlanmış. şu an gördüm, insta hesabini yöneten hanımla.
    ince ruhuyla nişanlısının doğum günü pastasını mumunu yakıp, eve girmeden önce apartmanda ayakkabılarını filan çıkarmış storide. ay ne kadan da içlendik. neyse.

    bu kardeş şimdi evlenecek di mi. çok seviyor belli, üf en şahane über hiper aşk kesin onların aşkıdır dimi. tamam koy bunu cebe.

    bu ultrasonik aşkın meyveleri filan olur yarın kesin. amaaaan en çok onlar severler evlatlarını.
    tabii ateşlendiğinde gecelerce başında bekleyecek, büyüme süreçlerine sabır ve emekle eşlik edecekler. hüf nebçim olacak aralarındaki bağlar. kesin en çok onlar sevecek evlatlarını.
    sen ben anlayamayız yani, öyle bir sevmek.

    sonra yıllar geçecek, iyi günler kötü günler geçecek, ömür geçecek. bu arkadaş bi gün yaşlanacak.
    bu arkadaş bi gün 25 yıllık koca, 22 ve 17 yıllık baba filan olacak ya.
    olabilirse yani. varsa onda öyle bi göt.

    şöyle birarada mutlu bir günde, ailecek, güle söyleşe bi tatil yoluna çıksalar. hicbisey bu tabloyu bozmayacak gibi bir guvendelik haliyle ve huzurla direksiyon sallayan bu arkadaş o an aniden bi kırılma yaşasa.

    hayir yaşattığını yaşasın diyemem, çünkü suçun şahsiliği.
    ama dilerim ki o gün geldiğinde arabayı kenara çekip katıla katıla ağlar.
    sonra kafasına da sıkabilir tabi, bence sıkıntı yok.

    ama bu arkadaş bence anca o gün tam olarak anlayacak ne yaptığını.

    ve dilerim o gün, o idraka müteakip kendine vereceği zarar, eski sevgilisi evlenmek için amerikaya giderken yaptığı gibi kırık bira şişesiyle göğsüne sikindirik çizikler atıp instada paylaşmaktan daha ciddi bişeyler olur.
    göt.

    t'yle. sonunda t var
  • senarist değil senaris.
  • ot dergisi'ndeki son yazısında şöyle buyurmuş:

    "bu memlekete kim zarar verdi, onu konuşalım bir de. cezaevindeki çocuklara işkence ettiler. 19-20 yaşındaki çocuklara sokaklarda pusu kurdular, öldürdüler. üçüncü köprüyü yapmak için milyonlarca ağacı kestiler. kuşların bile göç yolunu değiştirdiler. bize de bu arada köprünün adını tartıştırdılar. istanbul’da kalan son doğa parçasını katledecek köprüye verilecek en uygun isim yavuz sultan selim’dir zaten, bunun daha nesini tartışıyoruz ki. işte bu icraatları yapanların hiçbiri içki içmiyor. memleketin anasını meyve suyu içenler sikti.

    biz cine 5’i şifreli izleyip otuz bir çekerken, bize ahlak dersi verenler çoluğa çocuğa tecavüz etmiş haberimiz yok. biz bakkaldan gofret çaldık diye yirmi senedir vicdan azabı çekerken adamlar koşan atların nalını çalmış haberimiz yok. ben dört buçuk milyon dolar çalsam, benim babam da karakola gelirdi. polisleri görevden almaya değil, beni dövmeye gelirdi. ama gelemez. çünkü elli yaşında öldü. kaldırıldığı devlet hastanesinde yeterli teçhizat olmadığı için bursa’ya sevk edilirken ambulansta öldü. çünkü o hastaneye teçhizat alınması için kullanılması gereken paraları çaldılar. onlar babalarının nüfuzuyla çalarken biz babamızı mezara koyduk. işte cezaevlerinde yatanlar değil bunlardır gerçek hırsızlar! sadece para pul mevzusu da değil konu. türkiye’nin ruhunu çaldılar. ruh hırsızları! hatıra hırsızları! at hırsızları! kuş hırsızları! amına kodumun hırsızları! üçüncü köprünün adını da bilal erdoğan köprüsü koyun"

    http://zeyneptutuncu.com/…r-de-emrahdan-dinleyelim/
    https://pbs.twimg.com/…ia/bfvzylzcqaahuu7.png:large
    https://fbcdn-sphotos-e-a.akamaihd.net/…96849_n.jpg

    edit: anlam ve sonuncu link.
    dipnot: bir arkadaş mesaj atmış "yazıya buyurmuş diye girince alıntıladığınız yazıyı veya yazarı eleştiriyormuşsunuz gibi bir hava doğuyor" şeklinde. yorum yapma gereği bile hissetmediğim için doğrudan buyurmuş dedim bıraktım. cümleler zaten yapacağını yapıyor yeterince o yüzden herhangi bir yorum yapma gereği bile hissetmedim. ama illa bir yorum yapacaksam "hunharca" demem yeterli olurdu sanırım.

hesabın var mı? giriş yap