şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: emrek)
  • okumayı bilmeyen türk toplumu tamam da bir gazeteci olarak bu hallere düşmesinden utanması gereken insandır. hergün kahvesini koyup masasına oturan internet sitelerini karıştırarak ucuz yoldan haber bulmaya çalışan insanın gazeteci değil en fazla blogger olması gerekir.
  • emre kızılkaya'nın #18606334 ve #18606470 no.lu entrylere ilişkin cevap metni:

    ekşi sözlük'te ismime açılmış başlıkta eleştiri sınırlarını aşan, kişiliğime ve mesleki itibarıma hakaret niteliği taşıyan ifadeler yer almaktadır. "yatagimin etrafinda nobet tutan 13 melek" nickli yazarınızın 18606334 numaralı ve “freischen” nickli yazarınızın 18606470 numaralı entry'lerinden bahsediyorum. ekşi sözlük, eleştirilerden canı yananların acımasızca saldırdığı bir platform haline gelse de, ben hakaretleri engellemek uğruna düşünce özgürlüğünü kısıtlayabilecek bu tür tutumlarını onaylamıyorum. yâni ne ekşi sözlük ile, ne de anonim yazarlık müessesesiyle sorunum var. o yüzden şikâyetçi olduğum entry'lerin silinmesini talep etmiyorum. bir sözlük yazarı olmadığım için bu açıklamamı aynı başlıkta bütünüyle yayınlamanız yeterlidir. çünkü yalan-yanlış da olsa düşünceler zorla bastırılmamalı, doğrularıyla karşılaştırılmasına imkân sağlanmalıdır. uzun vâdede zaten sadece gerçekler kalıcı olur.

    bu gerekli girişin ardından, eleştirilmeme neden olan haberle ilgili şu bilgileri verebilirim:

    1) haberime konu alan yazıyı, 26 mart akşamı harut sasunyan imzasıyla the armenian weekly'nin internet sitesinde gördüm. (bkz. http://tinyurl.com/sasunyan )

    2) tsi 18.00 sularında sitede bulunan yazının girişinde, "müthiş makale" (incredible article) ifadesinin ardından, turkish forum'dan alınan zaytung haberinin ingilizce tercümesi yayınlanmıştır. yazının son bölümünde yazarın bu haberi ciddiye aldığı açıkça görülmekte, türk dışişleri ile dalga geçen ifadeleri okunmaktadır.

    3) kısa bir süre sonra "blah blah" nick'li bir okuyucu, yazıya konu olan haberin düzmece olduğunu belirten bir yorum göndermiş, zaytung haberinin linkini vermiştir. bunun üzerine sasunyan, yazısının ilk bölümüne büyük ölçüde dokunmazken (örneğin "müthiş makale" ifadesi kaldı) ikinci bölümünü 20.00 sularında değiştirmiştir. bir-iki saat içinde en az 2-3 değişiklik yapılmıştır.

    4) taşnak partisi'nin geçmişinde, soykırımı kanıtlamak için kullanılan sahte belgeler gibi birçok şaibe olsa da, ben ermeni asıllı amerikalı bir gazetecinin çocukça bir hata yapıp, bu hatasını düzelttikten sonra gerçeği inkâr edeceğini hesaplayamadım. o yüzden ilk haberin sadece ilk bölümünün ekran görüntüsünü almıştım. ancak zannederim, o sitenin saat 18.00'deki halini görüntülemek de teknolojik olarak mümkündür. bana değil de sasunyan'a inananlar, o yola başvurup ikna olabilirler.

    5) üstelik türk basınında haberi bu şekliyle veren sadece ben değilim. aynı haber, aynı gün ve aynı şekilde vatan gazetesi'nde de yayımlanmıştır. vatan aynı yazıyı sasunyan'ın “california courier” adlı gazetesinden görüp aktarmış, benim kaynağım olan the armenian weekly'den bahsetmemiştir. ancak sasunyan'ın bu yazısının da the armenian weekly'dekinin bir kopyası olduğu, bu yazıda da zaytung haberini gerçek sanarak yorumlar yaptığı vatan haberinden anlaşılmaktadır (bkz. http://tinyurl.com/vatansasunyan ). eğer ben haberi çarpıttıysam, farklı kaynaklar kullanan vatan da mı aynı gün, aynı şekilde haberi çarpıttı?

    6) ekstra bir bilgi olarak, soykırım iddiaları konusunda henüz birkaç hafta önce yazdığım hiç de konformist olmayan bir yazıyı ( bkz. http://tinyurl.com/soykirimozru ) hatırlatmak isterim. kişisel görüşüm, tartışmaların iki tarafında da fanatiklerin olduğudur. bu fanatikler tarihi çarpıtmaktan çekinmemenin ötesinde, bugün de kolayca yalan söyleyebilmekte ve buna inanacak, kendileri gibi düşünen fanatikler bulabilmektedir. fanatiklerin hakaretleri arasında, olan, her iki taraftan mâkul insanlara olmaktadır. bu linç ortamında, isteyen harut sasunyan'a inanır, isteyen emre kızılkaya'ya. ama bir test yapmak isteyenlerin o yazıyı bir an önce dikkatle incelemesini öneririm. zira sasunyan'ın zaytung'un oltasına takıldığı ve yazısını sonradan düzelttiği, şimdi sitesinde bulunan metnin satır aralarından bile anlaşılabiliyor. ama o yazının da orada ne kadar kalacağı meçhul. sonuçta takdir okurundur…
  • (bkz: harut sasunyan/@linuswithnoblankets)

    tek bir bakiniz verip kacacaktim ki, beni gecmise goturdu bu bey. efendim, ingilizce makale okumayi yeni yeni soktugumuz zamanlari hatirladim ben. her okudugumuzda farkli farkli anlamlar cikiyordu, sonradan netlesiyordu ve parcalar yerine oturuyordu.. burada emre bey sassounian'in yazisini ilk okuyusta mi etkilenmis bilemedim. "gasteci bu, olur mu canim? hem kac yasinda adam bu" diyebilecekler cikacaktir kuskusuz. bakin, ilk okuyusta anlami farkedememe durumu bende de oluyor halen -hem de oldukca fazla (hayir sanirsam filoloji profesoruyum ben :).

    neyse efendim, bu ingilizce dersimizi birakalim. demis ki, "üstelik türk basınında haberi bu şekliyle veren sadece ben değilim. aynı haber, aynı gün ve aynı şekilde vatan gazetesi'nde de yayımlanmıştır. vatan aynı yazıyı sasunyan'ın 'california courier' adlı gazetesinden görüp aktarmış, benim kaynağım olan the armenian weekly'den bahsetmemiştir. ancak sasunyan'ın bu yazısının da the armenian weekly'dekinin bir kopyası olduğu, bu yazıda da zaytung haberini gerçek sanarak yorumlar yaptığı vatan haberinden anlaşılmaktadır. eğer ben haberi çarpıttıysam, farklı kaynaklar kullanan vatan da mı aynı gün, aynı şekilde haberi çarpıttı?"

    vatan gastesinde soyle geciyor: "türkiye’nin 13 yıldır görevde olan sierra leone büyükelçisi’nin burnunda tüten anavatanına dönmek için meclisten soykırım yasası çıkarttığı 'haberi' ortalığı karıştırdı. amerika’daki türkler olaya tepki yağdırdı. (...) bu asparagasın abd’de 300 bin türk’ün buluşma noktası olan turkish forum’da yayınlanmasının ardından türkler elçiyi eleştiri bombardımanına tuttu. hem türk hem de ermeni siteleri olayı gerçek sanarak yayınladı. gerçeğin ortaya çıkmasının ardından turkish forum hemen haberi kaldırdı, ancak olay abd’de yayınlanan california courier gazetesine haber oldu."

    haber "ayni sekilde" mi verilmis? firsati gelmisken hemen yazicam: "yorumu okuyuculara birakiyorum" :))

    bi de bi de, "taşnak partisi'nin geçmişinde, soykırımı kanıtlamak için kullanılan sahte belgeler gibi birçok şaibe olsa da, ben ermeni asıllı amerikalı bir gazetecinin çocukça bir hata yapıp, bu hatasını düzelttikten sonra gerçeği inkâr edeceğini hesaplayamadım. o yüzden ilk haberin sadece ilk bölümünün ekran görüntüsünü almıştım. ancak zannederim, o sitenin saat 18.00'deki halini görüntülemek de teknolojik olarak mümkündür. bana değil de sasunyan'a inananlar, o yola başvurup ikna olabilirler" demis. sevgili linuswithnoblankets'in verdigi bir suru link var ama, onlar ne olacak? panorama benim oldukca dikkatimi cekti mesela. ayricana 25 mart 2010`*` tarihli fransizca bi sitede de fransizca cevirisi ile karsilastim makalenin. fransizca bilmiyorum, ama cat pat da olsa anlasiliyor bisiler. "fiction, hoax" falan diyor sitede. fransizca bilenler varsa karsilastiabilir, bana da anlatirlarsa cok memnun olurum.

    kisaca, blah blah gercegi soyledikten sonra hemen yazi degistirildi, diger sitelerde de jet hiziyla hem degistirildi, hem baska dillere cevrildi hem de degistirilme tarihi 25 mart 2010`*`, 23 mart 2010 gibi gosterildi teknik olarak (artik nasil oluyorsa).

    ya da, su olabilir: bakin, ben hakikaten bilmiyorum; "o sitenin saat 18.00'deki halini görüntülemek de teknolojik olarak mümkün" ise, onu yapsin bi zahmet veya bize yolunu yordamini gostersin birileri. diger siteleri falan bosverip ikna olacagim ben.

    sonuc yerine:

    ermeni lobisinden aldigim 2500000 €'nun hakkini verdigimi zannediyorum.

    `*` fransizca sitede, yaziya gecmeden once sanirim olayin hikayesini anlatiyor kalin puntolarda. orada 1 nisan falan yaziyor, burada saka gunu mu kastediliyor yoksam sadece gun mu? yani cevirinin sitedeki tarihi 1 nisan mi 25 mart mi, bakin onu da ben anlamadim :)) birisi soylesin de ben de editleyeyim bunu, gecmisi tekrar yâd etmeyelim.

    edit: evet, fransizca sitede hakikaten saka gunu kastediliyormus: sevgili kuzgun lese'ye tesekkur ederim: "'aslında 1 nisan'da yayınlanması gereken yazı' diyor orada, haberdeki mizaha vurgu yaparak."
  • hurriyette yazar oldugunu ogrenmeden cok onceden beri aslinda var olan bloglarindan takip ettigim kisi. bloglarida soyle : http://disaci.blogspot.com/ ve http://istanbulian.blogspot.com/.
  • atlamamak gerekir ki ayrıntı yayınları'na denis johnson'dan yaptığı çok iyi iki çevirisi (angels ve jesus' son) vardır.
  • m(c)hp'li olduğu anlaşılıyor. sınıfsal kökenini bilemem ama beyaz türk tipi ırkçı bir yaklaşımı var; bu da sadece ermeni olana değil, kürt olana duyduğu ve saklamayı bile beceremediği nefretinde de sırıtıyor.

    m(c)hp'li olduğunun anlaşıldığını, kürtlere karşı gizleyemediği nefretinin önüne koydum; çünkü kemal kılıçdaroğlu'ndan bahsederken "alevi ve kürt ama" diyerek başlıyor değerlendirmesine...

    "after watching his first speeches as the only official candidate now, i'm convinced that kilicdaroglu may actually mean real change in the way that bülent ecevit of 70s' turkey and barack obama of 2000s' america had once promised.
    i am a sunni turk, but i can comfortably vote for kilicdaroglu, who is an alevi kurd."

    http://istanbulian.blogspot.com/…sh-politician.html
  • mhp zihniyetinde olduğuna veya beyaz türk tipi bir ırkçılık yaptığına dair görüşlere katılmıyorum. kesinlikle farklı düşünüyor olsak da kürtler/kürt sorunu hakkındaki bakış açısını şu yazısında daha iyi görmek mümkün.

    http://www.hurriyet.com.tr/…ya/14773240.asp?gid=200
  • bir trol fabrikasının tuhaf öyküsü yazısı nefis olmuş. hararetle tavsiye ederim.
  • bülent mumay'ın görevden alınması ile bugün itibariyle hürriyet dijital haber koordinatörü olarak atanmıştır. hem web hem mobil bu kişiye bağlanmıştır. bu kişi de bülent mumay gibi muhaliftir ancak kendisi okuduğum yazılarından gördüğüm kadarıyla ırkçı ve faşist bir intiba bırakmıştır bende. bülent mumay tekrar görevine gelene dek hürriyet.com.tr ve mobil hürriyet kullanmayacağım.