şükela:  tümü | bugün
  • eurosport'un türk spikerlerinden.

    bir tenis maçında tenisciyi maç boyunca övdükten sonra -ki bu baby federer lakablı richard gasquet oluyor- sonlara doğru - "evet sayın seyirciler, kendisi genel yayın direktörümüzünde en favori teniscilerinden birisidir"- demesi unutulmazları arasındadır. gasquet maçı kaybederken, emre durumu toparlamaya çalışıyordu herhalde.

    birde snooker maçlarında favori spikerimdir. gerekli ciddiyeti kaybetmeden arkadaş evinde izliyoruz, geyik yapıyoruz tadında anlatıyor, iyi yapıyor.

    (bkz: eurosport'un türk spikerleri/#10707875)
  • yorumlarıyla maçları daha da keyifli hale getiren, aynı zamanda tenis hakkında pek çok şey öğrenmemi de sağlamış olan harika tenis yorumcularından biridir.

    (bkz: #11190165)
  • anlatımında ingilizce terimler kullansa da kulağı tırmalamayan sesiyle gayet güzel *maçları anlatan keyifle dinlediğimiz spikerlerden birisidir. ancak;

    snooker karşılaşmalarını anlatırken ölüm sessizliği içinden gelen "hmmmfff.." sesiyle burnundan verdiği nefesi tüm izleyicilere duyurması sinir bozucu oluyor. hatta geçen günlerde kuzey irlanda kupasında yarı final mücadelesinde 1 frame'in yaklaşık 80 dakika sürmesi ve bu sürenin büyük bir bölümünde oyuncuların - doğal olarak - güvenli vuruş yapması, sinirsel olarak fazladan yıpratmıştır.
  • futbol maçlarında olmasın (bu alanda fazlasıyla dingin oluyor, "anlattığı" bir afrika kupası maçında yanındaki yorumcu ondan çok konuşmuştu); ama tenis ve bilhassa da snooker müsabakalarında sesini bizlerden esirgemesin. müsabakaları didaktik bir yapıda sunarak o spor dalı hakkında fikir sahibi olmayan insanların olayı anlamasını sağlayabiliyor.

    (bkz: eurosport un turk spikerleri)
  • tenis maçlarını anlatırken filede bitirilmiş puanların çoğundan sonra "mükemmel oynanmış bir puan" veya "çok iyi kurgulanmış bir puan" der.

    snooker maçlarını anlatırken de beyaz top hedef topa göre yanlış yerde kaldığı zaman "beyaz top masanın ters tarafında kaldı, şimdi ya klepsli bir vuruş gelecek ya da masayı dolaşması lazım" der. ayrıca "işçilik gerektiren masa" ve "kırmızıya ufak bir öpücük" yine kullanmayı en çok sevdiği tabirlerdendir.
  • snooker üstadı.

    onun sesinden snooker maçlarını izlemek ayrı bir keyif, normalde ingilizce sunan, kendi dilinden, milli sporunu anlatan spiker ararsın ama bu adamla tam tersi oluyor. kendisini sadece bu sporla görevlendirip,(yanında teniste olabilir ) özel kurstu, snooker oyuncuları ile aynı ortamlara göndermeydi vs. yapıcaksın, bak o zaman keyfi gör.
  • askerde bölükçü tarafından görevlendirilmiş gibi duran ad soyad sahibi spiker. şaka bir yana snooker olayında derya - denizdir kendisi.
  • snookerın ülkemizde popüler olmasına ve gelişmesine(ne kadar gelişmiştir o da ayrı bi mesele) baya bi katkıda bulunmuş spiker.ayrıca yanılmıyorsam kendisi büyük bir ronnie o sullivan hayranıdır. gerçi hangimiz değiliz ki?
  • bir spiker her ne kadar sadece maçı anlatmak için orda olsa da, ancak doğası gereği bunu yorumlamadan yapmaları imkansız görünüyor. ve adı üstünde yorumdur, doğru da olabilir yanlış da olabilir. ki gayette mantıklı ve objektif yorumlarla maçı izlettirirkende dinlettiriyor. özellikle "beyaz top nereye gidiyor, beyaz top nereye gidiyor, büyük bir talihsizlik" lafına bitiyorum. öyle ki karambol yada üç bant oynarken, rakibim şansa bir sayıya doğru gidiyorsa bunu demeye bayılıyorum...