şükela:  tümü | bugün
  • doğu görevindeyim, dargeçit'te. okuldan yorgun argın eve dönüyorum. birkaç kadın toplaşmış benim eve doğru gülerek bakıyorlar.anlam veremedim. evin yanında odunluk var. kafamı oraya bir çevirdim ki adamın biri eşeği... koşarak eve girdim de koca haftasonu evden çıkmadım.
  • herkesin başından geçen ama sanal ortamda dahi kimsenin anlatmaya cesaret edemediği anılardır.
  • muhabbet ortamında,biri sarılınca ağlamaya başlamak.
    yeni başıma geldi de.
    çoook uzun bir zamandır, kimsenin canını bu kadar nedensiz sıkmamıştım.
    çok da değil,3-5aydır tanıdığım bir
    arkadaş ,7kişilik arkadaş grubumuzu evine davet etti. yol gittik, varınca dinlenelim diye mekanın birine oturduk. otururken naber diye omzuma sarıldı, ağlamaya başladım. nedenini bilmiyorum bile. belki çooooooook uzun zamandır kimsenin “nasılsın”dememesidir.sıkıntımın ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. bir ton sıkıntım var aslında,o an neye ağladığımı bilmiyorum sadece. ama kusmak gibi, sen kusunca karşındaki de kusar ya ( ya da ben kusan görünce, kusarım. genelleme yapamayacağım şu an)ben ağlayınca, çok uzun süredir tanımasam da o 6 kişinin 6sının da gözleri çeşme oldu. ben de öyleyim,ağlayan görünce başlarım ağlamaya. sevgiyle, kıymetle çok alakası yok, empati sadece o anlık. inanılmaz utandım herkesin tatiline gereksiz bir duygusallık getirdiğim için. daha kötüsü,anlatabileceğim bir olay da yok. şu şu çok üzüyor,sinirimi bozuyor diyebileceğim. genel.sadece birinin hatrımı “içten”sorması ve cevabı dinleyek,telefonuna bakmadan yüzüme bakması duygulandırmıştır belki o an.bu düşünce o an belirdi aklımda ve bu çok uyanç verici bir şey.
  • iki sevgilinin ya da evli iki insanın başka insanların yanında tartışması. en büyük kabusum. yaşadim ve çok utandım. yerin dibine girmek istedim.
  • sokak ortasında annesine, babasına sesini yükselterek azarlar gibi konuşan tiplerin bu yaptıklarından ben utanıyorum. böyle olaylara şahit olunca moralim bozuluyor. bir de sokak ortasında annesinden azar yiyen, kafasına şaplak atılan çocuklar için de üzülüyorum. yine bir suçum olmadığı halde, bu durumda da ben utanıyorum.
  • okullar tatil olunca köydeki evimize dönmüştüm eskişehir'den. köy işleri, tarla tapan var ama vakit tembellik vakti ve fırsat buldukça film izliyorum. o dönem yeni yeni çanağa geçiyor insanlar ama hala trt bizim evin favorisi. oldukça muhafazakar bir ailem vardır, hele annem dindar bir kadındır (allah ömrüne bereket katsın).

    bir tane filmi gözüme kestirdim, izleyeceğim; dr. t and the women (doktor t. ve kadınları diye türkçeye çevirmişlerdi). richard gere, liv taylor, farrah fawcett, helen hunt falan kadro sağlam. tara reid ve kate hudson'la birlikte adeta şampiyonlar ligi. çok ilgimi çekti; konusu, komedi olması ve kadrosu beni cezbetti.

    neyse film başladı ama bir sorun var. bizim doktor bildiğin kadın doktoru. bir diğer deyişle jinekolog. köyde böyle film izlenir mi? cahil cesareti işte. neyse, bir ara annem odaya girdi (filmi gizli kaçak izlemiyordum, konuyu bilmeyince hiç sakınma gereği hissetmemiştim). kadınlar pozisyon alıp bacaklarını ayırmışlar, doktor da muayene ederken muhabbet ediyorlardı. annem o ara bombayı kucağıma bıraktı:

    -ne o öyle, garılar amını açmış, sen de geçmiş onu mu seyrediyon?

    ulan ne diyeceğimi şaşırdım. nutkum tutuldu. insanın bizzat annesi birden bu dili kullanınca çok rahatsız oluyor insan (ya da olurduk bir zamanlar). televizyonu kapattım, kumandayı usulca yerine koydum ve evi terkettim. allah'ım ne utanmıştım yahu. şimdi bakıyorum her şey meydanda. toplum olarak katettiğimiz mesafe beni hayretlere gark ediyor. (bkz: lazerle vajina daraltma) videosunu izlerken aklıma geldi.

    ayrıca (bkz: vajina beyazlatma işlemi sırasında video paylaşmak) ya da bir başka deyişle (bkz: tamer bey takipçilerime merhaba der misiniz). *